Selma Eylem: “Selam olsun İranlı kadınlara ve tüm İran halkına!”
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, İran’da kadınların öncülüğünde büyüyen halk isyanını selamlayarak, bilimsel ve laik eğitimin, laik ve demokratik bir toplum yapısının vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Selma Eylem: “Selam olsun İranlı kadınlara ve tüm İran halkına!”
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem, İran’da kadınların öncülüğünde büyüyen halk isyanını selamlayarak, bilimsel ve laik eğitimin, laik ve demokratik bir toplum yapısının vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, İran’da yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, İranlı kadınların ve tüm İran halkının mücadelesini selamladı.
Eylem açıklamasında, “İran’da 1979 karşı devrimi sonrası demokrasiden uzaklaşan baskıcı, faşist rejimin siyasal İslam politikaları zengin yeraltı ve yerüstü kaynaklarına rağmen ülkeyi sıkıntılara, halkı ağır koşullara mahkûm etmiştir” dedi.
Rejimin yıllardır süren kötü ekonomi yönetimi, ekonomik çöküş, hayat pahalılığı, kurumsal yozlaşma ve “kendini idame ettirmek için halkı cezalandıran çürümüş bir sistem” yarattığını belirten Eylem, bu siyasi ve ekonomik çıkmazların halkı isyan noktasına getirdiğini ifade etti.
“EKONOMİK ÇÖKÜŞ VE EMPERYALİST TAHKKÜM HALKI SOKAĞA ÇIKARDI”
Eylem, “Yüksek enflasyon, iş gücüne katılım oranının son derece düşük olması, İran para biriminin özellikle son 6 ay içinde değer kaybı, yıllardır süren ABD yaptırımlarının ağırlığı altında ekonominin giderek kötüleşmesi, petrol gelirlerinin hortumlanması” gibi nedenlerin yalnızca ekonomik değil derin sosyal baskılar da yarattığını vurguladı.
Bu tabloyu, “emperyalist tahakküm, yerel işbirlikçi yönetim ve sermayenin sürdürdüğü politikalar” olarak tanımlayan Eylem, yaşananların sonucunda sokaklardaki gösterilerin haklı bir halk isyanına dönüştüğünü kaydetti.
“KADINLAR REJİM KARŞITI MÜCADELENİN ÖNCÜSÜDÜR”
Faşist ve baskıcı rejimin anti demokratik, eşitlik ve adaletten uzak politikalarının kadınları daha fazla hedef aldığını belirten Eylem, “Bu nedenle İran’da yıllardır süren kadın mücadelesi bugün yaşanmakta olan rejim karşıtı isyanın ve protestoların öncülüğünü yapma durumuna gelmiştir” dedi.
1979 devrimi sonrası getirilen başörtüsü zorunluluğu, hukuki ayrımcılık ve baskılara karşı kadınların yıllardır mücadele verdiğini anımsatan Eylem, bu direnişin toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin temel unsuru olduğunu vurguladı.
“KADIN, YAŞAM, ÖZGÜRLÜK” İSYANI
Eylem açıklamasında, “Zorunlu başörtüsüne karşı kadınlar saçlarını keserek, başörtülerini yakarak ve kamusal alanda çıkarmak gibi cesur eylemlerle tepki göstermektedir” ifadelerine yer verdi.
Kadınların Medeni Kanun ve diğer yasalardaki ayrımcılıkların kaldırılması için mücadele ettiğini kaydeden Eylem, bu sürecin “Bir Milyon İmza Kampanyası” gibi girişimlerle örgütlendiğini belirtti.
“‘Kadın, Yaşam, Özgürlük’ (Jin, Jiyan, Azadî) sloganıyla başlayan ve Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından öldürülmesiyle tetiklenen protestolar, kadınların özgürlük taleplerini rejime karşı radikal sokak eylemlerine dönüştürmüştür” diyen Eylem, kadınların baskıcı dini rejime ve siyasal İslam dayatmalarına karşı güçlü bir direniş sergilediğini ifade etti.
“LAİK VE DEMOKRATİK TOPLUM VURGUSU”
Eylem açıklamasının devamında, “İranlı kadınları ve İran halkının mücadelesini selamlıyor, bilimsel, laik eğitim ile laik ve demokratik toplum yapısının önemini ve gereğini bir kez daha ortaya koyuyoruz” dedi.
“Eşitlik, adalet, özgürlük ve bağımsızlık iradesinin; dini siyasete alet ederek, baskı ve tehditle engellenemeyeceği” vurgusunu yapan Eylem, “işgallerin, tahakkümlerin, rantların, yolsuzlukların ve çürümüş düzenin sonsuza kadar var olamayacağını İran kadınları ve İran halkı bir kez daha tüm dünyaya ispatlamıştır” ifadelerini kullandı.












