Telekom peşkeşine karşı grev: Sendikalar Meclis önünde hükümeti istifaya çağırdı
Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (TEL-SEN), telefon dairesinin hükümet tarafından Türk Telekom’a 25 yıllığına “peşkeş çekilmek istendiği” gerekçesiyle Telekomünikasyon Dairesi’nin tüm şubelerinde grev ve Meclis önünde eylem gerçekleştirdi.
Telekom peşkeşine karşı grev: Sendikalar Meclis önünde hükümeti istifaya çağırdı
Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (TEL-SEN), telefon dairesinin hükümet tarafından Türk Telekom’a 25 yıllığına “peşkeş çekilmek istendiği” gerekçesiyle Telekomünikasyon Dairesi’nin tüm şubelerinde grev ve Meclis önünde eylem gerçekleştirdi.
Bugün Kıbrıs
TEL-SEN’in çağrısıyla düzenlenen eylem kapsamında sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri saat 11.00’de Meclis önünde toplanarak hükümet uygulamalarını protesto etti ve hükümeti istifaya davet etti.
Eyleme Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN), K.T. Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN), Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN), Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), K.T. Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ), Basın Emekçileri Sendikası (BASIN-SEN), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ve Bağımsızlık Yolu destek verdi.
Eylemde “Ayda 4 Milyon Dolar Kasaya Değil Cebe”, “İstihdam Yerine İşsizlik” ve “Boyun Eğmeyeceğiz” pankartları açıldı, “Hükümet istifa” sloganları atıldı. Eylemcilerin lastik yakma girişimi itfaiye tarafından, Meclis’e girme girişimleri ise polis tarafından engellendi.
BIÇAKLI: “NEDEN KORKUYORSUNUZ?”
TÜRK-SEN Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, polis önlemleri ve eylemcilerin Meclis’e alınmamasına tepki göstererek şunları söyledi:
“Biz ne sahte diploma aldık ne hırsızlık yaptık ne de rüşvet aldık, neden korkuyorsunuz?”
Bıçaklı, ismi yolsuzluğa, rüşvete, usulsüzlüğe ve peşkeşe karışan herkesin günün birinde yargılanacağını ifade etti. “Yüzde 35’lik oy oranıyla iktidarda bulunan ve tüm sektörleri huzursuz eden hükümetin” ömrünün 3-5 ay kaldığını ileri süren Bıçaklı, hükümeti istifaya çağırdı.
Sınır kapılarına ikinci el X-Ray cihazı konulması, ek maaş ödeneği ve asgari ücret üzerinden hükümeti eleştiren Bıçaklı, Çalışma Bakanı’nı bir televizyon programında tartışmaya davet etti. Telefon Dairesi’ni satmak isteyenleri ise “vatan hainliğiyle” suçladı.
ÜREDİ: “BU BİR PEŞKEŞ PROTOKOLÜDÜR”
TEL-SEN Başkanı Hakan Üredi, ülkenin öz varlıklarını satmak isteyenlerin bir gün önce milli direniş gününü kutlayan mesajlar yayımladığını hatırlattı. Bugün sokakta olunmasının nedeninin gelecekteki tehlikeyi görmek olduğunu ifade eden Üredi, fiber protokolünün altyapı yatırımı kamuflajı altında Türk Telekom’a “peşkeş protokolü” olduğunu savundu.
Bu yapının tüm giderleri Maliye’nin sırtına yüklediğini ve istihdamın önünü tıkadığını belirten Üredi, Türk Telekom’un el değiştirmesi halinde Telekomünikasyon Dairesi’nin karşısında hangi muhatabın olacağının da belirsizleşeceğini dile getirdi.
ATAN: “İMZA ATAN KENDİ İDAMINI İMZALAR”
KAMUSEN Başkanı Metin Atan, “ihalesiz alım, sahte diploma ve peşkeş” iddialarının ayyuka çıktığı bir dönemde, gerek UBP gerekse diğer küçük ortaklardan kim bu protokole imza atarsa “kendi idamını imzalamış olacağını” ileri sürdü.
Sendika ve sivil toplumun hazır kıta beklemede olduğunu vurgulayan Atan, herkesin adımlarını dikkatli atması gerektiğini söyledi. Ercan’ın zaten Kıbrıslı Türklerin olmadığını, Elektrik Dairesi’nin direndiğini ve ülkenin her yerinin parsel parsel satıldığını iddia etti.
TUĞCU: “TEL-SEN’İN YANINDAYIZ”
EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, rüşvet söylentileri ve yargılamaların gölgesinde ülke kurumlarının “peşkeş çekilmeye çalışıldığına” işaret ederek TEL-SEN’in mücadelesinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
SERDAROĞLU: “ÖZ VARLIKLARA SAHİP ÇIKILMAZSA HALK DA YOK OLUR”
KAMU-İŞ Başkanı Ahmet Serdaroğlu, Meclis Başkanı hakkında kamuoyuna yansıyan iddialara dikkat çekti. Ülkenin öz varlıklarına sahip çıkılmaması ve bu iddialara karışanların hesap vermemesi halinde halkın da yok olacağını savunan Serdaroğlu, toplumdan destek talep etti.
İddialardan aklanmak isteyenlerin önce dokunulmazlıklarının kaldırılması, ardından yargılanmaları gerektiğini ifade etti.
MAVİŞ: “SATIŞ TOPLUMUN YOK OLUŞUDUR”
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, başında “Kıbrıs Türk” ifadesi bulunan hiçbir kurumun satılamayacağını söyledi. Toplumların kendi varlıklarıyla geleceğe yürüdüğünü vurgulayan Maviş, limanların, telekomünikasyonun ve elektriğin toplumun elinde olmamasının toplumun yok oluşu anlamına geleceğini ifade etti.
BENGİHAN: “HALK DÜŞMANI BİR HÜKÜMET VAR”
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, demokrasilerde kötü yönetenlerden kurtulmanın yolunun sandıktan geçtiğini belirtti. “Halk düşmanı, vatan düşmanı, emek düşmanı” olarak nitelediği hükümetin görevde kaldığı sürece telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini savundu.
Bengihan, rüşvet, yolsuzluk ve usulsüzlükte bir “saadet zinciri” kurulduğunu, bunu yapan üç parti gönderilmeden kimsenin yüzünün gülmeyeceğini ileri sürdü.
EYLEM: “ÜLKE ALT YÖNETİM HALİNE GETİRİLDİ”
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, eylemdeki direnişi desteklediklerini belirtti. Kıbrıslı Türklerin kuşatma ve abluka altında olduğunu söyleyen Eylem, rüşvet iddiaları arasında kurumların, kıyıların ve dağların peşkeş çekildiğini savundu.
Eylem, Kıbrıslı Türkler için özgürlük, bağımsızlık ve uluslararası hukuka ulaşmanın tek yolunun Kıbrıs’ın birleştirilmesinden geçtiğini ileri sürdü.
İNCİRLİ: “MÜNHASIR HAKLAR TESLİM EDİLİYOR”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, memlekete nasıl sahip çıkılması gerektiğini bildiklerini ve gençlerin de kendilerinden sonra aynı sorumluluğu üstlenmesini beklediklerini söyledi. Hükümetin telekomünikasyonu 25 yıllığına peşkeş çekerek Kıbrıslı Türklerin münhasır haklarını teslim etmeye çalıştığını ifade etti.
İncirli, çürümüşlük ve yozlaşmışlığa bir gün daha devam edebilmek için hükümetin “erken seçim” söyleminden kaçtığını savundu ve eylemcilerin mücadelesini selamladı.
Konuşmaların ardından eylemciler Meclis’e girmek istedi ancak polis engeliyle karşılaşınca eylem sona erdi.













