“Barış, sosyal adalet ve eşitlik için birlikte mücadele”
WFTU’ya Kıbrıs’tan üye sendikaların Kadın Büroları adına DEV-İŞ Kadın Bürosu sorumlusu Sevgül Uludağ, yayımlanan ortak deklarasyonda “Bu Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü olmasın, eylem için bir çağrı günü olsun” çağrısı yaptı.
“Barış, sosyal adalet ve eşitlik için birlikte mücadele”
WFTU’ya Kıbrıs’tan üye sendikaların Kadın Büroları adına DEV-İŞ Kadın Bürosu sorumlusu Sevgül Uludağ, yayımlanan ortak deklarasyonda “Bu Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü olmasın, eylem için bir çağrı günü olsun” çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
Dünya Sendikalar Federasyonu’na (WFTU) Kıbrıs’tan üye olan sendikalar PEO, DEV-İŞ, KTAMS, KTÖS, KTOEÖS, BES, DAÜ-SEN ve KOOP-SEN Kadın Büroları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla ortak deklarasyon yayımladı.
“Barış, sosyal adalet ve eşitlik için birlikte mücadele” başlıklı deklarasyon, WFTU’ya Kıbrıs’tan üye sendikaların Kadın Büroları adına DEV-İŞ Kadın Bürosu sorumlusu Sevgül Uludağ tarafından paylaşıldı.
Deklarasyonda, Kıbrıslı emekçi kadınların dünyadaki kadınların mücadelesiyle dayanışma içinde olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“8 Mart Dünya Kadın Emekçiler Günü vesilesiyle bizler Kıbrıs’ın emekçi kadınları, dünyadaki kadınların mücadelelerini ve başarılarını onore ederek dayanışma duygularımızı gönderiyoruz. Sosyal mücadelelerin her zaman ön saflarında olan çalışan kadınları selamlıyoruz. Fabrikalardan ofislere, okullardan hastanelere ve evlere kadar, yeterli destekleyici yapıların ve politikaların olmadığı koşullarda kadınlar oynamakta oldukları rolleri dengelemek için çok çaba göstermektedir.”
EŞİTSİZLİK, GÜVENCESİZLİK VE ŞİDDETE KARŞI ÇAĞRI
Deklarasyonda eşitsizlik, güvensizlik, ayrımcılık ve şiddetin gündelik yaşamda karşılaşılan temel sorunlar arasında olduğu belirtilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Eşitsizlik, güvensizlik, ayırımcılık ve şiddet gündelik hayatımızda ortaya çıkan olgulardır. Bizler Kıbrıs’ın ilerici sendikaları olarak sesimizi yükseltiyor ve tüm bu olguların kökten çözümü için politikalar, önlemler ve mekanizmalar talep ediyoruz.”
Metinde ayrıca savaşların ve baskı politikalarının en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığı vurgulandı:
“Günümüzde sesimizi daha da yükseltiyoruz çünkü savaş ve baskılar en çok kadınları vurmaktadır. Tüm dünyada savaşların toplumları yok ettiğini, aileleri göçmen durumuna düşürdüğünü ve yoksulluğu derinleştirdiğini çok iyi biliyoruz. Bu konuda en ağır bedeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Aynı zamanda ekonomik sömürü, güvencesiz çalışma ve çalışan haklarının erozyonu milyonlarca kadının onurunu tehdit etmektedir.”
ORTADOĞU GERİLİMİNE TEPKİ
Deklarasyonda uluslararası gelişmelere de değinilerek ABD ve İsrail yönetimlerinin politikaları eleştirildi. Deklarasyonda şu ifadeler kullanıldı:
“Egemen güçler olan Trump öncülüğündeki ABD ve Netanyahu öncülüğündeki İsrail, kendi emperyalist ve ekonomik çıkarları için insanları öldürüp ülkeleri yok etmeye aldırmıyorlar. AB ortada yoktur; İran’a yönelik saldırıları ve uluslararası hukukun açıkça çiğnenmesini kınayan herhangi bir tepki göstermemiştir.”
KIBRIS’TAKİ ASKERİ ÜSLER KONUSUNDA KAYGI
Deklarasyonda Kıbrıs’taki İngiliz askeri üslerinin bölgesel saldırılar için kullanılma ihtimalinin de kaygı yarattığı belirtilerek şöyle denildi:
“Biz Kıbrıslılar, İngiliz Askeri Üsleri’nin ABD ve İsrail saldırılarını desteklemek üzere kullanılması halinde saldırıya uğrama gibi büyük bir tehlike karşısında son derece kaygılıyız. Biz Kıbrıslılar emperyalist planlardan ötürü çok acı çektik ve yurdumuzun bölünmesi nedeniyle hâlâ acı çekiyoruz.”
“ORTAK MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Deklarasyonda Kıbrıslı emekçi kadınların şu mesajları verdiği belirtildi:
“Askerileşme yerine barış için ayaktayız.
Sömürü değil düzgün çalışma ve düzgün işlerden yanayız.
Ayırımcılığa karşı eşitlik için ayaktayız.”
Deklarasyon şu çağrıyla tamamlandı:
“Haklarımız ve eşitlik için, her türlü şiddet ve baskıya karşı direniş için, halklar arasında barış ve dayanışma için sesimizi yükselterek ortak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü olmasın; eylem için bir çağrı günü olsun. Barış, eşitlik, insanlık onuru ve tüm kadınlara yönelik adalet içinde bir dünya için ortak bir çağrıdır bu.”














