Şahiner rakamlarla konuştu: “Maliye iflas noktasında”

CTP Lefke milletvekili Salahi Şahiner, Meclis’te yaptığı konuşmada kumarhanelerden elde edilen kamu gelirlerini Kıbrıs’ın güneyiyle karşılaştırarak, vergi politikalarının devleti ciddi bir gelir kaybına sürüklediğini söyledi. Şahiner, “Dört kumarhaneden 60 milyon dolar gelir elde eden bir yapı var, biz 32 kumarhaneden 75–80 milyon dolarda kalıyoruz” dedi.

Bugün Kıbrıs

CTP Lefke milletvekili Salahi Şahiner, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı uzun ve sert konuşmada kamu maliyesinin içine sürüklendiği tabloyu borçlanma tarihleri, tutarlar ve faiz yükleriyle anlattı. Şahiner, Maliye Bakanlığı’nın borcu borçla kapatan bir yapıya dönüştüğünü savunarak, “Bu gemi battı. Artık bunu inkâr etmenin anlamı yok” dedi.

BORÇ BORÇLA KAPATILIYOR: TARİHLER VE RAKAMLARLA ANLATTI
Şahiner, borçlanma ihalelerinin bir zincir haline geldiğini belirterek somut örnekler verdi. 25 Eylül 2025 tarihinde sonuçlanan ve 7 Kasım 2025 vadeli 2 milyar 86 milyon TL’lik borçlanmaya işaret eden Şahiner, ödeme tarihi gelmeden yeni bir borçlanmaya gidildiğini söyledi.

Şahiner, “7 Kasım ödeme tarihi gelmeden bu kez 26 Aralık 2025 vadeli 2 milyar 605 milyon TL borçlanmaya gidildi. Yetmedi, bu borcun ödeme tarihinde bu kez 2 milyar 900 milyon TL’lik yeni bir borç çıkarıldı. Borcu kapatmak için borçlanılan borcun da borcu var artık” ifadelerini kullandı.

Bu tabloyu “maliyenin boğazına sarılmış bir sarmaşık” olarak tanımlayan Şahiner, faiz yükünün katlanarak büyüdüğünü vurguladı.

DÖVİZ BORÇLARI: 14 MİLYONDAN 19 MİLYON DOLARA
Şahiner, döviz cinsinden borçlanmalara da dikkat çekti. 28 Mart 2025 tarihinde 11 Temmuz 2025 vadeli 14 milyon dolarlık borçlanmanın, vade geldiğinde yeni bir ihaleyle 19 milyon dolara çıktığını söyledi.

Bu borcun da ötelenerek 11 Kasım 2025 ve ardından 6 Mart 2026 vadelerine taşındığını belirten Şahiner, “Bu sarmal her ay maliyenin boğazını biraz daha sıkıyor” dedi.

“VERGİ GELİRİ YERİNE BORÇLANMAYI GELİR KALEMİ SANIYORLAR”
Maliye yönetiminin temel gelir kalemlerinden koptuğunu savunan Şahiner, “Vergi gelirleri, kurumlar vergisi, KDV, gümrük vergileri artık ikinci plana itilmiş durumda. Borçlanmayı yeni bir gelir kalemi sanan bir maliye anlayışıyla karşı karşıyayız” dedi.

KUMARHANELER KARŞILAŞTIRMASI: 4 CASİNO – 32 CASİNO
Şahiner, kumarhanelerden elde edilen gelirleri de rakamlarla karşılaştırdı. Kıbrıs’ın güneyinde 4 kumarhaneden üç yılda 121 milyon euro, yalnızca 2025 yılında yaklaşık 50 milyon euro gelir elde edildiğini belirten Şahiner, Kıbrıs’ın kuzeyinde ise 32 kumarhaneden elde edilen yıllık gelirin 75–80 milyon dolar seviyesinde kaldığını söyledi.

“Güneyde reklamı bile olmayan 4 kumarhaneden bu gelir elde edilirken, burada 32 kumarhaneden bu rakam normal mi?” diye soran Şahiner, ciddi bir gelir kaybı olduğunu savundu.

ŞANS OYUNLARI VERGİSİ ELEŞTİRİSİ
Şahiner, şans oyunları hizmetler vergisinin %10’dan %5’e düşürülmesini de sert sözlerle eleştirdi. Bu düzenlemenin gelir artıracağı iddiasının gerçekçi olmadığını söyleyen Şahiner, “Bize ‘gelir artacak’ dendi ama hangi kalemden arttığına dair veriler Meclis’ten saklandı” dedi.

AKSA VE ENERJİ ELEŞTİRİSİ: “ELEKTRİK MALİYETİ İKİ KATINA ÇIKTI”
Salahi Şahiner, Aksa Kalecik sözleşmesini Meclis kürsüsünden sert ifadelerle eleştirerek, söz konusu anlaşmanın yalnızca enerji politikası açısından değil, kamu maliyesi açısından da ağır bir yük yarattığını söyledi. Elektrik üretiminde yapılan tercihler nedeniyle maliyetlerin iki katına çıktığını belirten Şahiner, bunun doğrudan bütçeye ve halkın yaşam maliyetine yansıdığını ifade etti.

Elektriğin enflasyon sepetindeki ağırlığının %5,65 olduğunu hatırlatan Şahiner, bu alandaki her artışın zincirleme bir etki yarattığını vurguladı. Şahiner, “Elektrik maliyetlerini iki katına çıkaracak Kalecik sözleşmesini imzalarsanız, bunun bir yıllık karşılığı maliyeye yaklaşık 5,5 milyar TL olarak yansır” dedi.

Bu maliyetin yalnızca doğrudan kamu harcamalarıyla sınırlı kalmadığını ifade eden Şahiner, yoğun elektrik tüketen işletmelerin üretim maliyetlerini artırmak zorunda kaldığını, bunun da fiyatlara yansıyarak hayat pahalılığını derinleştirdiğini söyledi. Şahiner, “Elektrikteki bu artış sadece faturaları değil, piyasadaki tüm ürünleri etkiliyor. Dolaylı maliyetle halkın cebinden katbekat fazlası çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Şahiner, Aksa ile yapılan sözleşmenin imzalanma sürecinde kamuoyuna verilen çelişkili mesajlara da dikkat çekerek, “Bir yandan ‘doğalgaza geçilecek’ deniyor, diğer yandan yıllarca sürecek ağır mali yükün altına giriliyor. Bu ülkenin enerji politikası masallarla yönetilemez” dedi.

FİBER OPTİK VE TNT TEPKİSİ: “BU BİR HEDİYE DEĞİL, PEŞKEŞTİR”
Salahi Şahiner, fiber optik protokolü ve Ercan Havalimanı işletmecisi TNT ile ilgili süreçleri de sert sözlerle eleştirdi. Fiber optik altyapısının 25 yıllığına devredilmesini “hediye” olarak nitelendiren açıklamalara tepki gösteren Şahiner, “Bu olsa olsa hediye paketinin içindeki bir el bombasıdır” dedi.

Şahiner, iddia edilen 48 milyon dolarlık borç gerekçe gösterilerek fiber optik altyapının bir şirkete devredilmesini kabul edilemez bulduğunu belirterek, “48 milyon dolar borç var diye, milyarlarca dolarlık altyapıyı 25 yıllığına peşkeş çekeceksiniz. Bunun adı yatırım değil, devirdir” ifadelerini kullandı.

Fiber optik altyapı için uluslararası ihale yapılmamasının milli güvenlik riski yaratacağını belirten Şahiner, bu görüşün bizzat hükümet yetkilileri tarafından da dile getirildiğini hatırlattı. Şahiner, “Rekabet olursa, şeffaflık olursa, burada yolsuzluk yapılamaz. Asıl korkulan budur” dedi.

TNT sürecine de değinen Şahiner, Sayıştay raporlarında yer alan bulguların kamuoyundan gizlendiğini savundu. Şahiner, “Şirket gelir gizliyor, devletin milyarlarca liralık hakkı gasp ediliyor. Buna rağmen yeni ödemeler, yeni yükümlülükler yaratılıyor” diye konuştu.

Ercan Havalimanı pistine ilişkin tahkim kararını da hatırlatan Şahiner, asfalt yerine beton dökülmesi gerektiği gerekçesiyle devlete 19 milyon euro ek yük çıkarıldığını belirterek, “Şirketin kendi taahhütlerini yerine getirmemesinin bedelini yine halk ödüyor” dedi.

Şahiner, tüm bu örneklerin ortak noktasının kamu yararı değil, imtiyazlı sözleşmeler ve denetimsizlik olduğunu vurgulayarak, “Bu düzen maliyeyi de devleti de boğuyor” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.