Fide Kürşat kürsüde isyan etti: “Emekçi daha ne kadar soyulacak?”

CTP İskele Milletvekili Fide Kürşat, kooperatif iştiraklerinde yıllardır süren siyasi atamalar, yasaya aykırı maaş kesintileri ve hak gasplarına sert tepki göstererek, “Hortumlanan, soyulan bu iştiraklerin yarattığı yolsuzluğun finansmanı emekçiler olamaz” dedi; yaşananların sürdürülemez olduğunu vurgulayan Kürşat, erken seçim çağrısı yaptı.

Bugün Kıbrıs

CTP İskele Milletvekili Fide Kürşat, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada Koop Süt, Binboğa ve Levazım iştiraklerinde yıllardır sürdürülen uygulamaları sert sözlerle eleştirdi. Kürşat, bu kurumlarda siyasi atamalarla kurulan bir talan düzeni olduğunu belirterek, yaşanan mali çöküşün bedelinin emekçilere ödetildiğini söyledi.

Konuşmasına hükümet sıralarındaki boşluğa dikkat çekerek başlayan Kürşat, konunun doğrudan muhataplarının Genel Kurul’da bulunmamasını eleştirdi ve şu sözlerle yüklendi:
“Yaklaşık yedi yıldır bu iştiraklerde siyasi atamalarla yürütülen bir soygun düzeni var. Günün sonunda bu kurumlar borç batağına sürüklendi, sürdürülebilirliklerini kaybetti.”

“EMEKÇİLER KURUMU AYAKTA TUTMAK İÇİN FEDAKÂRLIK YAPTI”
Kürşat, çalışanların yıllardır kurumların ayakta kalabilmesi için ciddi fedakârlıklar yaptığını hatırlatarak, maaş kesintileri ve ek haklardan feragat edilmesine rağmen sorunların çözülmediğini vurguladı:
“Çalışanlardan defalarca özveri istendi. Maaş kesintileri yapıldı, ek menfaatler alınmadı. KOOP-SEN’le birlikte emekçiler taşın altına elini koydu. Ama gelinen noktada yine bedeli ödeyen çalışan oldu.”

Ağustos ayında, 50 dereceyi aşan sıcaklık altında yapılan eylemleri hatırlatan Kürşat, hükümetle imzalanan protokollerin de tutulmadığını söyledi.

“YASAYA AYKIRI KESİNTİLER AÇIKTIR”
Kürşat, Kasım 2025’te sendikanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yaptığı başvuruları ve bakanlık tarafından yazılan resmi yazıları Meclis kürsüsünden okudu. Çalışma Dairesi’nin açıkça kesintilerin yasaya aykırı olduğunu tespit ettiğini belirten Kürşat, şu ifadeleri kullandı:
“Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası ile İş Yasası çok açık. Mahkeme kararı olmadan kesinti yapılamaz. Çalışma Bakanlığı da bunu yazılı olarak bildiriyor.”

Ancak buna rağmen Ocak ayında yeniden keyfi kesintilere gidildiğini söyleyen Kürşat, bunun hukuk tanımazlık olduğunu vurguladı.

HAYAT PAHALILIĞI ÖDENEĞİ EKSİK YANSITILDI
Kürşat, iştiraklerde hayat pahalılığı ödeneğinin toplu iş sözleşmesine aykırı şekilde eksik ödendiğini rakamlarla ortaya koydu:
“Binboğa’da yüzde 15,66, Koop Süt’te yüzde 19,66, Levazım’da yüzde 17,66 uygulandı. Oysa sözleşmeye göre bu oran yüzde 21,66 olmalıydı.”

Bu farkların açık bir hak gaspı olduğunu belirten Kürşat, Çalışma Bakanlığı’nın bu konuda sorumluluk almak zorunda olduğunu ifade etti.

“HANGİ HUKUK REFORMUNDAN SÖZ EDİYORSUNUZ?”
Konuşmasının en sert bölümlerinden birinde Kürşat, hükümetin sık sık dile getirdiği hukuk ve anayasa reformu söylemlerine tepki gösterdi:
“Çalışanı koruyan mevcut yasalar bile uygulanmazken, emekçinin maaşı kesilirken hangi hukuk reformundan söz ediyorsunuz?”

Kürşat, bu uygulamaların demokratik hukuk düzenini çökerttiğini savundu.

BAKANLARA AÇIK SORU
Kürşat, özellikle Oğuzhan Hasipoğlu ve Fikri Ataoğlu’na seslenerek, daha önce kesintilerin yasaya aykırı olduğunu belirten yazılara rağmen bugün neden aynı uygulamaların sürdüğünü sordu:
“Kendi imzanızla bu kesintilerin hukuka aykırı olduğunu söylüyorsunuz. Bugün Binboğa çalışanları sizden yanıt bekliyor.”

“BU TALANIN FATURASI EMEKÇİYE KESİLEMEZ”
Konuşmasını erken seçim çağrısıyla tamamlayan Kürşat, yaşananların artık taşınamaz ve sürdürülemez bir noktaya geldiğini vurguladı. Mevcut tablonun tesadüf olmadığını, yıllardır süren siyasi atamalar, denetimsizlik ve yolsuzluk düzeninin doğal sonucu olduğunu ifade eden Kürşat, bu tablonun faturasının sistematik biçimde emekçilere kesildiğini söyledi. Kürşat, “Hortumlanan, soyulan bu iştiraklerin yarattığı yolsuzluğun finansmanı emekçiler olamaz” diyerek, çalışanların maaşlarından ve haklarından yapılan kesintilerin meşru hiçbir gerekçesi olmadığını dile getirdi.

Kürşat, hükümetin kendi yarattığı mali ve yönetsel çöküşü gizlemek için emekçiyi hedef haline getirdiğini, hukuka aykırı uygulamaları olağanlaştırmaya çalıştığını belirtti. Bu anlayışın yalnızca kooperatif iştirakleriyle sınırlı olmadığını söyleyen Kürşat, kamunun birçok alanında benzer bir hak gaspı ve baskı düzeninin kurulduğunu ifade etti. “Bu düzen ne hukuka sığar ne vicdana. Çalışanı koruyan yasalar ortadayken, bunları uygulamayan bir iktidarın meşruiyetinden söz edilemez” sözleriyle hükümete yüklendi.

Adanın dört bir yanında büyüyen emek mücadelesine dikkat çeken Kürşat, doktorlardan kooperatif emekçilerine, kamu çalışanlarından işçilere kadar geniş bir kesimin artık aynı noktada buluştuğunu söyledi. Bu tablonun açık bir toplumsal uyarı olduğunun altını çizen Kürşat, “Bu kurulan kara düzen duvara tosladı. Halk artık bu yükü taşımıyor. Bir an önce halkın iradesi yenilenmeli” diyerek, erken seçimin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.