Ankara’dan BM’ye “Mavi̇ Vatan” mektubu
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin iddialarını yineledi; Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır’ı hedef aldı.
Ankara’dan BM’ye “Mavi̇ Vatan” mektubu
Türkiye, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin iddialarını yineledi; Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır’ı hedef aldı.
Bugün Kıbrıs
Türkiye, 16 Şubat’ta Birleşmiş Milletler’e gönderdiği mektupla Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığına ilişkin tezlerini yineledi. Ankara, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek taraflı ilan ettiği deniz yetki alanlarının Türkiye’nin haklarını ihlal ettiğini savundu.
“KIBRIS CUMHURİYETİ TEK BAŞINA TÜM ADAYI TEMSİL EDEMEZ”
Cyprus Mail’in haberine göre mektupta, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tüm adayı temsil etmediği ifade edilerek, “Hiçbir tekil otorite hem Kıbrıslı Rumları hem de Kıbrıslı Türkleri temsil edemez” denildi. Türkiye, Kıbrıs, Yunanistan, Mısır ve İsrail arasındaki enerji iş birliklerini ise “Türkiye’yi kendi kıta sahanlığına hapsetme girişimi” olarak niteledi.
GİRİT’İN GÜNEYİ VE CHEVRON GERİLİMİ
Yunanistan da özellikle Girit’in güneyinde iç hukuk düzenlemeleriyle deniz yetki alanı belirlemekle suçlandı. Bu adımın, ABD’li enerji şirketi Chevron’un bölgede arama faaliyetlerine başlamasının ardından geldiğine dikkat çekildi. Ankara, Yunanistan’ın “maksimalist” olarak tanımladığı tezlerinin Türkiye açısından hukuki sonuç doğurmayacağını savundu.
2019 TÜRKİYE–LİBYA MUTABAKATI VURGUSU
Türkiye, 2019 tarihli Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakat Muhtırası’na desteğini yineledi. Söz konusu mutabakat bölgedeki birçok ülke tarafından reddedilmişti. Ankara ayrıca 2020 tarihli Yunanistan-Mısır Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı hukuka aykırı ilan ederek Türk yargı yetkisini ihlal ettiğini öne sürdü.
Mektupta, adaların her durumda tam etki yaratamayacağı savunuldu ve uluslararası içtihatta bazı koşullarda adalara sınırlı etki tanındığı belirtildi. Yunanistan’ın 2025 tarihli deniz mekânsal planı da tek taraflı olarak nitelendirildi.
ATİNA’DAN SERT YANIT
Atina yönetimi ise Türkiye’nin iddialarını “uluslararası hukukun keyfi yorumları” olarak değerlendirdi. Yunan yetkililer, adaların deniz yetki alanları üzerinde tam hakka sahip olduğunu vurguladı ve Türkiye’yi uluslararası hukuka uymaya çağırdı.
“GEREKİRSE KARŞILIK VERİRİZ”
AKP milletvekili Ayşe Böhürler, Ankara’nın gelişmeleri yakından izlediğini belirterek gerekli görülmesi halinde sahada karşılık verileceğini söyledi. Türkiye Savunma Bakanlığı da Chevron’un faaliyetlerini Türkiye-Libya mutabakatı çerçevesinde hukuka aykırı olarak değerlendirdiğini, ancak söz konusu faaliyetlerin Türkiye’nin kendi kıta sahanlığını doğrudan etkilemediğini açıkladı.
“ATİNA DEKLARASYONU RUHUNA BAĞLIYIZ”
Türkiye, mektubunun sonunda 2023 tarihli Atina Deklarasyonu’na bağlılığını yineleyerek, anlaşmazlıkların doğrudan istişare ya da karşılıklı mutabakatla belirlenecek yöntemlerle çözülmesi gerektiğini belirtti.
Uzmanlara göre mektup, ABD ve Avrupa Birliği’nin Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltma stratejileri çerçevesinde Doğu Akdeniz’de şekillenen yeni enerji denkleminde Ankara’nın el yükseltme hamlesi olarak değerlendiriliyor.














