İnsan Hakları Platformu: “Karikatür Davasında beraat kararı emsal niteliği taşıyor”

İnsan Hakları Platformu, Yüksek Mahkeme'nin "Karikatür Davası"nda verdiği beraat kararını önemli bir kazanım olarak değerlendirerek, ifade ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayan yasaların ivedilikle değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

İnsan Hakları Platformu, Yüksek Mahkeme’nin “Karikatür Davası”nda beraat kararını onamasını, insan hakları, ifade özgürlüğü ve demokrasi açısından “önemli bir kazanım” olarak değerlendirdi.

İnsan Hakları Platformu yaptığı açıklamada, “Özünde karikatür, insani ve sosyal olayların canlı bir ifadesidir. İfade özgürlüğü bağlamında mizah ve karikatürün yorumlanması geniş kapsamlı olmalıdır” dedi.

Açıklamada, “Yargı alanında ilgili bir davanın farklı kanallar aracılığıyla yeniden ele alınması ve gazetecilerin sürekli olarak baskıya maruz bırakılması, ifade özgürlüğüne ve basının bütünlüğüne zarar verir” ifadelerine yer verildi.

Platform, Yüksek Mahkeme’nin bugünkü kararının özgür basın ve ifade özgürlüğü için değerli olduğunu belirtti ve “Bu karar, emsal niteliği taşıyor. İfade ve basın özgürlüğüyle bağdaşmayan yasalarımızın ivedilikle değiştirilmesi gerektiğini savunuyoruz” dedi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Yüksek Mahkeme’nin ‘Karikatür Davası’ndaki beraat kararı insan hakları, ifade özgürlüğü, toplumsal barış ve demokrasi açısından çok önemli bir karar ve kazanımdır.

Gazeteci Şener Levent ve Ali Osman Tabak Karikatür Davasından alt mahkemede Mayıs 2019’da beraat etmiş savcılık ise davayı istinafa taşımıştı. Aynı dava konusu ile Şener Levent Ağustos 2022’de Türkiye’de 1 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş ve bu ceza sonradan para cezasına çevrilmişti. Özünde karikatür, insani ve sosyal olayların canlı bir ifadesi olarak hizmet eder ve genellikle hem güldürmek hem de düşündürmek için abartıyı kullanır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB) ve Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi (MSHUS) de dahil olmak üzere uluslararası kararlarda vurgulandığı üzere, ifade özgürlüğü bağlamında mizah ve karikatürün yorumlanması geniş kapsamlı olmalıdır. Yargı alanında ilgili bir davanın farklı kanallar aracılığıyla yeniden ele alınması ve gazetecilerin sürekli olarak baskıya maruz bırakılması sadece bu temel ilkelere aykırı olmakla kalmaz, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun Gazetecilerin Güvenliği ve Cezasızlık Konusuna İlişkin Kararında da vurgulandığı üzere, hem ifade özgürlüğüne hem de basının bütünlüğüne önemli zararlar verir.

Bunlar dikkate alındığı zaman bugün (11.10.2023) Yüksek Mahkemenin Alt Mahkemenin kararını onamış olması hem özgür basın hem de ifade özgürlüğü adına çok değerlidir ve emsal niteliği taşıması ile de çok ciddi bir kazanımdır. İnsan Hakları Platformu olarak Yüksek Mahkeme’nin kararını ve bu değerli kazanımı selamlarız. İfade özgürlüğü konusunda ciddi sıkıntılar yaşanan ve bir ifade özgürlüğü davasının ilk kez ağır cezada yargılandığı ve bir gazetecinin 10 yıl hapis cezasına mahkum edilmesinin konuşulduğu böylesi bir döneme ışık tutmasını diler, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına güvenimizin tam olduğunu bildiririz. İfade ve basın özgürlüğü ile bağdaşmayan yasalarımızın ivedilikle değiştirilmesi ve yerel mevzuatımızın da parçası olan uluslararası sözleşmeler ve içtihatlar doğrultusunda haklara ve özgürlüklere saygılı hale getirilmesinin de takipçisi olacağımızın altını çizeriz.”

DAUSEN

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi