Özkunt: “Fiber optik protokolü baştan itibaren hatalı yürütüldü, tekel riski büyüyor”
TDP Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Fiber Optik Protokolü’nün başından itibaren sorunlu yürütüldüğünü belirterek, 25 yıllık tekelci sözleşmenin ciddi riskler barındırdığını söyledi: “İtirazımız fiber optiğe değil, yönteme ve tekelleşmeye.”
Özkunt: “Fiber optik protokolü baştan itibaren hatalı yürütüldü, tekel riski büyüyor”
TDP Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Fiber Optik Protokolü’nün başından itibaren sorunlu yürütüldüğünü belirterek, 25 yıllık tekelci sözleşmenin ciddi riskler barındırdığını söyledi: “İtirazımız fiber optiğe değil, yönteme ve tekelleşmeye.”
Bugün Kıbrıs
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Hakikat TV’de Hüseyin Çelik’in hazırlayıp sunduğu programda Fiber Optik Protokolü, hükümet politikaları ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
BELEDİYE BAŞKANLARINA ÖZEL VURGU
Özkunt, iki toplumlu diyalog açısından yerel yönetimlerin iş birliğine dikkat çekerek, Mehmet Harmancı ile Haralambos Prountzos’un yürüttüğü temas ve ortak çalışmaların son derece kıymetli olduğunu belirtti. Yerel düzeyde kurulan yapıcı diyaloğun siyasal gerilimlerin aksine uzlaşı kültürünün mümkün olduğunu gösterdiğini ifade eden Özkunt, bu yaklaşımın toplumlar arası güvenin güçlenmesi açısından önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.
“PROTOKOL BAŞTAN İTİBAREN SORUNLU YÜRÜTÜLDÜ”
Fiber Optik Protokolü sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özkunt, hükümetin süreci yönetme biçiminin başından itibaren sıkıntılı olduğunu dile getirdi. Başbakan Ünal Üstel’in protokolü imzaladığını ancak hükümet ortaklarının ve hatta Ulusal Birlik Partisi mensuplarının dahi süreçten yeterince haberdar olmadığını kaydetti. Böylesi stratejik bir anlaşmanın bu şekilde imzalanmasının ciddi bir yönetim zafiyeti olduğunu söyledi.
Protokolün kamuoyunda yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ve ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi sürecinden geçirilerek oldu-bitti anlayışıyla ilerletilmeye çalışıldığını belirten Özkunt, bunun toplumda büyük tepki yarattığını ifade etti.
“TEKELCİ YAPI VE 25 YILLIK SÖZLEŞME CİDDİ RİSK”
Özkunt, protokolün tekelci bir yaklaşım içerdiğini ve 25 yıllık bir sözleşmeyle stratejik bir alanın geniş imtiyazlarla devredilmek istendiğini belirtti. Yerel internet servis sağlayıcılarının ve paydaşların göz ardı edildiğini söyleyen Özkunt, bunun uzun vadede ciddi sakıncalar doğurabileceğini ifade etti.
Türk Telekom’un özelleştirme sürecine de değinen Özkunt, geçmişte yaşanan finansal ve yapısal tartışmaların ortada olduğunu, böylesi bir kuruma stratejik bir alanın geniş ayrıcalıklarla verilmesinin toplumsal açıdan riskli olduğunu dile getirdi.
ANAYASA MAHKEMESİ VURGUSU
Protokolün anayasaya aykırılığı yönünde ciddi görüşler bulunduğunu kaydeden Özkunt, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın 15 günlük süre içerisinde hukukçularla değerlendirme yapmasının önemli olduğunu belirtti. Konunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının muhtemel olduğunu ifade eden Özkunt, ek protokol tartışmalarına temkinli yaklaştıklarını ve hükümete bu noktada güven sorunu yaşadıklarını söyledi.
“BU YÖNTEMLE HEP KAYBEDEN KIBRISLI TÜRKLER OLUYOR”
Enerji, Ercan Havalimanı ve elektrik sözleşmelerinde benzer süreçlerin yaşandığını hatırlatan Özkunt, stratejik alanlarda yapılan anlaşmaların yeterince tartışılmadan hayata geçirilmesinin toplum zararına sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Fiber optiğe karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Özkunt, itirazlarının yönteme, tekelleşmeye ve paydaşların emeğinin dışlanmasına yönelik olduğunu belirtti.
YEREL SAĞLAYICILAR VE FİYAT KONTROLÜ UYARISI
İnternetin temel bir ihtiyaç haline geldiğini kaydeden Özkunt, fiyatlandırmanın devlet kontrolünde olması gerektiğini ve dünya ortalamasının üzerinde internet fiyatlarının kabul edilemez olacağını söyledi. Yerel internet sağlayıcı firmaların korunmasının önemine işaret eden Özkunt, aksi halde gençlerin yatırım motivasyonunun kırılacağını ve beyin göçünün hızlanacağını dile getirdi.
“ÖZ VARLIKLAR BİR BİR DEVREDİLİYOR”
Su, enerji ve iletişim gibi stratejik alanlarda devlet kontrolünün korunması gerektiğini belirten Özkunt, öz varlıkların tekelleşme riski taşıyan anlaşmalarla devredilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Bunun Türkiye karşıtlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, asıl meselenin toplumun öz varlıklarını korumak olduğunu ifade etti.
ERKEN SEÇİM VE YOLSUZLUK İDDİALARI
Hükümetin seçim sürecini geciktirdiğini belirten Özkunt, erken seçimin kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdi. Hükümete yönelik ciddi yolsuzluk iddiaları bulunduğunu ve üst düzey bürokratların yargı süreçleriyle gündeme geldiğini hatırlatarak, toplumun bu gelişmeleri yakından takip ettiğini kaydetti.
“YENİ DÖNEMDE ŞEFFAF VE SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI ŞART”
TDP’nin ekonomi, eğitim, sağlık ve vergi adaleti alanlarında uzman komitelerle kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Özkunt, kayıt dışı ekonomi, vergi adaletsizliği ve hayat pahalılığıyla mücadele için yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu ifade etti. Fırsat eşitliğini esas alan, şeffaf, hesap verebilir ve sosyal devlet anlayışına dayalı yeni bir yönetim modelinin kaçınılmaz olduğunu belirten Özkunt, yolsuzlukların yargıya taşınacağı ve adaletin yeniden tesis edileceği bir düzenin kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.














