Marie Curie’dan Maria Ressa’ya: Nobel’in kadınları

1901’de başlayan Nobel Ödülleri’nin 120 yıllık tarihinde 876 erkeğe ve 59 kadına ödül verildi.

Bianet’ten Ceyda Avcı Nobel ödülü alan kadınları yazdı.

Bugüne kadar fizik alanında 4, kimyada 7, fizyoloji veya tıp alanında 12, edebiyatta 16, barış alanında 18 ve ekonomi alanında yalnızca 2 kadın Nobel sahibi oldu.

Nobel Ödülleri’ni veren İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nin Başkanı Goran Hansson, “Çok az sayıda kadının ödül kazanması üzücü ve toplumdaki eşitsizliği yansıtıyor” dese de bu verilerle, cinsiyet eşitliğini onların da gözetmedikleri açık.

Bu yıl ödül verilen 13 kişiden sadece 1’i kadın. Nobel’deki yaklaşımın aksine, toplumdaki eşitliği sağlayabilmek için kadınların başarısını görünür kılmak gerekiyor.

NOBEL KAZANAN KADINLAR KİM? NELER BAŞARDILAR?

Nobel Ödülü’nü ilk kez 1903’te radyasyon üzerine çalışmalarıyla Marie Curie kazandı. Curie, fizik alanındaki bu ödülü Pierre Curie ve Henri Becquerel ile paylaştı.

Aynı zamanda 1911 Kimya Ödülü’nü de alan Curie, iki Nobel’e sahip olan ilk ve tek kadın bilim insanı. Radyoloji biliminin kurucusu Curie’ye Kimya Ödülü ise radyum ve polonyum elementlerini keşfettiği için verildi. Curie’den sonra Nobel alan ikinci kadın Bertha von Suttner oldu.

1905 Nobel Barış Ödülü sahibi Suttner ilk kadın barış aktivisiti olarak kabul edilir. Suttner eylemleriyle savaş karşıtlığının ve silahsızlanmanın sembolü oldu.

Yazdığı ‘Silahları Bırakın!’ romanı 12 dile çevrilen Suttner, 1899 yılında yapılan Lahey Barış Konferansı’na katılan tek kadın. 1909 yılında ise Nobel Edebiyat Ödülü’nü ilk kez kazanan kadın Selma Lagerlöf oldu. Masalları ve efsane türündeki yapıtlarıyla tanındı.

1926’da ödül alan Grazia Deledda’ya kadar uzun bir süre Nobel Ödülleri bir kadına verilmedi. Deledda, insan sorunlarını ele aldığı, güçlü tasvirleri olan yazılarıyla Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

Kuzeyde yaşam ve kadın sorunları üzerine yazan Sigrid Undset de 1928’de Edebiyat Nobeli’nin sahibi oldu. Feminist ve savaş karşıtı bir aktivist olan Jane Addams 1931’de Nobel Barış Ödülü’nü aldı.

Addams, Barış ve Özgürlük için Uluslararası Kadın Derneği’nin başkanlığını yaparken hem savaş karşıtı çalışmalarına devam etti hem de göçmenler ve işçi hakları için mücadele etti. Marie Curie’den sonra kimya alanında Nobel alan ilk kadın, Curie’nin kızı Irène Joliot-Curie’ydi. 1935’te ödülü kazanan Joliot-Curie yapay radyoaktivitenin kâşifi.

1938’de Pearl S. Buck biyografik yapıtları ve Çin’deki köylü yaşamına dair yaptığı tasvirler ile Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Aradan geçen 7 yıldan sonra aynı ödül 1945’te Gabriela Mistral’e verildi.

FAŞİZME KARŞI DÜNYAYI UYARDI

Yazdığı lirik şiirleriyle Latin Amerika kültürünün en önemli isimlerinden biri olan ve sembol haline gelen Mistral, kadın ve çocuk hakları alanlarında da çalışmalar yaptı.

1946’da Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Emily Greene Balch faşizme karşı dünyayı uyardı ve Batı’yı Nazi lideri Adolf Hitler ile İtalyan faşist lider Benito Mussolini’nin saldırgan politikalarına sessiz kalmakla eleştirdi. Balch, Uluslararası Kadınlar Barış ve Özgürlük Ligi’nin de lideriydi.

1947 yılında Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü kazanan ilk kadın Gerty Theresa Cori oldu. Cori, glikojenin vücut içinde katalitik dönüşüm sürecini keşfetti. Cori’den sonra 16 yıl boyunca kadınlara Nobel Ödülü verilmedi.

1963’te nükleer fizikçi Maria Goeppert-Mayer, atom çekirdeğinin kabuk yapısı keşifleri sayesinde Nobel Fizik Ödülü’nü alan isim oldu.

Onun ardından 1964’te biyokimyasal maddelerin yapısının incelenmesinde kullanılan x-ışını tekniğinin öncüsü Dorothy Crowfoot Hodgkin, Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.

Hodgkin, kimya alanındaki bilimsel araştırmalarının dışında barış ve silahsızlanma çalışmaları da yürüttü. 1966’da Nobel Edebiyat Ödülü Nelly Sachs isimli şairin oldu. İkinci Dünya Savaşı döneminde Yahudi halkının yaşadıklarını anlatan Sachs de o dönemde sorgulanan ve işkence görenler arasındaydı.

10 yıl sonra, 1976’da Nobel Barış Ödülü’nü iki kadın paylaştı: Betty Williams ve Mairead Corrigan. Barış eylemcileri Williams ve Corrigan birlikte Kuzey İrlanda’daki sorunları barışçıl çözümlerle sonlandırmayı amaçlayan Kuzey İrlanda Barış Hareketi’ni kurdu. 1977’de Rosalyn Sussman Yalow Fizyoloji ve Tıp Nobel Ödülü’nü kazandı.

BARBARA MCCLİNTOCK’İN HÜCRE ÇALIŞMALARI

Yalow, diyabetli hastaların kanındaki insülin miktarını belirlemede kullanılan bir teknik geliştirdi. 1979’da Nobel Barış Ödülü, Hayırsever Misyonerler’in kurucusu Rahibe Teresa’ya -kimlik adı ile Agnes Gonca Boyacı- verildi. 1982’de aynı ödülü silahsızlanma çalışmaları yapan diplomat ve yazar Alva Myrdal kazandı.

1983’te Barbara McClintock hücre genetiği alanındaki çalışmalarıyla Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü aldı. Aslında bu, erkek odaklı ilerleyen bilim dünyasından McClintock’a geç gelen bir ödüldü.

1950’lerde yaptığı çalışmaları 20 yıl sonra değer görmeye başlayan McClintock, Fizyoloji ve Tıp alanında Nobel’i erkek meslektaşıyla paylaşmayan ilk kadın bilim insanı oldu. McClintock’tan sonra Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü bugüne kadar hala tek başına kadın bir bilim insanına verilmedi.

1986’da fizyoloji ve tıp alanındaki ödülü, Yahudi olması nedeniyle Mussolini’nin akademik çalışmalarını engellemesine rağmen evinde araştırmalarına devam eden ve büyüme hücrelerinin mekanizmasını keşfeden Riya Levi-Montalcini, 1988’de ise hayatı boyunca antisemitizm ve cinsiyet ayrımcılığı ile mücadele ederken ilaç tedavisinde önemli ilklere imza atan bilim insanı Gertrude B. Elion aldı.

İnsan hakları mücadelesi veren, ırkçılık ve AIDS mücadeleleri ile tanınan yazar Nadine Gordimer’e 1991’de Nobel Edebiyat Ödülü verildi. Aynı yıl Aung San Suu Kyi, demokrasi için gösterdiği barışçıl mücadele ile Nobel Barış Ödülü’nü kazandı.

1992’de ise aynı ödülü Guatemala’da yerli hakları için mücadele veren barış aktivisti Rigoberta Menchú aldı.

1993’te Toni Morrison, Amerikan gerçekliğini anlattığı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. 1995’te biyolog Christiane Nüsslein-Volhard, embriyo gelişiminin genetiği üzerine yaptığı çalışmalarla fizyoloji ve tıp alanında ödül aldı.

ÇOCUK VE KADIN HAKLARI: ŞİRİN EBADİ

1996’da çağdaş Polonya şiirinin öncüsü kabul edilen Wisława Szymborska, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. 1997’de kara mayınlarının temizlenmesi için çalışan ve insan hakları savunucusu olan Jody Williams, Nobel Barış Ödülü’nün sahibi oldu. 6 yıl sonra 2003 yılına gelindiğinde aynı ödül çocuk ve kadın hakları alanında mücadele eden avukat Şirin Ebadi’ye verildi.

2004’te Nobel ödülleri kazananlar arasında üç kadın yer aldı. Sinir sistemine ait önemli bir gen keşfeden Linda B. Buck Fizyoloji ve Tıp Nobeli’ni, toplum klişelerini kaleme alan feminist yazar Elfriede Jelinek Edebiyat Nobeli’ni, demokrasi ve kadın hakları alanındaki çalışmalarıyla Wangari Maathai Barış Nobeli’ni aldı.

Maathai mücadelesiyle Afrikalı kadınlar arasında sembol haline geldi. 2007’de kadın hikayeleri ve toplumsal yaşamı anlatan yazar Doris Lessing, Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu. 2008’de AIDS’e neden olan HIV virüsünü keşfeden virolog Françoise Barré-Sinoussi Fizyoloji ve Tıp Nobeli’ni kazandı.

İlk kez 2009 yılında beş kadın farklı alanlarda Nobel sahibi oldu. Kimya Ödülü, hücre içindeki ribozom üzerindeki çalışmaları sayesinde Ada E. Yonath’a verildi. Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü kanser tedavisinin önünü açan hücre işleyişi çalışmaları ile Elizabeth Blackburn ve Carol W. Greider paylaştı.

Edebiyat Ödülü’nü, Romanya halkının yaşayış tarzını aktaran yazılarıyla Herta Müller aldı. Ekonomi Nobel’i toplumsal malların kontrolü ve işletilmesi üzerine analizi ile Elinor Ostrom’a verildi. Ostrom, ödülü bir meslektaşıyla paylaşıyor olsa da ilk kez kadın bir ekonomist Nobel sahibi oldu.

2011’de ise kadın hakları ve barış için mücadele veren üç kadın Nobel Barış Ödülü’nü paylaştı: Liberya’nın ilk kadın başkanı Ellen Johnson Sirleaf, Liberya’da kadın barış hareketinin lideri Leymah Gbowee ve Arap Baharı’nın Yemenli aktivisti Tevekkül Karman. 2013’te yazar Alice Munro, yazılarıyla çağdaş kısa öykünün ustası kabul edildi ve Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi oldu.

MALALA YOUSAFZAİ

2014 yılında beynin yer belirleme sistemini keşfeden sinir bilimci May-Britt Moser Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl Malala Yousafzai Nobel Barış ödülünü aldı. Yousafzai kadınların ve çocukların eğitim hakkı için sürdürdüğü mücadele ile Nobel kazanan en genç kişi oldu.

2015 yılında yazar Svetlana Aleksiyeviç Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl, bilim insanı Tu Youyou da sıtmaya karşı keşifleri sayesinde Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü aldı.

2018’de ödül verilen kadın sayısında yeniden bir artış yaşandı ve 4 kadın farklı alanlarda Nobel sahibi oldu. Nobel Fizik Ödülü tam 55 yıl sonra bir kadın bilimciye -lazer fiziği üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Donna Strickland’e- verildi.

Kimya mühendisi Frances Arnold enzimlerin evrimi ile ilgili yaptığı çalışmasıyla Kimya Nobeli’ni, şair Olga Tokarczuk Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.

Nobel Barış Ödülü ise IŞİD tarafından kaçırılan ve bir yıl boyunca esir tutulan Ezidi aktivist Nadia Murad’a verildi. 2019 yılında ise Esther Duflo, küresel yoksulluğun azaltılmasına yönelik çalışmaları ile Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazanarak ekonomi alanında Nobel sahibi ikinci kadın oldu.

2020’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü şair Louise Glück, Nobel Kimya Ödülü’nü gen düzenleme alanındaki çalışmaları ile mikrobiyolog Emmanuelle Charpentier ve biyokimyacı Jennifer Doudna, Nobel Fizik Ödülü’nü ise gökbilimci Andrea Ghez aldı. Samanyolu’nda kara delik keşfeden Ghez, fizik alanında Nobel sahibi dördüncü kadın.

Bu yıl ise gazeteci Maria Ressa Nobel Barış Ödülü’nü meslektaşı ile paylaşırken 2021’de Nobel verilen tek kadın oldu. Ressa, ödülü Filipinler’de ifade özgürlüğü için verdiği mücadele sayesinde aldı.

Girne Belediyesi

KTAMS

İmzala