Barçın: “EKTAM işçileri sendikalı oldukları için işten durduruldu, fesihleri yürürlüğe koymayın!”
CTP Milletvekili Devrim Barçın, EKTAM işçilerinin sendikalı oldukları için işten durdurulduğunu belirterek Çalışma Bakanlığı’nı fesihleri yürürlüğe koymamaya, denetimleri başlatmaya ve dayanışma hesabının açılmasının önünü derhal açmaya çağırdı.
Barçın: “EKTAM işçileri sendikalı oldukları için işten durduruldu, fesihleri yürürlüğe koymayın!”
CTP Milletvekili Devrim Barçın, EKTAM işçilerinin sendikalı oldukları için işten durdurulduğunu belirterek Çalışma Bakanlığı’nı fesihleri yürürlüğe koymamaya, denetimleri başlatmaya ve dayanışma hesabının açılmasının önünü derhal açmaya çağırdı.
Bugün Kıbrıs
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu denetim göreviyle toplandı. Toplantı saat 12.40’ta başladı. İlk sözü CTP Milletvekili Devrim Barçın aldı.
CTP Milletvekili Devrim Barçın, konuşmasına, Türk Telekom ile imzalanan protokolün onay yasasının Meclis’ten oy çokluğuyla geçtiğini hatırlatarak başladı. Yasanın yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı’nın imzasının beklendiğini ifade eden Barçın, gündemin diğer yakıcı başlığının ise EKTAM işçileri olduğunu söyledi.
“SENDİKALI OLDUKLARI İÇİN İŞTEN DURDURULDULAR”
Barçın, EKTAM işçilerinin Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası’na uygun şekilde sendikaya üye olduklarını, Çalışma Bakanlığı’ndan yetki belgesi aldıklarını ve 5 Şubat’ta iki yerel gazetede ilan vererek toplu sözleşme çağrısında bulunduklarını anlattı. Buna rağmen 6 Şubat’ta işveren tarafından tebligatla toplu şekilde işten durdurulduklarını belirtti.
Barçın kürsüden şu ifadeleri kullandı:
“Bu insanlar sendikalı olup Çalışma Bakanlığı’ndan yetki belgesi aldıktan sonra işveren tarafından yasaya uygun olmayan bir şekilde toptan işten durdurmanın karşı karşıya kaldılar. Dolayısıyla burada bu kişilerin sendikalı olduğu, toplu sözleşme talebini sendikaları aracılığıyla yaptıkları için işten durdurulduğu gün gibi ortadadır.”
“Herkesin işten durdurulduğu bir yerde ekonomik faaliyetten bahsedilemez. İşveren bir yandan ‘şirketimiz güçlüdür, faaliyetlerine kararlılıkla devam etmektedir’ diyor, diğer yandan tüm işçileri işten durduruyor. Bu, gerekçenin görünenden farklı olduğunun en büyük ispatıdır.”
İşverenin “iş hacminde daralma” ve “maliyetlerin sürdürülebilirliği” gerekçelerini ortaya koyduğunu belirten Barçın, bunun sendikal nedenle yapılan feshi gizlemeye dönük olduğunu söyledi.
“İŞVEREN SENDİKAYI İSTEMİYOR”
Barçın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nun işçilerle yapılan ziyarette dile getirdiği sözleri hatırlattı ve bu ifadelerin sorunun kaynağını açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Barçın şöyle konuştu:
“Sayın Bakan açıkça ifade etti; ‘İşveren iki kez çağrı yaptı, ne sendikayı saydı ne bizi saydı.’
Basın mensubunun kopma noktası nedir sorusuna ise ‘İşveren tarafı sendikayı istemiyor. Ben sendikayla görüşmem diyor’ cevabını verdi.”
Bir işverenin “şirket politikası” gerekçesiyle sendika tanımamasının kabul edilemeyeceğini belirten Barçın, şu ifadeleri kullandı:
“Hiçbir şirketin ‘benim şirket politikam sendikalı çalıştırmayı öngörmüyor’ deme hakkı yoktur. Anayasa ve yasalar ortadadır. Bir işveren bir kişinin sendikaya girmesini ya da sendikadan çıkmasını o iş yerinde çalışmasının koşulu haline getiremez.”
“FESİHLERİ YÜRÜRLÜĞE KOYMAYIN, MAHKEMEYE İŞVEREN GİTSİN”
Barçın, İş Yasası’nın 16. maddesine işaret ederek sendika üyeliğinin fesih nedeni olamayacağını söyledi. Çalışma Bakanlığı’nın haksız fesihleri yürürlüğe koymaması gerektiğini belirtti.
“Bu insanların sendikalı olduğu için işten durdurulduğu gerek işverenin beyanları gerek yazılı materyallerle ortadadır. Çalışma Bakanlığı’nın yapacağı birinci icraat bu işten durdurmaları yürürlüğe koymamaktır.”
“Mahkemeye gidecekse işveren gitsin. İspat yükümlülüğü işverene ait olsun. Gün gibi açık bir şekilde sendikalı olduğu için işten durdurulan işçilerin yanındaysanız, bu fesihleri yürürlüğe koymazsınız.”
Barçın, grev sürecinde işçilerin yerine yeni istihdam yapılamayacağını da vurguladı.
“Grevde olan bir iş yerine o iş faaliyetlerini yürütmek adına yeni istihdam yapılamaz. Grev ilan edilmiş, işçiler grev hakkını kullanmış ve bu süreçte işten durdurulmuşsa, bunu ‘toplu işten çıkarma yok sayıldı’ diyerek yeni istihdama kapı aralamak hukuken mümkün değildir.”
VARDİYA ÖDENEKLERİ, SİGORTA PRİMLERİ VE TEŞVİKLER
Barçın, işçilerin vardiyalı ve düzensiz mesaiyle çalıştırıldığını ancak yüzde 15 vardiya ödeneğinin ve ilgili sosyal sigorta ile ihtiyat sandığı primlerinin yatırılmadığını söyledi.
“Bu insanlar vardiya usulü çalıştırılmıştır. İşverenin kayıtlarında mevcuttur. Ama bugüne kadar yüzde on beş vardiya ödeneğine ilişkin ne sosyal sigortalara ne ihtiyat sandığına bir bildirim yapılmıştır.”
“Derhal ve derhal denetim yapılmalı, eksik yatırımlar tamamlatılmalı ve yapılmadığı takdirde gerekli cezai müeyyideler başlatılmalıdır.”
Sendikal nedenle işten durdurma yapan şirketlere sağlanan teşvik ve muafiyetlerin de gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Barçın şu ifadeleri kullandı:
“Biz sendikalı olduğu için işten durdurulan bir yere neden prim desteği vermeye devam ediyoruz? Eğer yasalarımızda eksiklik varsa, bu şirketin teşvikleri ve muafiyetleri de tartışılmalıdır.”
“DAYANIŞMA HESABI 13 GÜNDÜR BEKLETİLİYOR”
Barçın, Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu’nun 11 Şubat’ta İçişleri Bakanlığı’na grevdeki işçiler için bağış hesabı açılması yönünde yazı yazdığını hatırlattı ve aradan 13 gün geçmesine rağmen yanıt verilmediğini söyledi.
“On üç gün geçmiş. Eğer işçilerin anayasal haklarını kullandığını kabul ediyorsanız, bu dayanışma için yapılan başvuruya cevap verilmemesi kabul edilemez.”
İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ile görüştüğünü belirten Barçın, kaymakamlığa iletilen talebe dönüş alamadığını ifade etti ve dayanışma fonunun derhal açılması gerektiğini söyledi.
HASİPOĞLU YERİNDEN SORU SORDU
Konuşma sırasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu yerinden söz alarak Barçın’a toplu işten çıkarma süreciyle ilgili sorular yöneltti. Hasipoğlu, toplu işten çıkarma durumunda işverenin üç ay boyunca yeni istihdam yapamayacağını ve ispat yükünün işverene ait olduğunu hatırlattı. Ayrıca Çalışma Bakanlığı’nın nihai karar mercii olmadığını ifade etti.
Barçın ise idare olarak yasalara aykırı bir işlemin yürürlüğe konulmaması gerektiğini belirtti ve şunları söyledi:
“Ben idare olarak yasalara aykırı bir idari işlem yapan işletmenin aldığı kararı yürürlüğe koymam. Grevdeki işçilerin işten durdurulmasına ilişkin bir belgeyi kabul etmem.”
Barçın konuşmasını, EKTAM işçilerinin anayasal ve yasal haklarını kullandığını belirterek, yürütmenin bu hakların arkasında durması gerektiğini vurgulayarak tamamladı.














