İnsan Hakları Platformu: Sendikal mücadeleyi kriminalize etmek topluma tehdittir!
İnsan Hakları Platformu (İHP), hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin süreçte yaşanan gelişmelerin demokratik haklar açısından ciddi kaygılar yarattığını belirtti: “Demokratik toplum, yurttaşların sesine kulak verilerek korunur; baskıyla değil.”
İnsan Hakları Platformu: Sendikal mücadeleyi kriminalize etmek topluma tehdittir!
İnsan Hakları Platformu (İHP), hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin süreçte yaşanan gelişmelerin demokratik haklar açısından ciddi kaygılar yarattığını belirtti: “Demokratik toplum, yurttaşların sesine kulak verilerek korunur; baskıyla değil.”
Bugün Kıbrıs
İnsan Hakları Platformu (İHP), yaptığı yazılı açıklamada hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin hükümetin attığı adımlar sonrasında başlayan toplumsal tepkiye ve bu tepkiye karşı sergilenen tutuma dikkat çekti. Açıklamada, “Hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin hükümetin attığı adımlar sonrasında başlayan toplumsal tepki ve bu tepki karşısında gösterilen tavır son günlerde demokratik haklar bakımından ciddi kaygılar yaratacak bir boyuta ulaşmıştır” denildi.
30 Mart tarihinde Cumhuriyet Meclisi önünde gerçekleştirilen eyleme işaret edilen açıklamada, “barışçıl eylem sırasında yurttaşlara ve sendika temsilcilerine yönelik orantısız polis müdahalesi” yaşandığı belirtilerek, “toplumsal tepkilere rağmen demokratik süreçlerin by-pass edilerek ‘yasa gücünde kararname’ ile istenilen kararın çıkarılması” ve ardından “sendika yetkililerine dava okunması”nın kabul edilemez bir tablo ortaya koyduğu ifade edildi.
ANAYASAL HAKLARA VURGU
İHP, barışçıl toplanma ve protesto hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, “Barışçıl toplanma, protesto ve sendikal örgütlenme hakkı anayasal güvence altındadır” denilerek, Anayasa’nın 32. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesinin bu hakları açık biçimde koruduğu hatırlatıldı.
Devletin yükümlülüğüne işaret edilen açıklamada, “Devletin görevi, bu hakkı kullanan yurttaşları bastırmak değil, hak kullanımını güvence altına almaktır” ifadeleri kullanıldı.
POLİS MÜDAHALESİNE TEPKİ
Meclis önündeki eylem sırasında kullanılan müdahale yöntemleri de eleştirildi. Açıklamada, “biber gazı, tazyikli su ve fiziksel güç kullanımına başvurulmuş olması; özellikle müdahalenin barışçıl göstericilere yönelmiş olması, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri yaratmaktadır” denildi.
Ayrıca müdahaleye maruz kalan sendika temsilcileri hakkında başlatılan süreçlerin kaygı verici olduğu vurgulanarak, “Hak arama mücadelesi veren sendikacıların, anayasal haklarını kullandıkları bir eylem sonrasında ‘kamu malına zarar verme’, ‘polisi görevden men’ ve benzeri suçlamalarla karşı karşıya bırakılması, demokratik katılım alanını daraltan ve toplumsal muhalefeti baskı altına alan bir uygulamadır” ifadelerine yer verildi.
SENDİKAL MÜCADELEYE YÖNELİK UYARI
İHP, demokratik toplumlarda protesto hakkının korunması gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Demokratik toplumlarda protesto hakkı cezalandırılacak değil, korunacak bir haktır” denilerek, “Sendikal mücadeleyi kriminalize eden her türlü girişim, yalnızca ilgili sendikaları değil, toplumun tamamının demokratik hak ve özgürlüklerini tehdit etmektedir” vurgusu yapıldı.
“TALEP MEŞRU, YÖNTEM HUKUKA AYKIRI”
Hayat pahalılığına karşı dile getirilen taleplerin meşruiyetine dikkat çekilen açıklamada, “Hayat pahalılığı karşısında emeğin ve yaşam koşullarının korunması talebi meşru, demokratik ve insan hakları temelli bir taleptir” denildi.
Ancak düzenlemenin yöntemi eleştirilerek, “Bu talebin yasa gücünde kararname yoluyla, toplumsal müzakere süreçleri devre dışı bırakılarak düzenlenmesi ise hukukun üstünlüğü ve demokratik meşruiyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır” ifadeleri kullanıldı.
HÜKÜMETE AÇIK ÇAĞRI
6 Nisan Pazartesi günü gerçekleştirilecek genel grev öncesinde hükümete çağrıda bulunan İHP, “Barışçıl protesto ve grev hakkına tam saygı gösterilmeli, kolluk güçleri demokratik hakların kullanımını engelleyecek veya yıldıracak hiçbir müdahaleye başvurmamalıdır” dedi.
Açıklamada ayrıca, “sendika temsilcilerine yönelik dava ve soruşturma süreçleri, bir an önce geri çekilmeli ve bu girilen yoldan hemen dönülmelidir” çağrısı yapılarak, “Hükümeti, demokratik haklara, sendikal özgürlüklere ve hukukun üstünlüğüne saygılı davranmaya; yurttaşların itiraz hakkını güvence altına almaya davet ediyoruz” denildi.
İHP açıklaması, “Demokratik toplum, yurttaşların sesine kulak verilerek korunur; baskıyla değil” sözleriyle sona erdi.













