“Direne direne özelde sendika!”
CTP Gençlik Örgütü, Ektam Kıbrıs Ltd.’de Emek-İş Sendikası’nın örgütlenmesinin ardından yaşanan sürecin yalnızca bir işyeri meselesi olmadığını belirterek, özel sektörde sendikal hakların anayasal güvence altında olduğunu vurguladı.
“Direne direne özelde sendika!”
CTP Gençlik Örgütü, Ektam Kıbrıs Ltd.’de Emek-İş Sendikası’nın örgütlenmesinin ardından yaşanan sürecin yalnızca bir işyeri meselesi olmadığını belirterek, özel sektörde sendikal hakların anayasal güvence altında olduğunu vurguladı.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gençlik Örgütü, Ektam Kıbrıs Ltd.’de süren grev ve işten çıkarmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yaşananların yalnızca kurum çalışanlarını ya da Emek-İş Sendikası üyelerini değil, tüm özel sektör emekçilerini ve gelecekte özel sektörde yer alacak gençleri doğrudan ilgilendirdiği ifade edildi.
6 Şubat’ta başlayan grevin “haklı” olduğu belirtilen açıklamada, emeğin değersizleştirilmesine karşı örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekildi.
Örgütten yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“EKTAM Kıbrıs Ltd.’de yaşananların, sadece kurum çalışanları veya Emek-İş Sendikası üyeleri için değil, tüm özel sektör emekçileri ve gelecekte özel sektörde yer alacak biz gençler için de kritik önem taşıdığı düşüncesindeyiz.
Cumhuriyetçi Türk Partisi Gençlik Örgütü olarak, 6 Şubat’ta başlayan haklı grevi yakından takip ediyoruz. Emeğin her zamankinden daha değerli olduğu günümüzde, çalışanların ekmek kavgasının işverenin “iki dudağı arasına” sıkıştırılmaya çalışılması çağ dışıdır ve özel sektörün geleceğini baltalayan büyük bir etkendir.
Nasıl ki bir işletmenin kapatılması ya da yapılandırılması işletme sahibinin yasal hakkıysa, çalışanların sendikal örgütlenmesi de anayasal bir haktır. Emek-İş Sendikası’nın kurulmasının hemen ardından yapılmaya çalışılan toplu işten çıkarmalar ne dramatik açıklamalarla ne de “aile ortamı” söylemleriyle örtbas edilebilir.
Uzun yıllardır hizmet veren EKTAM Kıbrıs Ltd. yetkililerinin bugünlere yalnız gelmedikleri bir gerçektir. İşini “kendi işi gibi” sahiplenen çalışanlar olmasaydı, bugün yaşanan krizlerin çok daha önceden patlak vereceği de aşikardır. İşverenlerin zaman içerisinde almış oldukları yanlış kararların, hatalı planlamaların ve finansal başarısızlıkların faturası, hak arayışındaki emekçiye kesilemez.
Anayasal hakları ile geleceklerini güvence altına almak için mücadele veren Emek-İş Sendikasının yanında, çalışanlarının haklarını gasp eden tüm iş verenlerin tam karşısındayız.
Yaşasın örgütlü dayanışma!”














