Cansu Nazlı: KIB-TEK bu duruma planlı bir şekilde sokuldu

Bağımsızlık Yolu Lefkoşa Bölge Sorumlusu Cansu N. Nazlı, AKSA ile olan sözleşmenin feshedilmesi gerektiğini, ortadan kalkan mali yükümlülükle yaratılan kaynağın doğru kullanılıp elektrik enerjisi ihtiyacının da kamusal imkanlarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.

TVPLUS

Bağımsızlık Yolu Lefkoşa Bölge Sorumlusu Cansu N. Nazlı, Mayıs TV’de Meltem Sakin’in sunduğu, Mayıs Manşet programına konuk oldu.

Ülkemizdeki elektrik kesintilerinin hem sıcak hem de soğuk bir sıkıntı olduğunu dile getiren Nazlı, uzun yıllardan beri devam eden sıkıntıların sonucunda bugünkü durumda olduğumuzu söyledi. İnsanların sıcak hava ve sineklerden mağdur olduğu için haklı olarak isyan etiklerini belirten Nazlı, solunum cihazlarına bağlı yaşamak zorunda olan insanların canıyla tehdit edildiklerini vurguladı. Elektrik enerjisinin, su gibi en temel insan haklarından biri olduğunu söyleyen Nazlı, belli bir kilovata kadar elektrik enerjisinin ücretsiz temin edilmesinin insan hakkı gereği olduğunu belirtti. Elektrik kesintileri yanında ücretlerin de çok yüksek olduğunu fakat asgari ücretin yerinde saydığını ifade eden Nazlı, elektrik faturasını ödeyemediği için birçok insanın elektriksiz kaldığını dile getirdi.

AKSA İLE SÖZLEŞME FESHEDİLMELİDİR
Gelmiş geçmiş hükümetlerin KIB-TEK’e yapılması gereken yatırımları yapmadıklarından dolayı bugün kurumun altyapı sorunlarının ortaya çıktığını vurgulayan Nazlı, kurumun güçsüzleştirilmesi ve elektriğin özelleştirilmesi için adeta bir yol döşendiğini belirtti.
Ülkedeki kamusal bir yükümlülüğün devlet eliyle özele verildiğini ifade eden Nazlı, “Biz elektriksiz kalırken, kullanmadığımız elektriğin parasını dahi AKSA’ya öderken bu duruma gelmemiz kabul edilemez. AKSA ile olan sözleşme feshedilmelidir. KIB-TEK’e yatırım yapılmalı ve elektrik enerjisi kamusal olarak karşılanmalıdır. AKSA ile olan sözleşmeden dolayı mali yükümlülüklerimiz ortadan kalktığı zaman, kamusal olanı güçlendirmek için mali kaynakları doğru kullanma yöntemiyle elektrik enerjisi ihtiyacımızı kamusal imkanlarla çözme becerimiz de olacaktır. KIBTEK bu duruma planlı bir şekilde sokuldu ve AKSA’ya yöneltilmesi gereken tepkiler bilinçli olarak kuruma yönlendiriliyor” diye konuştu.

EKOLOJİK YÖNTEMLERLE ELEKTRİK ÜRETMELİYİZ
Orta ve uzun vadede ekolojik yöntemlerle elektrik enerjisi üretilmesi gerektiğinin altını çizen Nazlı, yakıtla enerji üretimi imkanlarının sonuna gelindiğini söyledi. Nazlı, doğa ve hava kirliliğini önlemek için özellikle güneş enerjisinden faydalanmak için bugünden harekete geçilmesi gerektiğini ifade etti. Nazlı, ekolojik yöntemlerin çok daha sürdürülebilir ve ekonomik enerji kaynakları olduğunu ve bu yönde çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ TEHDİT EDİCİ MADDELER DE DEĞİŞMELİDİR
Basın-Sen öncülüğünde ve çeşitli sendikalar ile siyasi partilerin verdikleri hukuki ve siyasi mücadelenin kazanımı olan bilişim suçları yasası ile ilgili konuşan Nazlı, “Bu yasanın dört fıkrasını Anayasa Mahkemesi aykırı buldu. Anayasa Mahkemesi, bilişim suçları işlendiği düşünülen telefon, laptop gibi iletişim araçlarına el konulması ve mahkeme sonuçlanana kadar emare iadesinin yapılmaması konusunu anayasaya aykırı buldu. Mahkeme ayrıca, sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar veya Google aramalarının trafik bilgilerinin kaydının tutulması ve yasal yükümlülük gereği mahkeme kararı olmadan paylaşılmasını da anayasaya aykırı bulmuş ve kararı iptal etmiştir. İçerik ve yer sağlayıcı olarak tanımlanan internet yayınlarının da izinsiz yapılması da anayasaya aykırı bulunmuştur” dedi.
Polisin sivile bağlı olmadığı için anayasaya teknik olarak aykırı olmasa da polisin ve savcının uygulamada yasaya uygun yapılmadığını belirten Nazlı, Bağımsızlık Yolu’nun bu uygulamaların keyfi olarak kullanılmasından endişelendiklerini söyledi. Nazlı, basın ve ifade özgürlüğünü tehdit edici maddelerin de değiştirilmesi için toplumsal muhalefeti güçlü tutmanın önemine dikkat çekti. Anayasa Mahkemesi’nin “bilişim suçları işlendiği düşünülen telefon, laptop gibi iletişim araçlarına el konulması” ile ilgili yasa değişikliği önerisinde basın emekçilerinin kullandıkları iletişim araçları yönündeki yorumunu takdir eden Nazlı, basın araçlarının suç aleti olsa bile el konulamayacağını, dokunulamayacağını söyledi.

CTP KULAK TIKARSA MUHALEFETİMİZİN DOZU ARTACAKTIR
Anayasa Mahkemesi kararlarının Meclis’te görüşüleceği zaman tüm muhalefetin süreci takip etmesi gerektiğini belirten Nazlı, basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan maddelerin de değiştirilmesi için mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne bu süreçte çok önemli bir görev düştüğünü söyleyen Nazlı, bu yasanın çocuk pornografisi ve banka dolandırıcılığını önlemek için ilgili partinin öncülüğünde geçirildiğini ama yapılan eleştirilere kulak tıkadıkları için özeleştiri yapmaları gerektiğini ifade etti.
Nazlı, “Bu yasa yasalaşmadan önce, basın, ifade ve hak arama özgürlüğünün kısıtlanması ve özel hayatın ihlal edilmesi yönünde yaptığımız eleştirilere CTP kulak tıkadı. Dilerim ki, bu mahkeme kararı eleştirileri dikkate almaları yönünde bir uyarı niteliğinde olur ve bu yasanın tadil edilmesi ile ilgili diğer muhalif siyasi partiler ve özellikle basın alanında örgütlü sendika ve meslek birlikleri ile iletişim ve eleştiriye açık bir tutum sergilerler. Meclis aritmetiğine baktığımız zaman, onların bu kaygıları gözeterek orada bulunmaları önemlidir. Ancak, bu kaygılara kulak tıkamaya devam ettikleri sürece, bu konudaki muhalefet dozumuz artacaktır” dedi.

SORUNLARIMIZI ANCAK BİZ ÇÖZEBİLİRİZ
Gündelik hayattaki problemlerimizi çözmeden daha büyük sorunların çözülmesine bel bağlamanın doğru olmadığını ifade eden Nazlı, Kıbrıslı Türk halkının dışındaki odakların bizim sorunlarımızı çözmelerini bekleme düşüncesinden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Kendi sorunlarımızı ancak bizim çözebileceğimizi vurgulayan Nazlı, Kıbrıslı Türk halkının özneleşmesi için toplumsal muhalefetin örgütlenmesi ve güçlenmesinin önemine dikkat çekti.
Bağımsızlık Yolu’nun geçim sıkıntısı, eğitim, enerji, sağlık, ulaşım ve diğer temel haklarımız uğruna mücadele etmek için üç yöntem belirlediğini söyleyen Nazlı, bunların kamu ile özel sektör emekçileri arasında dengeyi kurmak için asgari ücretin en düşük kamu maaşına endekslenmesi ve hayat pahalılığı oranında 2 ayda bir artması, iş güvencesizliğinin önüne geçmek için 10 ve üzeri çalışanı olan işyerlerinde sendikasız çalıştırılmanın yasaklanması ve eğitim, sağlık, sosyal hizmetler gibi ihtiyaçlarımızın finanse edilmesi için ülkedeki kaynak ihtiyacının servet vergisi ile karşılanması olduğunu açıkladı.

Girne Belediyesi