Bakan Fidan: “Kürtler, Türkmenler, Araplarla ilgili bir sıkıntı olduğunda yardıma gitmek tarihi sorumluluğumuz”

"Kürtler, Türkmenler, Araplar olmak üzere bir sıkıntı olduğu zaman bizim burada yardıma gitmemiz, düzeni, güvenliği, intizamı sağlayıcı bir güç olmamız bizim tarihi sorumluluğumuz" diyen Bakan Fidan, Türkiye'nin emperyal niyet taşımadığını savundu.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TGRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

AKP iktidarı Gazze’deki katliama rağmen İsrail’le ticari ilişkilerini sürdürmeye devam edip, göstermelik açıklamalardan öteye gitmezken Bakan Fidan, “Erdoğan’ın vizyonu, Türkiye’nin yürüttüğü diplomatik çabalar ve Türkiye’nin müttefikleriyle ortaya koyduğu faaliyetlerin Filistin konusundaki retoriği, dili ve anlatıyı değiştirdiğini” öne sürdü. “Netanyahu’nun arkadaşlarıyla beraber ortaya koyduğu bu tarihsel çılgınlık, şu anda kendilerinin 60-70 sene önce kınadığı benzer çılgınlığın, Hitler çılgınlığının tekrarı” dedi.

Fidan, “Şu anda bütün dünyanın bizim hissi veya ideolojik bir sebepten dolayı değil artık bütün dünyanın gerçeklere dayalı bir olgudan dolayı soykırım olarak tanımladığı bir gerçeklik var ortada. (Netanyahu’nun) Bu adamın aslında yapmaya çalıştığı kendi soykırımını kapatmak, başka bir şey değil. Bize başka bir şey söyleyerek gidiyor, Fransızlara başka türlü baskı yapıyor, Avustralyalılara başka türlü baskı yapıyor… Her ülkeye bir baskı mekanizması geliştirmiş durumda. Her ülkedeki siyonist lobiyi bir şekilde devreye sokarak onları kendi yerel siyasetleri üzerinden esir almaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.

‘İSRAİLLERİN DEVLETİ VAR, DEVLETİMİZ BUNU ÇOK ÖNCEDEN TANIMIŞ
Fidan, “Filistin meselesi ve İsrail’in dokunulmazlığı konusunda oluşan illüzyon, İsrail çevreleri tarafından bunlar yıllar içerisinde oluşturulmuştu, dağıldı gitti” dedi.

Fidan, “Biz dünyanın Filistin meselesinde ve Filistin üzerinden aslında oluşturulmuş başka daha büyük bir siyonist sistemin kuşatması altındaki dünya sisteminin nasıl çözümlerle baş başa olduğunu şu an görüyoruz. Aslında tarihi bir döneme şahitlik ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“İsraillerin devleti var, devletimiz bunu çok önceden tanımış. Ama İsrail kendine 67 sınırlarıyla verilmiş sınırların çok ötesine giderek artık bir yayılmacılık ve işgal peşinde. Bu çok açık” değerlendirmesini yaptı.

‘İSRAİL GAZZELİLERİ TEHCİRE ZORLUYOR’
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüşmesinin sorulması üzerine Fidan, mevkidaşıyla görüştüğü konulardan birinin de Gazze olduğunu belirtti. Fidan, Gazze’ye bir miktar insani yardımın girmeye başladığını söyledi, “Bu tabii ki sevindirici bir haber ama kesinlikle ve kesinlikle yeterli olmaktan çok uzak” dedi.

“İsrail’in politikasının Gazze’yi herhangi bir canlının yaşayabileceği yer olmaktan çıkarıp Gazzelileri adeta tehcire zorlamak” olduğunu kaydeden Fidan, Gazze’deki durumla ilgili bölgedeki bütün ülkelerle çok ciddi temas halinde olduklarını dile getirdi.

Fidan, ABD’nin İsrail’in uyguladığı politikaları “insanlık namına savunacak bir yer olmadığını” kendisinin de gördüğünü belirterek, “Ama İsrail’i durdurma ile ilgili en fazla elinde araç olan, baskı aracı olan ülke Amerika bunu yeterince kullanmıyor, kullanamıyor.” diye konuştu. Fidan şöyle devam etti:

“İsrail iki devletli çözüm taraftarı değil. İsrail biliyorsunuz, artık şunun altına çizmek lazım, daha fazla toprak kazanma ve işgal etme (peşinde). Artık Filistin toprakları da değil. Lübnan toprakları, Suriye toprakları. Genişledikçe genişlemeye başlıyor.

İsrail mutlak yalnızlıkla karşı karşıya. Bir ülke hariç. O da benim için yalnızlık önemli değil, ben seçilmiş bir ülkeyim, benim için güç önemlidir mantığıyla gidiyor. Ama bu her zaman böyle gitmeyecek.”

Bakan Fidan, Suriye konusundaysa şöyle devam etti:

“İsrail’in ortaya koyduğu yayılmacı tavrın, İsrail’in Suriye ile ilgili ortaya koyduğu, özellikle Netanyahu hükümetinin, tabii ki kabul edilebilir bir tarafı yok. Bu konuda bizim ortaya koyduğumuz daha insani, daha evrensel, herkesin huzurunu, güvenliğini esas alan yapı fevkalade önemli. İçerideki belli grupların, İsrail’in son haftalarda ortaya koyduğu operasyonel baskıyı kendilerine bir fırsat olarak görüp, buradan ayrılıkçı bir siyasal dil üretmeleri, Suriye’nin geleceğini hep beraber kurma yerine dışarıya bağımlılığı esas alan azınlık oluşturma modellerinin ortada olması büyük bir talihsizlik.”

‘TÜRKİYE EMPERYAL NİYET TAŞIMIYOR’
Türkiye’nin emperyal niyet taşımadığını, çevresindeki halklara da aynı huzuru getirme imkanına sahip olduğunu savunan Fidan, “Verdiğimiz mesaj: Bize düşmanlık yapmayın. Bize düşmanlık yapmadığınız sürece, biz kimseye oturup durduğumuz yerden düşmanlık yapmayız. Kategorik olarak birilerini düşman sınıfına sokmayız. Böyle bir şey yok. Ama yaptığınız zaman da geri adım atmayız.” ifadelerini kullandı.

‘Kürtler, Türkmenler, Araplarla ilgili bir sıkıntı olduğu zaman yardıma gitmek bizim tarihi sorumluluğumuz’
“Türkiye’nin kendi ulusal güvenliği tehlikeye düştüğü zaman, ki bunun tanımı giderek daha da belirginleşiyor belli noktalarda. Yani bizim sınırlarımızın ötesinde yaşayan bizim kardeş olduğumuz, akraba olduğumuz milletlerin haklarını da başta Kürtler, Türkmenler, Araplar olmak üzere bir sıkıntı olduğu zaman bizim burada yardıma gitmemiz, düzeni, güvenliği, intizamı sağlayıcı bir güç olmamız bizim tarihi sorumluluğumuz, vazifemiz, bu kardeşlerimize karşı bir görevimiz aynı zamanda” ifadesini kullanan Fidan, emperyal güçlerin bölgedeki planlarına karşı uygun tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.

Azerbaycan-Ermenistan görüşmeleri: ‘Çok güzel bir tablo ortaya çıktı, Amerikalılar baştan itibaren bizimle istişare etti’
Ermenistan ile Azerbaycan arasında mutabık kalınan bir dizi anlaşma ve Azerbaycan ile ABD arasındaki anlaşmayla bölge barışı adına çok güzel bir tablo ortaya çıktığını dile getiren Fidan, “Olayın ilk gününden itibaren Amerikalılar gelip Azeri kardeşlerimizle konuşmaya başladığı andan itibaren bu konu bizimle istişare edilerek gitti” dedi.

Fidan, Zengezur Koridoru’nun deklare edilmesinin, Azerbaycan tarafının baştan beri ortaya koyduğu temel taleplerin prensipte kabulü anlamına geldiğini belirtti.

Zengezur Koridoru’nun deklaresi sonrası formatı netleştirilmiş somut bir şey olmadığını, bunun konsept olarak kabul edildiğini söyleyen Fidan, bunu tarafların kendi aralarında müzakere edeceklerini dile getirdi.

RUSYA İLE UKRAYNA ARASINDAKİ MÜZAKERELER: ‘BARIŞIN OLMASI İÇİN ÜMITLİYİZ’
Fidan, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere ilişkin çok sayıda görüşme yaptığını belirtti:

“Barışın olması için ümitliyiz. Bu ümit için yeterli sebebimiz var. İstanbul Müzakerelerinde birinci, ikinci, üçüncü turda evrilerek gelişen bazı olaylar vardı. Üçüncü turda özellikle tarafların ortaya koyduğu pozisyonların daha sonra Alaska’da gündeme geldiğini, somutlaştığını gördük.”

Fidan, bazı sorunlar olduğunu belirterek, Rus tarafının bazı isteklerinden vazgeçtiklerini kaydetti. Türkiye’nin kilit bir aktör olma özelliği taşıdığını söyleyerek, “Eğer ortak bir güvenlik mekanizması oluşturulacaksa bunun keyfiyeti farklı. Bununla ilgili görüşmelerimiz var” dedi.

Fidan, Alaska’da belli prensiplerde uzlaşıldığını, Ruslarla ABD’liler arasında yine bir anlaşma olduğunu, bunun hayata geçirilmesiyle ilgili bir zirveden söz edildiğini ve bu zirveyle ilgili netleştirilmiş tarihin ve belli sorun alanlarının olduğunu söyledi.

‘Türkiye’nin temel stratejisinin Libya’nın birliği, bütünlüğü ve bölünmemesi’
Fidan, Türkiye’nin Libya’daki pozisyonuna da değindi, “Türkiye’nin temel stratejisinin Libya’nın birliği, bütünlüğü ve bölünmemesi” olduğunu dile getirdi.

“(Libya’da) Biz kendi askeri varlığımızı bir daha çatışmanın çıkmaması için kullandık” diyen Fidan, “Libya’da büyük çatışma görmediklerini, Türkiye’nin bunda bir rolü olduğunu” söyledi.

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

array(4) { ["reklam_linki"]=> string(31) "https://guvensigortakibris.com/" ["reklam_gorseli"]=> string(63) "https://bugunkibris.com/wp-content/uploads/2024/11/mavi-gif.gif" ["hangi_pragraflar_arasina_geldin"]=> string(1) "3" ["reklami_yayinla"]=> bool(true) }