Müzakere sürecine “yurttaş meclisleri” formülü

Kıbrıs Barış Kültürü Merkezi (CPDC) tarafından, Kıbrıs müzakere sürecinin güncellenmesi amacıyla düzenlenen çalıştayda, yurttaşların "müzakereci demokrasi" yaklaşımına dahil edilmesine yönelik farklı seçenekler incelendi.

Bugün Kıbrıs

Kıbrıs Barış Kültürü Merkezi (CPDC), Kıbrıs müzakere sürecinin güncellenmesi amacıyla yeni bir girişim başlattı. Bu bağlamda 28 Mayıs’ta düzenlenen beyin fırtınası çalıştayı, Kıbrıs sorununa ilişkin mevcut çıkmazı kırmak ve siyasi liderleri müzakere masasına geri döndürmek amacıyla seçmenlerin katılımını artırmayı hedefledi.

BEYİN FIRTINASI ÇALIŞTAYI VE AMAÇLARI
“Güncellenmiş bir Kıbrıs barış süreci tasarımı için sivil girişim (C-Up)” başlıklı çalıştay, Kıbrıs Barış Kültürü Merkezi (CPDC) tarafından organize edildi. Çalıştayın ana mesajı, her iki toplumdan yurttaşları Kıbrıs sorununa ilişkin zor sorular üzerinde düşünmeye teşvik etmenin, mevcut çıkmazı kırmanın ve siyasi liderleri müzakere masasına geri döndürmenin bir yolu olabileceğiydi.

Panelistler ve konuşmacılar, yurttaşların “müzakereci demokrasi” yaklaşımına dahil edilmesine yönelik farklı seçenekleri incelediler. Bu yaklaşımın, siyasi liderlere yardımcı olacağı için memnuniyetle karşılanması ve çözümün kamuoyu desteğine sahip olmasını ve dolayısıyla uzun vadede sürdürülebilir olmasını sağlayacağı için uluslararası toplum tarafından da destekleneceği vurgulandı.

MÜZAKERECİ KATILIMCI DEMOKRASİ
CPDC’nin kurucusu Meltem Onurkan-Samani, “Kıbrıs’ta liderlerin çok zor kararlar almalarına yardımcı olacak bir mekanizmamız yok” dedi ve şöyle devam etti: “Onları neredeyse tek başlarına bir odaya gönderiyoruz ve zor bir karara varmalarını bekliyoruz.”

Müzakereci katılımcı demokrasi sürecinin, bu yükü liderlerle paylaşmanın bir yolu olduğunu belirten Onurkan-Samani, “Sıradan yurttaşlara bu zor meseleler üzerinde düşünmeleri için zaman ve alan tanınır ve cevaplar üretmelerine olanak sağlanırsa liderlerin bir anlaşmaya varması çok daha kolay olur” dedi.

ACİL ÇÖZÜM İHTİYACI
Açılış konuşmacısı Erato Kazakou-Marcoullis, Kıbrıs sorununu çözme ihtiyacının acil olduğu uyarısında bulundu. “Önümüzde zamanımız yok. Bölünmenin eşiğindeyiz ve eylemlerimizi aylarca ve yıllarca geciktirirsek sahadaki durum geri döndürülemez hale gelecektir” çağrısında bulundu.

PANELDE TARTIŞILAN KONULAR
Panelistler, dört ana başlık altında seçenekler sundular:

1. Ne tür bir yurttaş meclisi toplanması gerektiği
2. Bu meclisin nasıl kapsayıcı hale getirileceği
3. Siyasi liderlerin desteği aranırken katılımcılara siyasi müdahale olmaksızın düşünmeleri için alan tanınmasının nasıl sağlanacağı
4. Süreç tasarımının bir parçası olarak referandum seçenekleri

Panelde, oluşturulacak herhangi bir yurttaş meclisinin her iki toplumdaki siyasi liderlere danışılarak hazırlanmış net bir yetki belgesine sahip olması gerektiği vurgulandı.

YURTTAŞ MECLİSİ ÖRNEKLERİ
Panelde en bilinen yurttaş meclisleri modelleri de tartışıldı. CPDC’den verilen bilgiye göre incelenen örnekler şöyle:

“İrlanda Cumhuriyeti’nde olduğu gibi, toplumun rastgele seçilmiş bir kesimine zor siyasi meseleleri çözmeleri için zaman, mekan ve bilgi verilen yurttaş meclisleridir.
Kuzey İrlanda’da uygulanan bir diğer seçenek ise hem siyasi partilerin hem de yeterince temsil edilmeyen grupların mecliste yer almak için aday gösterdikleri seçilmiş bir meclistir. Üçüncü bir seçenek ise Güney Afrika’da olduğu gibi öncelikle bir anayasa yazımına odaklanılan bir anayasal meclistir.”

Panelistler, Bosna Hersek’teki deneyimlerin uluslararası desteğe sahip olmaları halinde meclislerin oldukça hızlı bir şekilde hayata geçirilebileceğini gösterdiğini dile getirdiler.

AŞAMALI YAKLAŞIM
Panelde, Kıbrıs için aşamalı bir yaklaşımın daha uygun olup olmayacağı da tartışıldı. Sadece yurttaşlardan oluşan meclislerle başlayıp seçilmiş bir meclise geçmek mi yoksa daha geniş bir meclise geçmeden önce küçük “güvenli alanlarla” başlamanın daha iyi olup olmayacağı konusu irdelendi.

KAMUOYU DESTEĞİ
Panelde, mevcut çıkmaza rağmen, birkaç yıldır art arda yapılan kamuoyu yoklamalarının seçmenlerin sadece yüzde 20’sinin iki bölgeli iki toplumlu federasyon kavramını tamamen reddettiği belirtildi. Eş-organizatör Fiona Mullen, “Bu formülün, yurttaşların katılımı sağlanarak çıkmazı kırmanın bir yolu olabileceğini gösteriyor” dedi.

Mullen, “Bu toplumlar arası beyin fırtınası çalışmamızın ilk adımıydı. Bir sonraki adım fikirleri daha da geliştirmek ve daha sonraki aşamalar için bunları temsili odak gruplarıyla test etmek ve siyasi paydaşlarla daha da geliştirmektir” dedi.

Ledra Palace Otel’de düzenlenen etkinlik, ikramlar için UNDP’nin ve basılı materyaller için Uluslararası Topluluklar Örgütü’nün (ICO) desteğiyle gerçekleştirildi.

MAGUSA FEST

DAUSEN

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi