Erhürman: “Hristodulidis’le biz partneriz; ya beraber kazanacağız ya beraber kaybedeceğiz”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, üçlü görüşme sonrası yaptığı değerlendirmede güven yaratıcı önlemler başlığında arzu edilen ilerlemenin sağlanamadığını söyledi; buna karşın sürecin kopmaması için diyalog ve diplomasi kanallarının açık tutulmasının önemine dikkat çekti, liderler düzeyinde daha sık temas önerisini yineledi.

Bugün Kıbrıs

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, üçlü görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığında basına değerlendirmelerde bulundu. Erhürman, göreve başlamasının üzerinden üçüncü kez Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ve BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile bir araya geldiklerini belirterek, görüşmenin güven yaratıcı önlemler alanında somut ilerlemeler kaydedildikten sonra yapılmasını tercih edeceklerini ancak diyalogdan kaçınmadıklarını söyledi. Erhürman, “Diyalog ve diplomasi her zaman iyidir” diyerek, Holguin’in de masada bulunmasının görüşmeyi anlamlı bir fırsata dönüştürdüğünü ifade etti.

Erhürman, toplantıda ilk sözü kendilerinin aldığını, Hristodulidis’in daha önce sunduğu güven yaratıcı önlemler paketiyle ilgili kendi görüş ve önerilerini aktardıklarını söyledi. Güven yaratıcı önlemler ve genel olarak güvenin tesisinde arzu edilen seviyeye gelinmediğini muhataplarıyla paylaştıklarını belirten Erhürman, Holguin’in Hristodulidis’le yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada da güven yaratıcı önlemlerden ilerleme çıkmaması halinde 5+1 formatının toplanmasının anlamlı olmayacağı değerlendirmesini dile getirdiğini hatırlattı.

BEŞ MADDELİK METİN: “YENİ BİR ŞEY YOK”
Erhürman, bugünkü toplantıya Hristodulidis’in beş maddelik bir metin getirdiğini belirterek, “O beş maddenin içerisinde bugüne kadar bilmediğimiz yeni bir şey yok” dedi. Beş maddenin içinde güven yaratıcı önlemler başlığında bir maddenin geçiş noktalarıyla ilgili olduğunu söyleyen Erhürman, bunun bugüne kadar üzerinde konuşulan çerçevenin dışına çıkan bir öneri olarak geldiğini ve bu nedenle “kabul edilmesinin mümkün olmadığını” ifade etti.

Erhürman, güneyde yapılan açıklamaların Türkçe çevirisinden beş maddeyi şöyle aktardı: “Çözüm zemininin yeniden teyit edilmesi; Birleşmiş Milletlerin, Crans-Montana’ya kadar olan yakınlaşmaları hazırlaması ve bunları her iki topluma dağıtması; 5+1 tarafını ilgilendiren yakınlaşmaların da aynı şekilde 5 tarafa dağıtılması; bu belge temelinde Genel Sekreterin gayri resmi değil, resmi formatta genişletilmiş bir konferans çağırması; bu toplantıda dört geçiş kapısının açılacağının duyurulması.”

Erhürman, iki liderin daha sık buluşmasına ilişkin önerinin bu beş maddenin içinde yer almadığını, bunun toplantı bittikten sonra kendi önerisi olarak gündeme geldiğini özellikle vurguladı.

DÖRT MADDELİK METODOLOJİ: “USUL KABUL EDİLMEDEN ESASA GEÇİLMEMELİ”
Cumhurbaşkanı Erhürman, kendi taraflarının ortaya koyduğu dört maddelik öneriyi “metodoloji”, yani “usul” olarak tarif etti ve bu ilkeler kabul edilmeden esasa geçilmemesi gerektiğini söyledi. Birinci başlığın siyasi eşitlik olduğunu vurgulayan Erhürman, bu kapsamda söylediklerinin açık olduğunu ifade etti: “Etkili katılımın ve dönüşümlü başkanlığın prensip olarak kabul edilmesi.”

Erhürman, dönüşümlü başkanlığın kaç dönemde bir olacağının müzakere masasında konuşulacağını ancak prensipte dönüşümlü başkanlığın bulunmadığı bir yapının, Kıbrıslı Türklerin hiçbir zaman başkan olamayacağı bir düzen anlamına geleceğini ve bunun siyasi eşitlikle bağdaşmayacağını söyledi. Bu konuda geçmiş örneğe işaret eden Erhürman, 1960 düzeninde de benzer sancıların yaşandığını hatırlattı.

Üçüncü maddede yer alan zaman sınırlaması için de ilkesel bir çerçeve çizdiklerini belirten Erhürman, hedefin belirli bir ay sayısını şimdiden dayatmak olmadığını kaydetti. Erhürman, “Open-ended, ucu açık bir müzakereyi istemiyoruz, kabul etmiyoruz” diyerek, “Ben müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere isterim” ifadelerini kullandı.

“KAHVE İÇERİZ, ÇAY İÇERİZ… DİYALOG DEVAM ETSİN”
Erhürman, görüşme sonunda iki liderin Holguin’in adada bulunmadığı dönemlerde de düzenli temas kurmasının yararlı olacağını ifade ederek bir öneri yaptığını söyledi. Erhürman, bu öneriyi şöyle aktardı: “Biz iki lider olarak da belli aralıklarla bir araya gelelim. Kahve içeriz, çay içeriz… Bu diyaloğun devam etmesi gerekiyor.” Hristodulidis’in de bu öneriye olumlu yaklaştığını söyleyen Erhürman, Hristodulidis’in kendi temsilcisine “iki hafta içerisinde ayarlayalım” talimatı verdiğini kaydetti.

Toplantının sonucuna ilişkin değerlendirmesinde Erhürman, güven yaratıcı önlemler başlığında 3-5 maddede uzlaşma çıkmasının toplantıyı “verimli” kılacağını, bunun gerçekleşmediğini belirtti. Buna rağmen görüşmenin “yararlı” geçtiğini söyleyen Erhürman, bunun nedenini tarafların birbirini daha fazla dinleme ve Holguin’in iki lideri birlikte daha fazla dinleme olanağı bulması olarak açıkladı.

“BİZ PARTNERİZ”
Erhürman, toplantıdan ayrılırken iki liderin ortak çerçeveyi de dile getirdiğini belirterek şu ifadeyi aktardı: “Kalkarken masadan şöyle diyerek kalktık, Sayın Hristodulidis’le beraber. Biz partneriz ve ya ikimiz kazanacağız, iki toplum, iki halk için ya ikimizi de kaybedeceğiz. Bunu birebir söyledik.” Erhürman, hedefin Kıbrıs adasının ve Kıbrıs’taki halkların kazanacağı bir barış ve istikrara ulaşmak olduğunu söyledi.

2 ŞUBAT’TA “100 GÜN” DEĞERLENDİRMESİ
Cumhurbaşkanı Erhürman, görevde 100 günün 1 Şubat’ta dolacağını, tarihin pazara denk gelmesi nedeniyle 2 Şubat’ta basın toplantısı yapacaklarını belirtti. Bu toplantıda hangi güven yaratıcı önlemde ne önerildiğini ve neden hayata geçmediğini daha ayrıntılı aktaracağını kaydetti.

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

array(4) { ["reklam_linki"]=> string(31) "https://guvensigortakibris.com/" ["reklam_gorseli"]=> string(63) "https://bugunkibris.com/wp-content/uploads/2024/11/mavi-gif.gif" ["hangi_pragraflar_arasina_geldin"]=> string(1) "2" ["reklami_yayinla"]=> bool(true) }