Eski kıdemli yargıç Tacan Reynar: “Laf değil, icraat; Meclis İş Yasası’nı derhal değiştirmeli”
Eski kıdemli yargıç Tacan Reynar, 22/1992 sayılı İş Yasası’nın işçilere temel iş güvencesi sağlamadığını vurgulayarak, Meclis’e “laf değil icraat” çağrısı yaptı; mevcut düzenlemenin işverene haksız fesih imkânı tanıdığını, işçiyi ise uzun, masraflı ve sonuçsuz dava süreçlerine mahkûm ettiğini söyledi.
Eski kıdemli yargıç Tacan Reynar: “Laf değil, icraat; Meclis İş Yasası’nı derhal değiştirmeli”
Eski kıdemli yargıç Tacan Reynar, 22/1992 sayılı İş Yasası’nın işçilere temel iş güvencesi sağlamadığını vurgulayarak, Meclis’e “laf değil icraat” çağrısı yaptı; mevcut düzenlemenin işverene haksız fesih imkânı tanıdığını, işçiyi ise uzun, masraflı ve sonuçsuz dava süreçlerine mahkûm ettiğini söyledi.
Bugün Kıbrıs
Eski kıdemli yargıç Tacan Reynar, 22/1992 sayılı İş Yasası’nın çalışanlar açısından temel iş güvencesi sağlamadığını vurgulayarak, Meclis’e ivedi değişiklik çağrısı yaptı. Reynar, mevcut yasal düzenlemenin on binlerce çalışanı ilgilendirdiğini, ancak yıllardır hayati önemde hiçbir adım atılmadığını belirtti.
Reynar, “22/1992 sayılı İş Yasası maalesef bu yasa kapsamında çalışan işçilere temel iş güvencesi korumalarını sağlamıyor, yasa oldukça yetersiz ve on binlerce insanı ilgilendiren bu yasada yıllardır hayati önemde değişiklikler yapılmamış, anlayacağımız olduğumuz yerde sayıyoruz” ifadelerini kullandı.
“İŞVEREN, HAKSIZ DA OLSA İŞÇİYİ KOLAYCA İŞTEN ÇIKARABİLİYOR”
Mevcut yasaya göre işverenin, uzun ve yıpratıcı bir dava süreci sonunda dahi adil bir tazminat ödemeden işçiyi işten çıkarabildiğini ifade eden Reynar, “İşveren, işçinin binbir sıkıntı içinde açacağı ve yıllarca sürecek bir dava sonrasında, TL’nin de değer kaybetmesiyle adil oranda bir tazminat ödemeden istediği işçiyi haksız da olsa işten çıkarabiliyor” dedi.
“İŞÇİ HAKLI OLSA BİLE İŞE GERİ DÖNEMİYOR”
Anayasa Mahkemesi’nin D.1/97 sayılı kararına işaret eden Reynar, mevzuatta işçi haklı bulunsa dahi işe geri dönüş hakkı bulunmadığını hatırlattı. Reynar, “İşçi işten çıkarıldığında hem işsiz ve maaşsız kalıyor, hem hakkını aramak için dava açmak isterse avukat ücreti bulup ödemek zorunda kalıyor, hem de tüm bunları yapsa bile İş Mahkemesi’nin olmaması nedeniyle uzun bir süre mahkemenin kendisini dinlemesini bekliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“TAZMİNAT, YILLAR İÇİNDE DEĞERİNİ KAYBEDİYOR”
Alınabilecek tazminatın son maaş üzerinden hesaplandığını ve davaların yıllarca sürmesi nedeniyle Türk Lirası’nın değer kaybının işçiyi daha da mağdur ettiğini kaydeden Reynar, bu durumun adaletsizliği derinleştirdiğini vurguladı.
MECLİS’E AÇIK ÇAĞRI
Reynar, 22/1992 sayılı İş Yasası’nın derhal değiştirilmesi gerektiğini belirterek, “İşverenin, mevcut bir iş uyuşmazlığı devam ederken yeni istihdam yapmasını engelleyici ya da uzlaşı masasına gelmesini zorlayıcı düzenlemeler mevzuata kazandırılmalıdır. Bunun yanında her iki taraf açısından iş barışını koruyucu tedbirler de ivedilikle ele alınmalıdır” dedi.
Aksi halde bu ülkede özel sektörde iş güvencesinden söz edilemeyeceğini vurgulayan Reynar, “Laf değil, icraat gerekir” diyerek Meclis’i sorumluluk almaya çağırdı.














