Kıbrıs, Putin’le doğrudan temasa mesafeli: “Diplomatik izolasyon sürmeli”
ABD öncülüğünde Ukrayna barış görüşmeleri hızlanırken, Fransa ve İtalya Kremlin’le doğrudan temas çağrısı yapıyor. AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yeni devralan Kıbrıs ise net: “Şimdi yeni kanalların değil, Rusya’ya yönelik diplomatik izolasyonun korunmasının zamanı.”
Kıbrıs, Putin’le doğrudan temasa mesafeli: “Diplomatik izolasyon sürmeli”
ABD öncülüğünde Ukrayna barış görüşmeleri hızlanırken, Fransa ve İtalya Kremlin’le doğrudan temas çağrısı yapıyor. AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yeni devralan Kıbrıs ise net: “Şimdi yeni kanalların değil, Rusya’ya yönelik diplomatik izolasyonun korunmasının zamanı.”
Bugün Kıbrıs
ABD öncülüğünde Ukrayna barış görüşmeleri hız kazanırken, Fransa ve İtalya Rusya ile doğrudan diyalog çağrısı yapıyor. Ancak AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yeni devralan Kıbrıs, Kremlin’le temasın yeniden başlatılmasına şüpheyle yaklaşıyor.
Kıbrıs, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan diyalog kurulması yönündeki Avrupa içi çağrılara mesafeli yaklaşıyor. Fransa ve İtalya’nın destek verdiği, Avrupa Birliği’nin özel bir temsilci atayarak Moskova ile yeniden temas kurması önerisine karşı Lefkoşa, “uzun süredir benimsenen diplomatik izolasyon çizgisinin” korunması gerektiğini savunuyor.
Avrupa Birliği Konseyi’nin altı aylık dönem başkanlığını yeni devralan Kıbrıs, bu süreçte AB karar alma mekanizmalarında daha belirleyici bir rol üstlenmiş durumda.
Kıbrıs Dışişleri Bakanı Constantinos Kombos, dün Lefkoşa’da aralarında Euronews’in de bulunduğu gazetecilere yaptığı açıklamada, Ukrayna barış sürecinin halihazırda net bir çerçeveyle ilerlediğini vurguladı:
“ABD tarafından yürütülen bir müzakere süreci var. Bu sürecin belirli bir metodolojisi bulunuyor ve Ukrayna tarafı bu müzakerelere katılıyor. Mevcut bilgilerimize göre görüşmeler, Ukrayna’nın da ciddi umut taşıdığını ifade ettiği bir yönde ilerliyor.”
Kombos, bu aşamada sürecin yapısını değiştirecek yeni girişimlerin doğru olmayacağını belirtti.
FRANSA VE İTALYA: “AVRUPA MOSKOVA’YLA KONUŞMALI”
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından askıya alınan Avrupa–Kremlin temaslarının yeniden başlatılması gerektiğini savunuyor.
Macron ve Meloni’ye göre, Avrupa’nın Putin’le doğrudan bir iletişim kanalı kurmaması, barış sürecinde Washington’a aşırı bağımlılık yaratıyor. Meloni geçen hafta yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa’nın da Rusya’yla konuşmasının zamanı geldi. Eğer yalnızca taraflardan biriyle diyalog kurarsak, barış sürecine yapabileceğimiz katkı sınırlı kalır.”
KOMİSYON: ŞİMDİLİK ZAMANI DEĞİL
Avrupa Komisyonu ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, Kremlin’le diplomasinin “bir noktada” yeniden gündeme gelebileceğini, ancak Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik yoğun bombardımanı sürdüğü sürece bunun mümkün olmadığını vurguladı.
Bir Komisyon sözcüsü, Putin’in müzakereye hazır olduğuna dair herhangi bir işaret görülmediğini söyledi.
Kıbrıs ise bu aşamada AB’nin kolektif duruşuna sadık kalmayı tercih ediyor. Kombos, Rusya’nın uluslararası hukuku ağır biçimde ihlal ettiğini ve bu nedenle diplomatik izolasyon politikasının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. AB içinde yalnızca Macaristan ve Slovakya, Rusya ile daha yakın ilişki kurma yönünde ayrışan ülkeler olarak öne çıkıyor.
“Asıl büyük soru, Avrupa Birliği’nin bu tür müzakerelerde ne ölçüde varlık gösterebildiğidir. Ancak uzun süredir benimsenmiş ilkeler vardır ve bunlara saygı duyulmalıdır,” diyen Kombos, ABD ile temasların sürdüğünü de ekledi.
UKRAYNA’NIN AB ÜYELİĞİ: ‘YARATICI’ BİR YAKLAŞIM
AB Konseyi Dönem Başkanlığı süresince Kıbrıs’ın önündeki en kritik başlıklardan biri de Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım süreci olacak.
Ukrayna yönetimi, barış planı kapsamında AB üyeliği için net bir takvimin güvenlik garantisi olarak anlaşmaya eklenmesini talep ediyor. Kiev’de bazı yetkililer, olası toprak tavizlerinin ancak bu şekilde dengelenebileceğini savunuyor.
Ancak bir ülkenin AB’ye katılım sürecinin bir barış anlaşmasıyla hızlandırılması, Birlik tarihinde emsali olmayan bir durum. AB genişleme süreci normalde yıllar süren, çok başlıklı ve teknik bir müzakere mekanizmasına dayanıyor.
Kıbrıs’ın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Marilena Raouna, genişlemenin liyakat esaslı olmaya devam edeceğini, ancak Ukrayna özelinde jeopolitik koşulların göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Bu konu, geçen hafta Volodymyr Zelenskyy’nin Kıbrıs ziyareti sırasında, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile yapılan görüşmelerde de ele alındı.
Raouna’ya göre Kıbrıs Dönem Başkanlığı’nın önceliği, Macaristan’ın vetosu kalktığında Ukrayna’nın müzakere başlıklarını hızla açabilmesi için teknik hazırlıkları mümkün olduğunca ilerletmek olacak.
Avrupalı yetkililer, olası bir barış anlaşmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın Macaristan Başbakanı Viktor Orbán’ı ikna ederek vetoyu kaldırabileceğini umuyor. Ancak Orbán’ın nisan ortasında yapılacak zorlu seçimler öncesinde geri adım atmasının düşük ihtimal olduğu değerlendiriliyor.












