Doğuş Derya: “Mafya düzeni, otokratik yasalar ve sansürle normalleştiriliyor”

CTP Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya, son yıllarda art arda yaşanan silahlı saldırılar, organize suç iddiaları ve Ceza Yasası’nda yapılmak istenen değişiklikler üzerinden hükümeti sert sözlerle eleştirerek, “Bu ülkeye elini kolunu sallayarak gelen mafya grupları gündeme bile alınmıyor, buna karşılık basın ve ifade özgürlüğünü boğacak düzenlemeler dayatılıyor” dedi.

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya, Meclis’te yaptığı kapsamlı konuşmada, ülkede son yıllarda yaşanan siyasi, toplumsal ve hukuki gelişmeleri değerlendirdi. Derya, konuşmasına özellikle başlık tercihlerine değinerek başladı ve yaşananların artık “son siyasi gelişmeler” gibi genel başlıklarla geçiştirilemeyecek kadar rutinleşmiş ve tehlikeli bir noktaya geldiğini söyledi.

Derya, bugün bir araba galerisinin daha kurşunlandığını hatırlatarak, “Bu kaçıncı? Bu ülkeye elini kolunu sallayarak gelip kurşunlama yapan, sonra da yine elini kolunu sallayarak giden kaçıncı kişi?” diye sordu. Son üç-dört yılda yaşanan sürecin Halil Falyalı cinayetiyle başladığını, ardından araba galerilerinin kurşunlanması ve mafya gruplarına ilişkin iddialarla devam ettiğini belirten Derya, bu gelişmelerin hükümetin gündemine dahi alınmadığını savundu.

“HÜKÜMET ORGANİZE SUÇ YERİNE YASAMAYI BAYPAS EDİYOR”
Hükümetin muhaceret, kimlikle girişler ve organize suç örgütlerinin ülkede giderek egemen hale gelmesi konusunda önlem almak yerine, yasa gücünde kararnamelerle yasamanın iradesini baypas ettiğini söyleyen Derya, hapislik cezası öngören düzenlemelerin dahi bu yolla yapılmaya çalışıldığını kaydetti. Derya, Başbakan’a yöneltilen eleştirilere karşılık, “Sanki bunları yapan kendi hükümeti değilmiş gibi Gazze’den, Netanyahu’dan, Trump’tan söz ederek hiçbir sorumluluk almıyor” ifadelerini kullandı.

“OTOKRATİK DÜNYA DÜZENİ BİZE DE TAŞINIYOR”
Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Derya, dünyada yeni bir otokratik düzenin inşa edildiğini savundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamalarını “emperyalist bir istila ve rehin alma pratiği” olarak nitelendiren Derya, bu yeni düzende yasama, yürütme ve yargı arasındaki kuvvetler ayrılığının fiilen ortadan kalktığını söyledi.

Derya, “Eskiden bu rejimler askeri darbelerle kurulurdu. Şimdi seçimle iş başına geliyorlar, mevzuatı değiştirerek muhalefeti bastırıyor, yargıyı ele geçiriyor ve tiranlıklarını konsolide ediyorlar” dedi. Bu sürecin ABD, Rusya, Macaristan, Polonya, Türkiye ve benzeri ülkelerde yaşandığını belirten Derya, aynı otokratik kültürün çeşitli yasa paketleri aracılığıyla Kıbrıs’a da taşınmaya çalışıldığını ileri sürdü.

CEZA YASASI DEĞİŞİKLİĞİNE SERT ELEŞTİRİ
Derya, Meclis gündeminde bulunan Ceza Yasası Değişiklik Yasa Tasarısına ilişkin ciddi endişeleri olduğunu söyledi. Daha önce basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı bir paketin, gazetecilerin ve sendikaların mücadelesiyle engellendiğini hatırlatan Derya, bugün gündeme gelen düzenlemelerin o dönemde amaçlanan sansürü yeniden anımsattığını ifade etti.

Özellikle Ceza Yasası’nın 50’nci maddesinde yapılmak istenen değişikliklere dikkat çeken Derya, “Gerçeğe aykırı olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği bilgiyi” yayma gibi muğlak ifadelerin, basın ve bireylerin ifade özgürlüğü açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi. Derya, bu düzenlemelerin internet gazeteleri, sosyal medya ve hatta henüz suç işlenmemiş yapıları bile ‘suç örgütü’ kapsamına sokabilecek bir kapı araladığını savundu.

“BU TANIM GAZETEYİ DE KAPSAYABİLİR”
Zem ve kadih suçlarına ilişkin cezaların ağırlaştırılmasına da değinen Derya, bu suçların üç yıl ve üzeri hapislik kapsamına sokularak organize suç tanımıyla ilişkilendirilmesinin, bir gazetenin veya bir derneğin dahi suç örgütü olarak yorumlanmasına yol açabileceğini söyledi. “Henüz suç işlenmemiş olsa bile” ifadesinin, hukuki açıdan son derece tehlikeli olduğunu vurguladı.

Derya, yabancı devlet ve yetkililerine hakaret suçuna ilişkin düzenlemelerin de son derece sorunlu olduğunu belirterek, “Bir yabancı devlet başkanı gerildi diye burada yapılan bir eleştiri suç mu olacak?” diye sordu. Bu tür maddelerin, kamuoyunda basın ve ifade özgürlüğüne açık bir müdahale olarak algılanmasının son derece muhtemel olduğunu söyledi.

“COPY-PASTE YASALARLA ÜLKE YÖNETİLİYOR”
Hükümetin yasa yapma pratiğini de eleştiren Derya, düzenlemelerin ülkenin ihtiyaçlarına göre hazırlanmadığını savunarak, “Bunlar kendi bürokratlarının çalıştığı metinler değil, sipariş usulü gelen, copy-paste paketlerdir” dedi. Yasa tasarısının gerekçesiyle içeriği arasında dahi ciddi tutarsızlıklar olduğunu belirten Derya, bunun ciddi bir hazırlık zaafına işaret ettiğini söyledi.

Konuşmasını, “Niyetim bağcıyı dövmek değil, üzüm yemektir” sözleriyle tamamlayan Derya, muhalefet milletvekili olarak denetim görevini yerine getirdiğini ve bu düzenlemelerin ülkenin demokrasi kültürüne ağır zararlar vereceğini vurguladı.

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi