İsias davasında ara: Ailelerden ve avukatlardan olası kast vurgusu

Adıyaman Grand İsias Otel’in yıkımında kusuru bulunan kamu görevlilerinin yargılandığı davada, dördüncü duruşmaya 15 dakika ara verilirken, aileler ve avukatlar sanıkların olası kastla yargılanması gerektiğini vurguladı.

Grand İsias Otel’in yıkılmasında kusuru bulunduğu gerekçesiyle altı kamu görevlisinin yargılandığı davanın dördüncü duruşmasına 15 dakika ara verildi. Aranın ardından avukatların dinlenilmesine devam edileceği belirtildi.

“VİCDAN SAHİBİYSENİZ OLASI KASTLA YARGILARSINIZ”
Duruşmada söz alan, yaşamını yitiren Serin İpekçioğlu’nun babası Sertaç İpekçioğlu, adalet talebini şu sözlerle dile getirdi:
“Ne söylesek bir şey değişeceğini düşünmüyorum. Ölümün bedelinin olmadığını görüyoruz. Vicdan sahibi ve bu ülkeyi seviyorsanız olası kastla yargılarsınız.”

Serin İpekçioğlu’nun annesi Pervin İpekçioğlu ise savcılık mütalaasının sonuç kısmına katılmadığını belirterek, davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğini ifade etti. Binadaki kusurlara işaret eden İpekçioğlu, “Binanın taşıyıcı sistemini zayıflatmak için her türlü müdahale yapıldığı ortadaydı. Kusurlar ortadayken bilinçli taksir iddiaları hukuken boşa düşmüştür. Adalet basmakalıp kararlara sığmaz” dedi.

İpekçioğlu, sanıkların olası kastla yargılanıp tutuklanmasını talep ederek, “Bu sanıklar eninde sonunda olası kastla ceza alacak. Adalet öyle veya böyle bir şekilde sağlanacak” ifadelerini kullandı.

AVUKAT TURAN: “ÖNGÖRÜLEN NETİCE KABULLENİLDİ”
Ailelerin avukatı Mehmet Eren Turan, esasa ilişkin taleplerini iletti. Savcının ortaya koyduğu eylemlere katıldıklarını ancak sanıkların eylemlerinin vasıflandırılmasına katılmadıklarını belirten Turan, “Sanık öngördüğü neticeyi gerçekleştiriyorsa olası kastla yargılanmalı” dedi.

Sanıkların attıkları imzalarla öngördükleri neticeyi kabullendiğini savunan Turan, davanın en kritik yönlerinden birinin binanın sahte ruhsatlarla meskenden otele çevrilmesi olduğunu söyledi. Turan, “Binanın görevinizi ihmal ederek, yönetmeliklere aykırı yapılmasına izin veriyorsanız, o zaman binanın yıkılmasının risklerini artırıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Binanın yapım sürecinin 75 yönetmeliğiyle başlayıp 95 yönetmeliğiyle devam ettiğini, bu nedenle ruhsatın hükümsüz hale geldiğini vurgulayan Turan, beton kalitesinin değiştiğini, binaya asansörler eklendiğini, statik hesaplamaların yapılmadığını, kaçak katlar ve tabliyelerle binanın yıkılacak duruma getirildiğini kaydetti.

Yıkılması gereken bir binaya üç ay sonra iskan belgesi verilmesinin, sonucun öngörüldüğünü ortaya koyduğunu söyleyen Turan, “3. Ağır Ceza’daki davada bu dosya yoktu; vasıflandırmayı bilinçli taksir olarak yapmak bize göre mümkün değil. Sanıklar, otel sahipleri kadar sorumludur” dedi.

Turan ayrıca, 72 kişinin hayatını kaybettiği bir bina için verilen cezaların adalet duygusunu sarstığını belirterek, olası kastla yargılama yapılmayacaksa dahi bilinçli taksirden verilecek en ağır cezanın, yasal indirim uygulanmadan verilmesini talep etti.

Mahkeme, beyanların ardından duruşmaya 15 dakika ara verdi. Aranın ardından avukatların dinlenmesine devam edilecek.

TAK

 

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi