Pompeo: “Kıbrıs Batı’yla birlikte durmalı“

ABD Dışişleri eski Bakanı Mike Pompeo, Kathimerini’ye konuştu: “Otoriter ortaklıklar cazip görünür ama bedeli ağır olur.”

Bugün Kıbrıs

ABD’nin eski Dışişleri Bakanı ve Impact şirketinin icra başkanı Mike Pompeo, Kıbrıs’ta düzenlenen yıllık Economist Konferansı çerçevesinde Kathimerini’ye verdiği özel röportajda küresel güç dengelerini, Trump yönetiminin yeni dönem dış politikasını ve Kıbrıs’ın Batı ittifakı içindeki yerini değerlendirdi.

Pompeo, küçük ülkelerin “güvenilir ortaklarla işbirliği yapması, otoriter güçlerin kısa vadeli vaatlerinden uzak durması ve kendi güvenlik dayanıklılığını artırması gerektiğini” söyledi.

Mike Pompeo, “Kıbrıs’ın güvenliği ve refahı, güçlü transatlantik ve Avrupa ortaklıklarıyla korunabilir. Rusya ve Çin gibi otoriter güçler kısa vadede cazip anlaşmalar sunabilir ama bu ‘ortaklıkların’ arkası bağlıdır. Batı mükemmel değil ama uzun vadeli istikrar ve şeffaflık için en doğru seçimdir” dedi.

“BATI BİRLİĞİ YENİDEN İNŞA EDİLİYOR”
Pompeo, Trump yönetiminin dış politikada Obama ve Biden dönemlerinde “kaybedilen caydırıcılığı” yeniden tesis ettiğini savunarak, İran’a karşı uygulanan maksimum baskı stratejisinin bugün “mantıksal bir sonuca ulaştığını” söyledi.
İsrail’le birlikte yürütülen askeri operasyonları “önleyici güvenlik politikası” olarak niteleyen Pompeo, Abraham Anlaşmaları’nın Gaza barış planına zemin hazırladığını da ifade etti.

Avrupa ile ilişkilerde “tough love – zor sevgi” yaklaşımının ittifakı zayıflatmadığını, aksine güçlendirdiğini belirterek, NATO’nun Rusya’ya karşı Soğuk Savaş’tan beri görülmemiş bir birlik yakaldığını vurguladı.

“Putin’in Ukrayna’yı işgali Avrupa’yı uykusundan uyandırdı. NATO hiç olmadığı kadar birleşik.”

“TÜRKİYE MÜTTEFİK AMA SORUNLU”
Doğu Akdeniz’deki dengeye ilişkin olarak Pompeo, ABD’nin bölgedeki çıkarlarının “istikrar ve refah” üzerine kurulu olduğunu belirtti:

“Türkiye bir NATO müttefikidir ancak son dönemdeki davranışları her zaman bunu yansıtmıyor. ABD, Ankara’yı Batı çıkarları ve uluslararası hukukla yeniden uyumlu hale getirmek için çalışmalı. Anlaşmazlıkların sürmesi sadece rakiplerin işine yarar.”

Kıbrıs’la ilişkilerde silah ambargosunun kaldırılması, enerji işbirliği ve ada’nın münhasır ekonomik bölgesindeki haklarının savunulmasının ABD politikası olduğunu hatırlattı.

“TEKNOLOJİ VE EĞİTİM BAĞIMSIZLIĞIN ANAHTARI”
Yapay zeka ve yeni teknolojiler konusunda Pompeo, küçük ülkelerin boyutla değil, akıl ve ortaklıkla yarışta öne çıkabileceğini belirtti:

“Kıbrıs’ın yerel avantajları çok büyük. Ama ortaklarını doğru seçmeli. Çin’den alınan 5G veya yapay zeka sistemleri sadece teknik bir tercih değil; egemenlik ve veri gizliliği riski taşır.”

Pompeo, Kıbrıs’ın Amerikan, Avrupa ve İsrail teknoloji ekosistemleriyle bütünleşmesi ve STEM eğitimine yatırım yapması gerektiğini vurguladı.

“TARİH GÖSTERDİ: AMERİKA GERİ ÇEKİLİRSE, SONUÇ İYİ OLMAZ”
Avrupa’nın “stratejik özerklik” söylemini de değerlendiren Pompeo, bunun ABD’den bağımsızlaşma değil, “gerçek yük paylaşımı” anlamına gelmesi durumunda desteklenebileceğini belirtti.

“Eğer özerklik, Avrupa’nın Çin’e yaklaşması anlamına geliyorsa, bu tehlikeli bir illüzyondur. Gerçek seçim, Batı birliği ile otoriter hakimiyet arasındadır.”

KIBRIS İÇİN MESAJ: BATI’YLA DUR, DEĞERLERLE KAZAN
Pompeo’nun mesajı net:

“Batı’nın sunduğu ortaklık mükemmel değildir, ama hukukun üstünlüğü ve egemenliğe saygı üzerine kuruludur. Kıbrıs gibi ülkeler için uzun vadeli istikrarın tek yolu, bu değerlerin yanında durmaktır.”

Kaynak: Kathimerini/Knews Cyprus

Orijinal röportaj linki

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

array(4) { ["reklam_linki"]=> string(31) "https://guvensigortakibris.com/" ["reklam_gorseli"]=> string(63) "https://bugunkibris.com/wp-content/uploads/2024/11/mavi-gif.gif" ["hangi_pragraflar_arasina_geldin"]=> string(1) "2" ["reklami_yayinla"]=> bool(true) }