“Sağlıkta keyfiyet can alır, yasa tasarısı halk sağlığını tehdit ediyor!”
Evrensel Hasta Hakları Derneği, “Sağlıkta keyfiyete değil, bilime; siyasete değil, liyakate kulak verin” çağrısıyla Kıbrıs'ın kuzeyi Meclisi’nde görüşülen Sağlık Yasa Tasarısı’nın merkezi sınavdan yoksun yapısıyla hasta haklarını ve halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
“Sağlıkta keyfiyet can alır, yasa tasarısı halk sağlığını tehdit ediyor!”
Evrensel Hasta Hakları Derneği, “Sağlıkta keyfiyete değil, bilime; siyasete değil, liyakate kulak verin” çağrısıyla Kıbrıs'ın kuzeyi Meclisi’nde görüşülen Sağlık Yasa Tasarısı’nın merkezi sınavdan yoksun yapısıyla hasta haklarını ve halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı.
Bugün Kıbrıs
Evrensel Hasta Hakları Derneği, Meclis’te görüşülen Sağlık Yasa Tasarısı’na ilişkin yaptığı açıklamada, düzenlemenin halk sağlığını doğrudan tehdit ettiğini belirterek uyarılarda bulundu. Dernek, tıpta uzmanlık eğitiminin merkezi bir sınav sistemi olmaksızın üniversitelerin inisiyatifine bırakılmasının, hasta haklarını zedeleyen ve yaşam hakkını riske atan sonuçlar doğuracağını ifade etti.
Açıklamada, tasarının yalnızca teknik bir düzenleme olmadığı vurgulanarak, “Sağlık Yasa Tasarısı, yalnızca bir düzenleme değil; halk sağlığını doğrudan tehdit eden, hasta haklarını zedeleyen bir kriz noktasıdır” denildi. Dernek, eğitimde keyfiyetin sağlık sisteminin en temel unsuru olan nitelikli uzman hekimliğe gölge düşürdüğünü belirterek, “Eğitimde keyfiyet, hastanın hayatına mal olur” ifadesini kullandı.
“HASTA HAKLARININ BÜTÜNCÜL İHLALİ”
Evrensel Hasta Hakları Derneği, yetkin olmayan sağlık profesyonellerinin hastalar açısından doğrudan zarar riski yarattığını belirterek şu uyarıyı yaptı: “Yetkin olmayan bir sağlık profesyonelinin eline bırakılan hasta, sadece tedavi edilmemezlik değil; doğrudan zarar görme riskiyle karşı karşıyadır.”
Dernek, sağlık profesyonelinin yetkinlik eksikliğinin birden fazla hasta hakkının aynı anda ihlali anlamına geldiğini kaydederek, “Bu bir hasta hakkı ihlalidir, aynı zamanda bir hukuk ihlalidir” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamada ihlal edilen haklar tek tek sıralandı. Buna göre, “Zarar görmeme hakkı” ihlal edilen hasta, yaşamını kaybedebilecek ya da kalıcı zarar görebilecek; “sağlık hakkı” liyakatten uzak bir sistemle zedelenecek; “bilgi alma ve rıza hakkı” ise bilgisiz hekim nedeniyle geçersiz hale gelecek. Dernek ayrıca, “personel seçme hakkının” ortadan kalkacağını ve “mahremiyet ve saygı hakkının” hatalı, kaba ya da etik dışı uygulamalarla daha sık ihlal edileceğini vurguladı.
“KALİTE STANDARTLARINDA GECİKME SESSİZ KRİZ YARATIYOR”
Açıklamada, tasarıda yer almasına rağmen henüz hayata geçirilmeyen sağlık hizmeti kalite standartlarının hasta güvenliğinin temeli olduğu belirtildi. Dernek, yasanın geçmemesi halinde bu standartların da uygulanamayacağını ifade ederek, “Kalite standartlarının gecikmesi, sessizce yaygınlaşan bir krizdir” değerlendirmesinde bulundu.
Dernek, yasa çıkmadığı takdirde denetimsiz kliniklerin, keyfi kararlarla uzman yetiştirilmesinin, belirsiz uygulamaların ve artan hata ile şikâyetlerin kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu.
ÇÖZÜM: BİLİMSEL VE DENETLENEBİLİR SİSTEM
Dernek, çözüm önerisini de net ifadelerle ortaya koydu. Buna göre, merkezi bir uzmanlık sınavı sistemi kurulması gerektiği belirtilerek, bu sistemin yalnızca siyasi otoriteye bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Bu sistem; YÖDAK, sağlık meslek örgütleri ve sivil toplumun katılımıyla bağımsız ve denetlenebilir bir yapıda oluşturulmalıdır” denildi.
MECLİS’E TARİHİ ÇAĞRI
Cumhuriyet Meclisi’ne çağrıda bulunan dernek, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Sağlıkta keyfiyete değil, bilime; siyasete değil, liyakate; suskunluğa değil, hasta haklarına kulak verin!”
Dernek, Meclis’i ve ilgili tüm makamları, “halk sağlığını geri dönülmez biçimde zedeleyecek düzenlemelere karşı durmaya” ve bu konuda tarihi sorumluluğu üstlenmeye davet etti.












