Epstein yazışmalarında “Kıbrıs” detayı
ABD’de kamuoyuna açıklanan yeni Epstein belgelerinde, Jeffrey Epstein ile eski İsrail Başbakanı Ehud Barak arasında geçen e-postalarda Kıbrıs’ın bir şirket yapılanması için değerlendirildiği ancak daha sonra bu seçeneğin rafa kaldırıldığı ortaya çıktı.
Epstein yazışmalarında “Kıbrıs” detayı
ABD’de kamuoyuna açıklanan yeni Epstein belgelerinde, Jeffrey Epstein ile eski İsrail Başbakanı Ehud Barak arasında geçen e-postalarda Kıbrıs’ın bir şirket yapılanması için değerlendirildiği ancak daha sonra bu seçeneğin rafa kaldırıldığı ortaya çıktı.
Bugün Kıbrıs
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan dosyalarda yer alan ve Temmuz 2017 tarihli olduğu belirtilen yazışmalar, İsrail merkezli teknoloji şirketi Reporty’nin genişleme ve finansman stratejisine odaklanıyor. Yazışmalarda, şirketin Avrupa’da kurmayı planladığı iştirak için hangi ülkenin tercih edileceği tartışılıyor.
Epstein, e-postalardan birinde “İsrail’in vergiden kaçınmak için Kıbrıs’ı kullanma yöntemi eski, anlamsız ve tehlikeli” ifadelerini kullandı. Güney basınında yer alan haberlere göre bu değerlendirme, Kıbrıs’ı hukuki bir suçlama çerçevesinde değil, daha çok itibari ve stratejik bir risk olarak gördüğünü yansıtıyor. Yazışmalarda Kıbrıs’a yönelik herhangi bir yasa dışı faaliyet iddiası yer almıyor.
Ehud Barak ise aynı e-posta zincirinde, Kıbrıs seçeneğinden vazgeçildiğini doğruladı. Barak, çalışma arkadaşlarına “Kıbrıs şirketiyle ilgili tüm adımları durdurmaları ve gerçek bir Avrupa yargı alanına geçiş için hazır olmaları” talimatını verdiğini yazdı. Ancak Kıbrıs’ta resmi olarak bir şirket kurulup kurulmadığı ya da sürecin hangi aşamada olduğu belirtilmedi.
LÜKSEMBURG ÖNERİSİ
Yazışmalarda yatırımcı Nicole Junkermann’ın da görüşleri yer aldı. Junkermann, Kıbrıs’ın “kaşları kaldırdığını” belirterek yatırımcı algısı açısından sorun yaratabileceğini ifade etti ve Avrupa operasyonları için alternatif olarak Lüksemburg’u önerdi. Bu değerlendirme de hukuki uygunluktan ziyade algı ve yatırımcı güveni ekseninde yapıldı.
Belgelerde herhangi bir Kıbrıslı kurum, banka, hukuk bürosu ya da kamu yetkilisinin adı geçmiyor. Ayrıca Epstein veya Barak’ın bu kapsamda Kıbrıs’ta fiilen bir ticari faaliyet yürüttüğüne dair bir ifade bulunmuyor.
NE OLMUŞTU?
Söz konusu yazışmalar, ABD Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna açıkladığı üç milyondan fazla sayfalık Epstein dosyalarının bir parçası olarak yayımlandı.
Jeffrey Epstein, 2019 yılında New York’ta federal cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken cezaevinde ölü bulunmuştu. Daha önce 2008 yılında Florida’da bir küçüğü fuhşa teşvik etmek suçundan hüküm giymiş ve aldığı ceza kamuoyunda aşırı hafif bulunmuştu.
Epstein’ın mağdurları, reşit olmayan kız çocuklarını içeren geniş kapsamlı bir istismar ve insan ticareti ağı kurduğunu ileri sürmüş; Epstein ise ölümünden önce suçlamaları reddetmişti.
Dosya, ABD’de siyasi açıdan tartışmalı olmaya devam ediyor. Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi siyasetçiler ile mağdur temsilcileri, Epstein’ın bağlantı ağının ve olası destekçilerinin tam olarak ortaya çıkarılması için daha fazla şeffaflık talep ediyor.













