Omorfo’da örgütlerden ortak 8 Mart açıklaması: Kadın özgürlüğü için barışa ve emeğe sahip çıkıyoruz
Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Örgütü üyesi Nil Çukurovalı Özkızan, Omorfo’da yapılan ortak açıklamada “Kadın özgürleşmesi mücadelesi, zenginlerin savaşına karşı halkların barışından yana olmaktır” diyerek savaşların ve piyasacı politikaların en ağır yükünü emekçi kadınların taşıdığına dikkat çekti; emek, barış ve kadın özgürlüğü mücadelesinin birlikte büyütülmesi çağrısı yaptı.
Omorfo’da örgütlerden ortak 8 Mart açıklaması: Kadın özgürlüğü için barışa ve emeğe sahip çıkıyoruz
Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Örgütü üyesi Nil Çukurovalı Özkızan, Omorfo’da yapılan ortak açıklamada “Kadın özgürleşmesi mücadelesi, zenginlerin savaşına karşı halkların barışından yana olmaktır” diyerek savaşların ve piyasacı politikaların en ağır yükünü emekçi kadınların taşıdığına dikkat çekti; emek, barış ve kadın özgürlüğü mücadelesinin birlikte büyütülmesi çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Örgütü, Bağımsızlık Yolu Lefke Bölge Örgütü, Akçay Kültür Sanat Derneği ve Kalkanlı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Omorfo Terminali’nde ortak bir basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamayı Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Örgütü üyesi Nil Çukurovalı Özkızan okudu.
SAVAŞLARIN YÜKÜNÜ EMEKÇİ KADINLAR TAŞIYOR
Açıklamada, bu yıl 8 Mart’ın savaşın gölgesinde karşılandığı ifade edilerek dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan halk karşıtı piyasacı ekonomi politikalarının yarattığı yıkıma dikkat çekildi.
Ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bu yıl, savaşın karanlığının tam ortasına düşmüş durumda. On yıllardır dünyayı kasıp kavuran halk karşıtı piyasacı ekonomi politikalarının yarattığı yıkım yetmezmiş gibi, şimdi de bölgemiz korkutucu bir savaşın içine doğru çekilmekte. ABD ve İsrail saldırganlığı, İran’daki gerici ve baskıcı molla iktidarını bahane ederek bölgemizi yeniden ateşe sürüklüyor. Tıpkı halk karşıtı ekonomi politikalarından en çok etkilenenin emekçi kadınlar olması gibi, savaşın yıkımını en ağır hissedecek olanlar da yine emekçi kadınlar olacaktır.”
Açıklamada kadın özgürleşmesi mücadelesinin aynı zamanda savaş karşıtı bir mücadele olduğuna dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:
“Bu vesileyle, kadın özgürleşmesi mücadelesinin, zenginlerin savaşına karşı halkların barışından yana olmak olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Tüm Ortadoğu’yu içine çeken savaş bize bir kez daha hatırlatmıştır ki, barış mücadelesi sadece Kıbrıs’a özgü değildir. Barış, yaşamsal bir ihtiyaçtır.”
“SAMİMİ BİR BARIŞ MÜCADELESİNE İHTİYAÇ VAR”
Açıklamada, Kıbrıs’ta barış sürecinin çoğu zaman diplomatik ve stratejik manevralara indirgenmesinin samimi bir barış mücadelesine duyulan ihtiyacı daha görünür hale getirdiği ifade edildi.
“Barış sürecinin diplomatik ve stratejik manevralardan ibaret görüldüğü adamızda, samimi bir barış mücadelesine ne kadar çok ihtiyaç duyduğumuzu bu günlerde bir kez daha anlıyoruz.”
ÖZEL SEKTÖRDEKİ ÇALIŞMA KOŞULLARI ELEŞTİRİLDİ
Açıklamada geçen yıl 8 Mart’ta Omorfo’da yapılan basın açıklamasında kadın emeği açısından en yakıcı sorunun özel sektördeki çalışma koşulları olduğunun vurgulandığı hatırlatıldı.
“Geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta Omorfo’daki basın açıklamamızda, kadın emeği söz konusu olduğunda en yakıcı sorunun özel sektördeki çalışma koşulları olduğunu dile getirmiştik. Geçtiğimiz bir senede bu durum değişmedi.”
Açıklamada asgari ücret, çalışma koşulları, özlük hakları ve yabancı işgücü konularında emekçilere yönelik hak gasplarının arttığı savunuldu.
EKTAM EMEKÇİLERİNE DAYANIŞMA MESAJI
Ortak açıklamada, yaklaşık bir aydır direnişlerini sürdüren EKTAM emekçilerine de destek mesajı verildi.
“Ancak, savaşın karanlığının aksine, emek mücadelesi aydınlık bir umudu taşıdı hepimizin yüreğine. Tam 1 aydır yılmadan, yorulmadan ve geri adım atmadan tarihimizin en onurlu direnişlerinden birini ortaya koyan EKTAM emekçileri, alnımızın akı olmaya devam ediyor.”
Açıklamada başta EKTAM’ın kadın emekçileri olmak üzere tüm EKTAM emekçileri dayanışma ile selamlandı.
SENDİKAL HAKLAR VE ASGARİ ÜCRET TALEBİ
Açıklamada çalışma yaşamına ilişkin talepler de dile getirildi.
“10 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde sendikasız çalıştırılmak yasaklansın! Asgari Ücret en düşük kamu maaşına eşitlensin ve hayat pahalılığı oranında artırılsın!”
Kadınların yalnızca işyerlerinde değil ev içinde de çifte sömürüye maruz kaldığı ifade edilen açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Emekçi kadınlar sadece işyerlerinde sömürülmüyorlar. Ev içi emeğin, yani ev işleri ile çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukların kadınların sırtında olduğu da düşünüldüğünde, kadınlar kendini hem işyerinde hem evde çifte bir sömürünün içinde bulmaktadır.”
KAMUSAL SOSYAL HİZMETLER TALEBİ
Açıklamada sosyal refah devletinin zayıflamasıyla birlikte eğitim ve sağlık gibi kamusal haklara erişimin de zorlaştığı ifade edildi.
“Çocuk bakımından yaşlı bakımına, mutfak emeğinden duygusal emeğe kadar halihazırda kadınların omzuna yüklenen pek çok sorumluluk, sosyal refah devletinin geri çekilmesiyle daha da ağırlaşmıştır.”
Bu kapsamda şu talepler sıralandı:
“Kadınları hamileyken işten çıkarmak yasaklansın! Her iki ebeveynin de kullanabileceği şekilde ebeveynlik izni düzenlensin! Bölgemize kamusal kreş, kolektif mutfak ve çamaşırhane açılsın! Çocuk İzlem Merkezleri bir an önce kurulsun!”
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE ÇAĞRISI
Açıklamada muhafazakârlaşma ve şiddet sarmalının devlet ve sermaye eliyle yaygınlaştığı ileri sürülerek bunun kadın özgürleşmesi mücadelesinin koşullarını zorlaştırdığı ifade edildi.
Bu çerçevede şu çağrılar yapıldı:
“Kadına yönelik şiddet suç olarak tanımlansın, ağır teminat koşulları getirilsin ve yüz kızartıcı suç kapsamına alınsın! Şüpheli kadın ölümleri titizlikle soruşturulsun! Omorfo’ya şiddet önleme merkezi ile kadın sığınma evi açılsın! Sosyal Hizmetlere daha fazla bütçe ve personel istihdamı sağlansın!”
“MÜCADELEYİ SÜRDÜRME KARARLILIĞI”
Ortak açıklamanın sonunda kadın özgürleşmesi mücadelesinin kazanımlarının selamlandığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, hem kadın özgürleşmesi mücadelesinin bugüne kadar elde ettiği kazanımları kutluyoruz, hem de kadının mutlak özgürlüğüne kavuşacağı günlere kadar mücadeleye devam etmenin sözünü veriyoruz.”














