Toros: “Kıbrıs jeopolitik fırtınanın merkezinde, çözüm artık kaçınılmaz”
CTP Milletvekili Fikri Toros, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs’ı doğrudan etkilediğini belirterek, çözüm sürecinin gecikmeden yeniden başlaması gerektiğini vurguladı.
Toros: “Kıbrıs jeopolitik fırtınanın merkezinde, çözüm artık kaçınılmaz”
CTP Milletvekili Fikri Toros, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs’ı doğrudan etkilediğini belirterek, çözüm sürecinin gecikmeden yeniden başlaması gerektiğini vurguladı.
Bugün Kıbrıs
CTP Milletvekili Fikri Toros, Meclis’te yaptığı konuşmada Orta Doğu’da başlayan savaşın bölgesel sınırları aşan bir kırılma yarattığını ifade etti. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin Doğu Akdeniz’i doğrudan etkilediğini vurgulayan Toros, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran arasında başlayan bu savaş sıradan bir çatışma değildir. Uluslararası hukuk hilafına başlatılan bu savaş, Orta Doğu’dan Doğu Akdeniz’e uzanıyor ve dünya siyasetinin yönünü değiştirme potansiyeline sahip tarihi bir dönüm noktasını oluşturuyor.”
“SAVAŞ KÜRESEL DENGELERİ SARSAR”
Toros, yaşanan savaşın yalnızca askeri bir gerilim olarak ele alınamayacağını, bunun çok daha geniş bir jeopolitik dönüşüm sürecinin parçası olduğunu ifade etti. Enerji güvenliği, ticaret yolları ve uluslararası güç dengelerinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bugün yaşananlar enerji güvenliğini, küresel ticaret yollarını, bölgesel ittifakları ve uluslararası güç dengelerini doğrudan etkileyen geniş çaplı bir jeopolitik kırılma sürecidir. Dünya yeni bir stratejik rekabet dönemine girmiştir ve bu rekabetin en hassas coğrafyalarından biri de Doğu Akdeniz’dir.”
Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji akışının tehdit altında olmasının küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Toros, bu durumun özellikle küçük ve dışa bağımlı ekonomiler açısından daha ağır etkiler yarattığını vurguladı.
KIBRIS JEOPOLİTİK KESİŞİM NOKTASINDA
Toros, Doğu Akdeniz’de üç ayrı stratejik eksenin oluştuğunu belirterek Kıbrıs’ın bu eksenlerin kesişim noktasında bulunduğunu ifade etti. Bu durumun adayı doğrudan küresel rekabetin içine çektiğini belirten Toros, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Doğu Akdeniz bu üç jeopolitik hattın kesiştiği noktadadır ve Kıbrıs bu kesişim alanının tam ortasındadır. Bu kritik konumundan dolayı Kıbrıs, büyük güçlerin denge rekabetinin pasif bir unsuru olabileceği gibi, bölgesel istikrarın aktif bir aktörü de olabilecektir.”
Ağrotur’daki İngiliz üssünün bölgesel operasyonlarda kullanıldığını hatırlatan Toros, bunun Kıbrıs’ın stratejik önemini somut biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
EKONOMİK VE TOPLUMSAL ETKİLER DERİNLEŞİYOR
Toros, savaşın etkilerinin yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmadığını, ekonomik dengeleri de ciddi şekilde sarstığını belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın doğrudan hayat pahalılığına ve üretim maliyetlerine yansıdığını ifade ederek şu sözleri kullandı:
“Enerji fiyatlarındaki her artış hayat pahalılığına, üretim maliyetlerine ve dolayısıyla kamu maliyesine doğrudan yansımaktadır. Bu gelişmeler yalnızca büyük ekonomileri değil, bizim gibi turizm ve ithalat odaklı, dış şoklara karşı kırılgan olan küçük ada ekonomilerini çok daha derinden etkilemektedir.”
Turizm sektörünün de bu süreçten doğrudan etkilendiğini belirten Toros, bölgesel güvenlik algısının ekonomik dengeler üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı:
“Turizm sektörü bölgesel güvenlik algısına karşı son derece hassastır. Doğu Akdeniz’e yansıyan bu gerilim atmosferi, turizm talebi başta olmak üzere ekonomik dengelerimizi ciddi biçimde etkilemektedir.”
“ÇÖZÜM ARTIK STRATEJİK ZORUNLULUK”
Toros, Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının yalnızca siyasi bir mesele olmadığını, aynı zamanda jeopolitik riskleri artıran bir unsur olduğunu ifade etti. Bu nedenle çözüm sürecinin yeniden başlatılmasının kaçınılmaz hale geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıs meselesi çözümsüz kaldığı müddetçe Ada jeopolitik belirsizlik ve istikrarsızlık üretmeye devam edecektir. Bu nedenle kapsamlı çözüm müzakerelerinin daha fazla gecikmeden başlatılması gerekmektedir.”
Toros, çözümün yalnızca iki toplum açısından değil, aynı zamanda bölgesel istikrar açısından da kritik bir gereklilik olduğunu vurguladı.
ENERJİ VE DİPLOMASİ STRATEJİK ÖNCELİK
Toros, enerji bağımlılığının azaltılmasının artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda güvenlik meselesi haline geldiğini belirtti. Bu çerçevede yenilenebilir enerji yatırımları ve enterkonnekte sistemlerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Enerji bağımlılığımızı azaltacak yatırımlar artık çevresel bir tercih olmanın ötesinde en önemli ulusal güvenlik meselesi haline gelmiştir. Enerji arz güvenliği, ticaret kanalları ve turizm gibi alanlarda kriz yönetimi kapasitemizi güçlendirmek zorundayız.”
“FEDERAL ÇÖZÜM ORTAK STRATEJİK ÇIKAR”
Toros, Kıbrıs sorununun artık yalnızca iki toplum arasında bir mesele olmaktan çıktığını ve bölgesel bir stratejik başlık haline geldiğini ifade etti. Bu nedenle çözümün daha geniş bir perspektifle ele alınması gerektiğini belirterek şu sözleri kullandı:
“Kıbrıs sorunu artık yalnızca iki toplum arasında bir mesele değildir. Bölgesel istikrar ve iş birliği perspektifi içinde ele alınması gereken stratejik bir gereklilik haline gelmiştir.”
Konuşmasının sonunda Toros, çözümün anahtarının uluslararası hukuka dayalı diyalog ve iş birliği olduğunu vurguladı.














