Çözüm isteği güçlü, kaygı zirvede
CMIRS araştırmasına göre Kıbrıslı Türklerin yüzde 72’si çözüm istiyor; yüzde 92’si ise izolasyonların artmasından kaygı duyuyor.
Çözüm isteği güçlü, kaygı zirvede
CMIRS araştırmasına göre Kıbrıslı Türklerin yüzde 72’si çözüm istiyor; yüzde 92’si ise izolasyonların artmasından kaygı duyuyor.
Bugün Kıbrıs
Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (CMIRS) tarafından Mart 2026 döneminde 500 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen araştırmanın ikinci bölümü yayımlandı. Çalışma, Kıbrıslı Türklerin çözüm talebinin güçlü biçimde sürdüğünü, ancak aynı zamanda çok yönlü ve yüksek düzeyde kaygı taşıdığını ortaya koydu.
CMIRS Direktörü Mine Yücel, “Bu bölümdeki bulgular, Kıbrıslı Türklerin çözüm ihtiyacının canlılığını koruduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır” dedi.
Yücel, “Çoğunluk bir anlaşma istemekte, mevcut durumu sürdürülebilir görmemekte ve özellikle federasyon başta olmak üzere çeşitli çözüm çerçevelerine belirli ölçülerde açık görünmektedir” ifadelerini kullandı.
ÇÖZÜM İSTEĞİ YÜKSEK
Ankete katılanların yüzde 72.01’i Kıbrıs sorununun çözümü için bir anlaşma olmasını istediğini belirtti. Mevcut durumun devamını kabul edilemez bulanların oranı yüzde 60.65 oldu.
Kıbrıslı Rumlarla yeniden birlikte yaşamayı kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 51.72 olarak ölçülürken, iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyonu kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 78.5’e ulaştı.
Konfederal çözümü kabul edilebilir bulanların oranı yüzde 65.31 olurken, üniter devlet modeline destek yalnızca yüzde 29.41’de kaldı.
KAYGI TÜM BAŞLIKLARDA YÜKSEK
Araştırmada en dikkat çekici başlık ise kaygı oranlarının neredeyse tüm alanlarda çok yüksek seviyelere ulaşması oldu.
En yüksek kaygı alanı yüzde 92.72 ile gelecekte artabilecek izolasyonlar ve kısıtlamalar oldu. Belirsizliği kaygı verici bulanların oranı yüzde 90.89, ekonomik gelişmenin yavaşlamasını kaygı verici bulanların oranı yüzde 89.88 olarak ölçüldü.
Müzakerelerin durması veya sonuçsuz kalmasını kaygı verici bulanların oranı yüzde 86.64 olurken, uluslararası aktörlerin tutumlarına ilişkin kaygı yüzde 83.59 seviyesinde kaydedildi.
Kıbrıs’ın güneyinin enerji ve güvenlik anlaşmalarını kaygı verici bulanların oranı yüzde 80.37, yeniden gerginlik ve çatışma ihtimalini kaygı verici bulanların oranı ise yüzde 79.76 oldu.
“ÇÖZÜMSÜZLÜK ARTIK BİR GELECEK SORUNU”
Mine Yücel, bu verilerin çözümsüzlüğün artık yalnızca diplomatik bir mesele olarak görülmediğini ortaya koyduğunu belirterek, “Toplum, çözümsüzlüğü doğrudan refah ve gelecek meselesi olarak okumaktadır” dedi.
Yücel, izolasyon kaygısının bu kadar yüksek olmasına dikkat çekerek, “Bu bulgu, çözüm talebinin arka planında yalnızca ideolojik bir tercih değil, doğrudan gündelik yaşamı, hareketliliği ve gelecek ufkunu etkileyen dışlanma korkusunun bulunduğunu göstermektedir” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’NİN ETKİSİNE DAİR KAYGI
Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyi üzerindeki etkisine ilişkin kaygı oldu. Katılımcıların yüzde 74.44’ü bu durumdan kaygı duyduğunu belirtti.
Yücel, bu sonucun, “kendi kendini yönetme kapasitesi, siyasal özerklik ve kimliksel varoluş gibi konuların toplum nezdinde önemini koruduğunu göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.
CMIRS’in üç bölüm halinde yayımladığı araştırmanın ikinci kısmı, Kıbrıslı Türklerde çözüm isteğinin sürdüğünü ancak bu isteğin giderek artan kaygı ve belirsizlik duygusuyla birlikte şekillendiğini ortaya koydu.



























