Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı açılışı bugün yapılıyor
Güney Lefkoşa bugün Avrupa’nın diplomasi merkezine dönüyor: Costa ve von der Leyen’le zirve, Zelenskiy’le ikili görüşme; gün boyu peş peşe kritik temaslar.
Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı açılışı bugün yapılıyor
Güney Lefkoşa bugün Avrupa’nın diplomasi merkezine dönüyor: Costa ve von der Leyen’le zirve, Zelenskiy’le ikili görüşme; gün boyu peş peşe kritik temaslar.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nın resmi açılışı bugün yapılacak. Açılış töreni kapsamında Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis, gün boyunca Avrupa Birliği kurumlarının üst düzey temsilcileri ve devlet başkanlarıyla yoğun bir diplomasi trafiği yürütecek.
Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, bugün gerçekleştirilecek AB Dönem Başkanlığı açılış töreni çerçevesinde, Avrupa Birliği kurumlarının başkanları ve çeşitli ülkelerin liderleriyle bir dizi üst düzey görüşme yapacak.
Günün en önemli temaslarından biri, saat 15.30’da yapılacak olan dörtlü zirve olacak. Zirvede, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy yer alacak. Cumhurbaşkanı Hristodulidis, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile ayrıca saat 10.30’da ikili bir görüşme de gerçekleştirecek.
Saat 16.15’te, Hristodulidis, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile bir araya gelecek. Saat 17.00’den kısa bir süre önce ise Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile görüşmesi planlanıyor. Öğle saatlerinde Cumhurbaşkanı, Mısır Petrol Bakanı’nı da kabul edecek.
Saat 17.50 ile 18.30 arasında Cumhurbaşkanı Hristodulidis, Lefkoşa’daki Kıbrıs Tiyatro Örgütü (THOK) binası önünde, devlet ve hükümet başkanlarını, hükümet temsilcilerini ve Avrupa Birliği kurumlarının üst düzey yetkililerini resmi olarak karşılayacak.
Hristodulidis yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı sürecinde Avrupa Birliği’ne karşı taşıdığı bu kurumsal sorumluluğu başarıyla yerine getireceğine olan inancını dile getirdi. Başkanlığın temel hedefinin Avrupa’nın stratejik özerkliğini güçlendirmek ve Avrupa bütünleşmesini daha da ileriye taşımak olduğunu vurgulayan Hristodulidis, bunun uluslararası gelişmeler ışığında bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekti.












