Erhürman: “Yakınlaşmaların yeniden müzakere edilmesine ben engel oldum”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “yakınlaşmalar belgesi Türkiye tarafından engellendi” iddiasına yanıt vererek, metodolojileri gereği bu girişime kendisinin karşı çıktığını söyledi. “Bir fail arıyorlarsa o benim” diyen Erhürman, sürecin sıfırdan açılmasına izin vermediklerini vurguladı.

Bugün Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, New York temaslarının ardından adaya dönüşünde Ercan Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, Rum basınında çıkan “yakınlaşmalar belgesi Türkiye tarafından engellendi” iddiasına yanıt verdi. Erhürman, metodolojilerinin ikinci maddesi gereği böyle bir girişime kendisinin karşı çıktığını açıkça ifade etti.

Erhürman konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Filoleleftheros’te çıkan haber doğrudur, fail olarak işaret ettikleri yer yanlıştır. Bir fail arıyorlarsa o benim. Sebebi de budur.”

Erhürman, önerdikleri dört maddelik metodolojinin ikinci maddesinin, Crans-Montana’ya kadar oluşan yakınlaşmaların ilkesel olarak kabul edilmesini öngördüğünü hatırlattı ve sürecin sıfırdan başlamasının geçmişte zaman kaybına yol açtığını vurguladı. Sürecin yeniden “senin yakınlaşman, benim yakınlaşmam” tartışmasına açılmasının müzakereyi başa döndüreceğini belirterek şöyle konuştu:

“Biz sıfırdan başlamak istemiyoruz. Zaten bir sürü yakınlaşma var Crans-Montana’ya kadar. Diyelim ki ilkesel olarak kabul ettik, nokta, geçtik. Eğer ‘senin yakınlaşmaların, benim yakınlaşmalarım’ diye başlarsak, bunun içinden dünya ahiret çıkılmaz. Bu her şeyin sıfırdan tekrar müzakereye başlanması demektir, zinhar bitmez.”

Erhürman, Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in son toplantıya kalın bir dosyayla geldiğini ve bu dosyadaki metinlerin kendi tarafındaki yakınlaşmalar olduğunu söylediğini aktararak, bu yaklaşımın tam da kaçınmak istedikleri yöntem olduğunu dile getirdi.

“O kalın dosyadakilerin kendisindeki yakınlaşmalar olduğunu söyledi. Siz de yakınlaşmalarınızı getirin dedi. Tam da yapmak istemediğimiz şey bu. Çünkü eğer senin yakınlaşmaların, benim yakınlaşmalarım diye bir şey çıkarsa ortaya, bunun sonu gelmez.”

Bu yaklaşımın Kıbrıs Türk tarafının lehine değil, sürecin lehine olduğunu vurgulayan Erhürman, hedeflerinin “müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm için müzakere” olduğunu yineledi.

New York’ta BM Genel Sekreteri António Guterres ile gerçekleştirdiği görüşmede de bu yaklaşımı doğrudan anlattığını belirten Erhürman, metodolojinin mantığını yüz yüze aktarma fırsatı bulduklarını kaydetti. Türkiye’nin bir engelleme yaptığı yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını açık biçimde ifade eden Erhürman şunları söyledi:

“Türkiye engelledi diye bir şey yok. Eğer bir engellemeden söz edilecekse, bu benim metodolojim gereği ‘olmaz’ dediğim bir şeydir.”

İLK YÜZ YÜZE TEMAS VE ÇÖZÜM İRADESİ VURGUSU
Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Gutteres ile gerçekleştirdiği görüşmenin içeriğine, güven yaratıcı önlemlere, geçiş noktalarına ve son dönemde kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Erhürman, görüşmenin ilk yüz yüze temas olması nedeniyle önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“10 dakikadan biraz fazla yanılmıyorsam sürdü. Biz tabii bu görüşme ilk görüşmeydi. Dolayısıyla ilk defa yüz yüze gelerek görüşlerimizi aktardık. Buradan gitmeden önce de bize göre kendi aktaracaklarımızın gündeminin ne olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Biliyorsunuz. Öncelikle halkımızın çözüm iradesini bir kez daha Sayın Genel Sekreter’e aktardık. Bunu yaptık.”

Cumhurbaşkanı, dört maddelik metodoloji önerisini de ayrıntılı biçimde anlattıklarını ifade etti:

“Görüşme süreci başladığı ilk günden itibaren biz masaya seçim döneminin çok öncesinden beri kamuoyuyla ve uluslararası toplumla paylaştığımız dört maddelik metodoloji önerimizi koymuştuk. Bu dört maddelik metodoloji önerisiyle ilgili çeşitli tartışmalar yapıldı, çeşitli yorumlar yapıldı. Bunların bizler açısından tam olarak ne anlama geldiğini, bu dört maddeyle ne kastettiğimizi bir kez de yüz yüze Sayın Genel Sekreter’e aktarma fırsatı bulduk.”

GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER VE LEFKOŞA VURGUSU
Erhürman, güven yaratıcı önlemler konusundaki tutumlarını da yinelediklerini belirtti:

“Üçüncü bir konu olarak da güven yaratıcı önlemler başlığı altında toplayabileceğimiz, Cenevre ve New York’ta görüşülmüş ve bizim devraldığımız konular ve bunların ötesinde bizim ortaya koyduğumuz ve Sayın Hristodoulidis’in ortaya koyduğu güven yaratıcı önlemlerle ilgili de görüşlerimizi aktardık.
Daha önceden beri söylediğimiz bir şey vardı. Toplantıların güven yaratıcı önlemleri görüşmek için çok uygun olmadığını, bunların esas itibariyle Lefkoşa’da iki lider arasında gerçekleşen görüşmelerde sonuca bağlanması gereken şeyler olduğunu söylemiştik. Sayın Maria Angela Holguin’in son gelişinde de 5 artı 1’e gidilebilmesi için güven yaratıcı önlemler konusunda mesafe kaydedilmesi gerektiğini söylemişti. Dolayısıyla bu konuda aynı fikirdeyiz.”

GEÇİŞ NOKTALARI VE VERİLEN SÖZLER
Cumhurbaşkanı, Metehan başta olmak üzere geçiş noktalarındaki gelişmelere ilişkin ayrıntılı bilgi verdiklerini söyledi:

“Bir kez daha Sayın Genel Sekreter’e bu konuyla ilgili bizim uzun bir süreden beri öneri yaptığımızı, 30 Ocak’a kadar bu konularda adım atılması noktasında sözler verildiğini, bunların kamuoyuyla paylaşıldığını ama bugüne kadar gerek Metehan’da bir gelişme yaşanmadığını, tam tersine sıkışıklığın arttığını, Delinya ve Bostancı geçiş noktalarında seri sefer çıkarılması sözü 31 Ocak itibarıyla tamamlanacak bir söz olarak verilmiş olmasına rağmen bunun da gerçekleşmediğini, Hellim konusunda Bureau Veritas’ın yetkilendirilmesi için imzalanacak sözleşme için de 31 Ocak tarihinin deadline olarak verildiğini ama bunun da bugüne kadar gerçekleşmediğini anlatma fırsatı bulduk.”

Yeni geçiş noktalarına ilişkin önerileri de aktardıklarını belirten Erhürman şöyle konuştu:

“Yeni geçiş noktalarıyla ilgili çok sayıda öneri geliştirdiğimizi söyledik. Bu önerilerin neler olduğunu da tek tek Sayın Genel Sekreter’in huzurunda aktarma fırsatı bulduk. Bizim açımızdan hiçbir sorun yok. Kıbrıslı Rumlar yararlandığında bundan asla rahatsız olmayız. Tam tersine onların da hayatlarının kolaylaşmasını isteriz.”

BM’NİN İLGİSİ
Genel Sekreter’in sürece ilgisinin azaldığı yönündeki yorumlara da değinen Erhürman, şunları söyledi:

“Şüphe duyuluyordu acaba Sayın Genel Sekreter’in sürece dair ilgisinde bir zayıflama var mı diye. Bizim gözlemimiz bu toplantıda Sayın Genel Sekreter’in Kıbrıs sorununa ve bu konudaki gelişmelere dair ilgisinde herhangi bir azalma olmadığı yönünde oldu. Görüşmenin öngörülenden iki katından fazla sürmesi de aslında bu ilgisinin devamını gösteren unsurlardan biriydi.”

BÖLGESEL GELİŞMELER
Bölgesel gelişmelerin de gündeme geldiğini belirten Erhürman, özellikle güvenlik ve enerji alanındaki anlaşmalara dikkat çekti:

“2017’den bu yana tam olarak anlamlı diyebileceğimiz bir müzakere süreci yaşanmadı. Bu da iki taraf arasındaki güveni ve teması zayıflattı. Ama buna ek olarak güveni zayıflatan bir başka etken daha yaşandı. Özellikle Güney Kıbrıs’ın güvenlik ve enerji konusunda çeşitli ülkelerle yaptığı anlaşmalar da güveni azaltan faktörlerdir.”

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi