“Ölçüsüz polis şiddeti kabul edilemez, sorumlular hesap vermeli!”

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, Meclis çevresi ve içinde yaşanan müdahalelere sert tepki gösterdi: “Polis şiddeti kamusal düzen sınırlarını aştı, yaşamı tehlikeye atan bir boyuta ulaştı.”

Bugün Kıbrıs

Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, ülkede son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, ortaya çıkan tablonun sıradan bir gerginlik olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti ve polis müdahalesinin ulaştığı boyuta dikkat çekti.

“POLİS ŞİDDETİ YAŞAMI TEHLİKEYE ATACAK BOYUTA ULAŞTI”
Vakfın açıklamasında, “Dün ülkemizde yaşananlar, kısa süreli bir gerginlik veya sorun olarak açıklanamayacak kadar ağır ve karmaşık bir hal almıştır. Polis şiddetinin, kamusal düzeni sağlama sınırlarını aştığını; insanların yaşamını ve sağlığını tehlikeye atacak bir boyuta ulaştığını ibretle izledik” ifadelerine yer verildi.

Meclis çevresinde ve Meclis içinde yaşanan müdahalelere dikkat çekilen açıklamada, “Yurttaşlara, sendika temsilcilerine ve milletvekillerine yönelen bu şiddetin geldiği nokta bütün açıklığıyla ortadadır. Polis gücünün, halkın iradesinin temsil edildiği yerde, halka karşı bu şekilde kullanılması endişe vericidir” denildi.

“BİBER GAZI ÖLÜMCÜL SONUÇLAR DOĞURABİLİR”
Açıklamada kimyasal müdahale araçlarının kullanımına da vurgu yapılarak, “Daha önce de açıkça uyardığımız üzere, biber gazı ve benzeri kimyasal irritanların kullanımı sıradan müdahale araçları olarak görülmemelidir. Bu maddeler ciddi bedensel zarara, kalıcı sağlık sonuçlarına ve ölümcül neticelere yol açabilir” ifadeleri kullanıldı.

“GREV HAKKI FİİLEN ETKİSİZLEŞTİRİLDİ”
Vakfın açıklamasında hükümetin tutumunun krizi derinleştirdiği belirtilerek, “Sağlık emekçilerinin grevinin 7 Nisan 2026 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla 60 gün ertelenmesi, grev hakkının fiilen etkisizleştirilmesi sonucunu doğurmuştur” denildi.

Açıklamada, grev hakkının sendikal özgürlüğün temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak, “Hükümetin seçtiği yol sosyal diyaloğu güçlendirmek değil, hak kullanımını idari kararla bastırmak olmuştur” ifadelerine yer verildi.

“SORUMLU HAK ARAYANLAR DEĞİL, BASKIYI TERCİH EDEN İKTİDARDIR”
Öğretmenlerin grevlerinin sürmesi ve sınavların yapılamamasına da değinilen açıklamada, “Kamu hizmetlerinin aksamasının asıl sorumlusu hak arayan emekçiler değil; talepleri duymak yerine baskı, yasaklama ve kriminalizasyon yolunu seçen siyasal iktidardır” denildi.

Demokratik toplumlarda hükümetlerin görevinin toplumsal itirazı bastırmak değil, çözüm üretmek olduğu vurgulandı.

“SENDİKAL FAALİYET SUÇ GİBİ GÖSTERİLİYOR”
Sendika yöneticilerinin gözaltına alınmasına da dikkat çekilen açıklamada, “Sendika yöneticilerinin gözaltına alınması, haklarında davalar okunması ve sonrasında serbest bırakılmaları, sürecin hukuki olmaktan çok siyasal bir karakter taşıdığı yönündeki kaygıları güçlendirmiştir” ifadeleri kullanıldı.

Vakfın açıklamasında, “Sendikal faaliyet ve barışçıl protestonun suç gibi muamele gördüğü bu anlayışı kabul etmiyoruz” denildi.

“SORUMLULAR İÇİN ETKİLİ VE BAĞIMSIZ SORUŞTURMA ŞART”
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı, açıklamasının sonunda şu çağrıyı yaptı:
“Ölçüsüz polis şiddeti kabul edilemez. Bu şiddeti planlayanlar, emredenler, uygulayanlar ve sonrasında buna siyasi koruma sağlayanlar bakımından etkili, bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmeli; tüm sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir.”

Açıklamada ayrıca, “Meclis içinde ve dışında yaşanan her türlü kötü muamele iddiası derhal, resen ve bağımsız biçimde soruşturulmalıdır” denildi.

“TOPLUMSAL TALEPLERİN CEVABI BASKI OLAMAZ”
Vakfın açıklamasında hükümete de çağrı yapılarak, “Hükümet baskıcı tutumundan vazgeçmeli; sendikal örgütlerle derhal gerçek bir müzakere süreci başlatmalıdır. Toplumsal taleplerin cevabı biber gazı, gözaltı, dava ve yasak değildir” ifadeleri kullanıldı.

Açıklama, “Demokratik meşruiyet, zor kullanılarak değil; haklara saygı, hesap verebilirlik ve toplumsal diyalogla korunur” sözleriyle tamamlandı.

 

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi