“Bu pişkinliğe alışmadım, alışmayı da reddediyorum”
Üst-El Hükümetinin her alanda yarattığı tahribata halkın gereken cevabı yerel seçimlerde vermesi bekleniyor. Ülkeyi karış karış gezen milletvekili Doğuş Derya Bugün Kıbrıs’a konuştu.
“Bu pişkinliğe alışmadım, alışmayı da reddediyorum”
Üst-El Hükümetinin her alanda yarattığı tahribata halkın gereken cevabı yerel seçimlerde vermesi bekleniyor. Ülkeyi karış karış gezen milletvekili Doğuş Derya Bugün Kıbrıs’a konuştu.
HABER MERKEZİ
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili ve CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, halkın atanmış Başbakandan da onun gayrimeşru atanmış kabinesinden de herhangi bir beklentisi olmadığını söyledi. Ülkeyi karış karış gezdiklerini belirten Derya,
25 Aralık yerel seçimlerine yönelik işbirliği içinde olan atanmış hükümet için, “Halkın aklıyla dalga geçercesine şovenist açıklamalarla ülkede yarattıkları enkazı saklayabileceklerini sanıyorlar” dedi. Derya, insanların alım gücünün korkunç şekilde düştüğü, açlık sınırının 10 bin liranın üzerinde olduğu böylesi kritik bir dönemde bile önlem almadığını vurguladı. Ülkede yaşanan ekonomik ve sosyal yıkımı değerlendiren Derya şunları kaydetti:
“Halkın atanmış Başbakandan da, onun gayrimeşru atanmış kabinesinden de herhangi bir beklentisi ve umudu yok. İnsanların alım gücünün bu kadar korkunç şekilde düştüğü, açlık sınırının 10 bin TL’nin üzerinde olduğu bu kadar kritik bir dönemde bile ne özel sektörde çalışan asgari ücretliyi ne de kamu çalışanlarını koruyan bir önlem almayan, emek düşmanı bir hükümetten ne beklenti olabilir ki?”
Okulları, sağlık merkezlerini, sivil toplum örgütlerini, mahalleleri karış karış dolaşıyoruz. Halk iradesine başvurmak yerine talimat verenlere sırtlarını dayamayı o kadar normalleştirmişler ki, yerel seçimleri de hamasetle yürütüyorlar. Halkın aklıyla dalga geçercesine şovenist açıklamalarla ülkede yarattıkları enkazı saklayabileceklerini sanıyorlar.”
İSTİSNASIZ HER BELEDİYEYİ BATIRDILAR
“Kara para aklamak için kararname çıkaran, anayasayı ihlal eden, halkın iradesine başvurmadan belediyeleri kapatan, ülkenin sahillerini, tarımsal arazilerini peşkeş çeken, kamu kaynaklarını seçim vaadi olarak kullanmaya kalkan, Cumhurbaşkanı’ndan Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanına kadar bağımsız olması gereken her makamın bağımsızlığını ihlal eden, demokrasimize müdahale edilmesi için davetiye çıkaran ve istisnasız aldığı her belediyeyi zarar ettirip batıran Ulusal Birlik Partisi’nden bahsediyoruz…
Ülkede insan haysiyetine yaraşır bir yaşam alanı bırakmayan Ulusal Birlik Partisi ve ortakları, şimdi çıkmışlar kaynaklarını kemiremedikleri belediyelere talip oluyorlar. Niye? Belediyeleri kamu menfaati ve hizmet üretmek yerine şahsi menfaatleri için kullanmak istedikleri için. Günübirlik koltuk hesaplarını, bu ülkenin çocuklarının geleceğinden daha fazla önemsedikleri için.
Kadınlar şiddete maruz kalırken, yaşlılar bakımsızlık sorunu çekerken, ülkede bedava kreş yokken, hastaneler ve okullar dökülürken, Külliye hayalleri kuranlar, belediyelere hangi yüzle aday çıkarıyorlar doğrusu çok şaşırıyorum. Çünkü bu pişkinliğe alışmadım, alışmayı da reddediyorum.”
KADIN VE SİYASET
Yerel seçimlere kadın adayların katılımını ve dünyada kadınların kadın adaylara oy verme oranının arttığı yönündeki tespii değerlendiren CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, kadınların siyasete nicel katılımı kadar nitel katılımının da önemli olduğunu vurguladı. CTP’li belediyelerin sosyal politikalar konusunda tarih yazan kurumlar yarattığını belirten Derya, “Gönyeli, Değirmenlik, Geçitkale, Lefke ve daha birçok örnek zaten halkın bilgisindedir” dedi. Kadın Örgütünün önerisi ile son kurultayda Yerel Eşitlik ile ilgili karar üretildiğini hatırlatan Derya, “Yerel Eşitlik Eylem Planı” ile ilgili de ciddi bir rapor yayınladıklarını, bunların yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik partinin ortaya koyduğu kararlılığın göstergesi olduğunu ifade etti. Derya şöyle konuştu:
“Ben her zaman kadınların siyasete nicel katılımı kadar nitel katılımının da önemli olduğunu söyleyegeldim. Nüfusun yarısını oluşturan kadınların her alanda temsiliyeti eşit oluncaya kadar mücadele sürecek. Ancak şunu unutmayalım ki ataerkil zihniyet biyolojik cinsiyet ile bağlantılı değildir.
Biyolojik cinsiyeti kadın olup da toplumsal cinsiyet farkındalığı olmayan nice seçilmiş gördük, hem dünyada hem ülkemizde. Bu yerel seçimlerin önemi, özellikle 2 kadın belediye başkan adayının, sevgili Sıla Usar İncirli ve sevgili Şifa Çolakoğlu’nun toplumsal cinsiyet farkındalığına sahip, güçlü ve kadın temsiliyetini layıkıyla ortaya koyacak iki belediye başkan adayı olarak öne çıkmasıdır.”
SILA’YA VE ŞİFA’YA ÇOK GÜVENİYORUZ
“CTP zaten Kıbrıs’taki kadın hakları tarihi ve geleneği açısından öncü bir partidir. Yıllar boyunca, kadın, çocuk ve lgbti hakları başta olmak üzere mecliste hak politikaları ile ilgili ortaya koyduğumuz güçlü duruşu belediyelerde de daha etkin şekilde uygulamak için inisiyatif aldılar.
CTP’li belediyeler zaten sosyal politikalar konusunda tarih yazan kurumlar, Gönyeli, Değirmenlik, Geçitkale, Lefke ve daha birçok örnek zaten halkın bilgisinde. Kadın Örgütümüzün önerisi ile son kurultayımızda Yerel Eşitlik ile ilgili karar da ürettik. CTP Kadın Örgütü olarak “Yerel Eşitlik Eylem Planı” ile ilgili ciddi bir rapor da yayınlayıp bastık. Bunların hepsi yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik partimizin ortaya koyduğu kararlılığın göstergesidir.
Sıla’ya ve Şifa’ya bu konuda çok güveniyoruz. Ama şunu da söylemem gerekiyor. Başkent Lefkoşa hem ekonomik potansiyeli hem de kültürel ve tarihi potansiyeli açısından olması gereken yerde değil.
Sıla Usar İncirli, Lefkoşa’nın her köşesine ve her ihtiyacına hâkim olan, bu kentte yaşayan her bir bireye ayrı ayrı kıymet veren bir aday olarak Lefkoşa’yı hak ettiği yere taşıyacak inancındayım. Yerel Eşitlik Eylem Planımızda da belirttiğimiz gibi, genç, yaşlı, kadın, erkek, lgbti, engelli, göçmen, mülteci diye ayrım yapmadan, tüm paydaşların katılımı ile sağlanacak gerçek bir demokratik idare istiyoruz ve bunun mümkün olduğunu biliyoruz.”
Bugün Kıbrıs