Özersay: “Satılan yerler açıklanmalı, Filistin tecrübesini dikkate almalıyız”

İsraillilerin yanı sıra Almanya’dan, Finlandiya’dan, İsveç’ten, Ukrayna’dan, Rusya’dan ve daha birçok ülkeden yabancıların KKTC topraklarını satın aldığını kaydeden Özersay, yabancılara satılan arazi miktarlarının derhal kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.

Bugün Kıbrıs

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Türkiye basınına yaptığı açıklamada, KKTC’nin büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Özersay, asıl tehlikenin şirketler üzerinden yapılan taşınmaz mal satışları olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

“Normal şartlarda yabancılara ait olan şirket sınırsız arazi alımı yapamayacağı için KKTC vatandaşı kişilerin adına şirket hisselerinin yüzde 51’ini geçiriyorlar, yabancı şirket gibi görünmeyen bu şirketin adına sınırsız miktarda arazi satın alabiliyorlar. Ardından bir süre sonra hisse devri veya başka yöntemlerle yüzde 51 hisse perde gerisinde şirketin gerçek sahibi olan İsrailliye, Alman’a, Finlandiyalıya, Rus’a geçirildiğinde şirketin mal varlığının parçası olan bu dönümlerce arazi de yabancı bir şirketin malı haline dönüşmüş oluyor. Bir başka ifadeyle mevcut kısıtlamaların etrafından dolanmış oluyorlar ve yabancı şirketlerin üzerine dönümlerce arazileri satın alabiliyorlar.”

“HÜKÜMETİN CEVAPLAMASI GEREKEN SORULAR VAR”
KKTC hükümetinin cevaplaması gereken birtakım soruların bulunduğunu dile getiren Özersay, “Bu arazilerin büyüklüğü toplamda ne kadar dönüme ulaştı? Stratejik bölgelerde yoğunlaşma ve özellikle belirli uluslardan yabancıların yoğunlaşması var mıdır?” sorularını yöneltti.

Özersay, sözlerinin devamında, “Yabancı kişilerin mal alımında güvenlik soruşturması olmasına rağmen yabancı şirketlerin az önce tarif ettiğim gibi alengirli mal devirleriyle elde ettikleri büyük miktarda arazilere rağmen şirket sahiplerinin güvenlik soruşturması yapılmıyor olması ciddi sıkıntılı. Ancak her şeyden önemlisi devlet yetkililerinin bu kritik konularda rakamları dahi bilmiyor, takip etmiyor, tedbir almıyor ve kamuoyu ile de paylaşmıyor olmalarıdır” diye konuştu.

“RÜŞVET VE MENFAAT TEMELLİ POLİTİKA İZLENİYOR”
Özersay, “Yabancı şirketlerin büyük miktarda arazi satın alışı benzeri konularda devir işlemlerinden tutun da başka bazı bürokratik işlemlere varıncaya kadar pek çok konuda çok büyük rakamların döndüğü dikkate alınacak olursa bu konularda niyeti kötü olanların kolayca rüşvet benzeri çürümüş ilişkiler kurabilecekleri kolaylıkla görülebilir. Zaten konuşulan ve bizim de duyduğumuz pek çok arazi spekülasyonu, satış, devir ve benzeri konularda bürokratik süreçleri hızlandırmak ya da engelleri aşmak için rüşvet iddiaları vardır, konuşuluyor. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” dedi.

YAPILMASI GEREKENLER NELER?
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, hükümetin atması gereken adımlara dair de konuştu. Özersay, konuya dair, “Yapılması gereken şey acilen yabancı/yerli şirket kurallarını düzenlemek, konut alımında olduğu gibi güvenlik soruşturması süzgeci koyacak şekilde mevzuatı değiştirmek, şu anki toplam rakamları kamuoyuna açıklamak, bir haritalandırma yapılarak yabancılara satılan arazilerin belirli bölgelerde yoğunlaşıp yoğunlaşmadığını incelemek ama hepsinden önemlisi rüşvet ve menfaat temelli politikaya hiç de uzak olmayan yozlaşmış siyasileri hükümetten uzak tutmaktır” sözlerini sarf etti.

“FİLİSTİN TECRÜBESİNİ DİKKATE ALMALIYIZ”
Özersay, “KKTC çok zor şartlarda nice canlar feda edilerek kuruldu, Ortadoğu’da özellikle Filistin’de toprak meselesiyle ilgili acı bir tecrübe var. Yanı başımızdaki bu acı tecrübeyi dikkate almalı ve tedbirli olmalıyız. Kıbrıs’ın tarihinde de yabancılara (bir dönem özellikle Kıbrıslı Rumlara) Türk mallarının satışı dönemin Kıbrıs Türk liderliğinin onayına tabi kılınmıştı ve serbestçe isteyen istediğine mal satamazdı, bunun sebepleri vardı. Şimdi birileri hızla zengin olacak diye memleketin topraklarının bu şekilde hızla ve plansız kontrolsüz biçimde yabancıların eline geçmesine seyirci kalmamalıyız. Bu konuda acil veriye, planlamaya ve stratejik değerlendirme yapmak için istihbarat toplayıp tek merkezden bu konuları mercek altına alacak bir mekanizmaya ihtiyaç var” diye konuştu.

MAGUSA FEST

DAUSEN

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi