Toros: “Çözümsüzlük mafyayı, yoksulluğu ve çürümeyi besliyor”
CTP Girne Milletvekili Fikri Toros, çözümsüzlük siyasetinin ekonomik kırılganlığı derinleştirdiğini, kurumsal çürümeyi normalleştirdiğini ve asayişten yatırıma kadar her alanda mafyatik ilişkiler için zemin yarattığını belirterek, bu tablonun Kıbrıslı Türkleri yoksulluk ve güvensizlik sarmalına mahkûm ettiğini söyledi.
Toros: “Çözümsüzlük mafyayı, yoksulluğu ve çürümeyi besliyor”
CTP Girne Milletvekili Fikri Toros, çözümsüzlük siyasetinin ekonomik kırılganlığı derinleştirdiğini, kurumsal çürümeyi normalleştirdiğini ve asayişten yatırıma kadar her alanda mafyatik ilişkiler için zemin yarattığını belirterek, bu tablonun Kıbrıslı Türkleri yoksulluk ve güvensizlik sarmalına mahkûm ettiğini söyledi.
Bugün Kıbrıs
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Girne Milletvekili Fikri Toros, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada ülkede derinleşen ekonomik sorunların siyasi istikrarsızlık ve kurumsal çöküşle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Toros, mevcut tablonun geçici bir kriz değil, “kronikleşmiş ve yönetilemeyen bir yapısal çöküş” olduğunu vurguladı.
“EKONOMİ VE SİYASET BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ”
Toros, ekonomik sorunların yalnızca piyasaya indirgenemeyeceğini belirterek, “Sanayi, üniversiteler, yatırımcılar ve tüm ekonomik aktörler bu ülkeye ancak siyasi istikrara, asayişe, devlete ve kurumlara güven duydukları ölçüde katkı sağlarlar” dedi. Hükümetin ülkedeki siyasi yönetimin geldiği noktayı inkâr ettiğini savunan Toros, “Bu çürümüşlüğü inkâr ettiğiniz sürece ne çözüm üretebilirsiniz ne de halk iradesinin yenilenmesine cesaret edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
“YENİ YILA BELİRSİZLİK VE KIRILGANLIKLA GİRDİK”
Yeni yılın, hukukun ve toplumsal haysiyetin zedelendiği bir ortamda başladığını söyleyen Toros, “Gittikçe derinleşen ekonomik sıkıntılar, gelir–gider dengesizliği, hiper enflasyon ve faiz baskısı toplumun geniş kesimlerini yoksulluğa itmiştir” dedi. Sabit gelirli yurttaşların ve işletmelerin yalnızca geçim derdiyle yaşadığını ifade eden Toros, bunun artık sadece ekonomik değil, sosyal ve siyasal bir alarm olduğunu vurguladı.
“ENFLASYON HESAPLARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”
Hükümetin ve ilgili kurumların enflasyon hesaplamalarında ciddi bir yanılgı içinde olduğunu söyleyen Toros, “Sadece Türk lirası bazlı enflasyonu esas alıyorlar. Oysa bu ekonomi ithalata ve dövize bağımlıdır. Döviz bazlı maliyet artışları tamamen göz ardı ediliyor” dedi. Bu hatalı veriler üzerine kurulan politikaların da kaçınılmaz olarak hatalı sonuçlar doğurduğunu kaydetti.
“BU TABLO KADER DEĞİL”
Yaşananların kaçınılmaz olmadığını vurgulayan Toros, “Bu durum Kıbrıs sorunu nedeniyle içine itildiğimiz sıra dışı koşulların sonucudur, bir kader değildir” dedi. Çıkış yolunun siyasi sorunun kapsamlı çözümünden geçtiğini belirten Toros, bunun için eş zamanlı, cesur ve kararlı bir siyasi irade gerektiğini ifade etti.
“KURUMLAR ZAYIFLATILDI, MECLİS İTİBARSIZLAŞTIRILDI”
İç siyasetteki tabloyu da sert sözlerle eleştiren Toros, “Kurumların zayıflatıldığı, liyakatin yerini partisel çıkarların aldığı, denetim mekanizmalarının etkisizleştirildiği bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız” dedi. Yasa gücünde kararnamelerin olağan hale getirilmesini eleştiren Toros, bunun Meclis’in itibarını zedelediğini söyledi.
“ÇÖZÜMSÜZLÜK EKONOMİYİ DE ÇÖKERTİYOR”
Kıbrıs sorununun çözümsüz bırakılmasının ekonomik sonuçlarına da dikkat çeken Toros, “Dünyadan kopuk, hukuki statüsü tartışmalı bir yapıda ne ekonomiden ne de refahtan söz edilebilir” dedi. Diğer ada ekonomilerinin Avrupa Birliği içinde büyürken, kuzeyin belirsizliğin maliyetlerine mahkûm edildiğini ifade etti.
“ERKEN SEÇİM ARTIK ZORUNLULUKTUR”
Konuşmasının sonunda hükümete açık çağrı yapan Toros, “Bu tablo artık bir yönetim krizi değil, bir ahlaki çöküştür” dedi. Halkın devlete olan güveninin yok olduğunu savunan Toros, “UBP–DP–YDP koalisyonunun bu koltuklarda oturmaya hakkı yoktur. Erken seçim artık bir seçenek değil, halk iradesinin geri alınması zorunluluğudur” ifadelerini kullandı.
Toros, CTP’nin hedefinin “günü kurtaran değil, geleceği kuran bir siyaset anlayışı” olduğunu belirterek, 2026 yılının Kıbrıslı Türkler için bir tercih yılı olacağını söyledi.












