Kuzeyin ve güneyin partileri Kıbrıs’a çare olabildiler mi?

Pandemi süreci tüm dünyada ciddi derslere neden oldu.

Ülkelerin sağlıktaki donanımları ve sistemleri sorgulandı.

Ekonomik olarak olağanüstü durumlarda kendine yetip yetmedikleri test edildi.

Tüm bunların yanında bizim adamızda da çok önemli dersler çıkardık bu süreçten.

İki tarafın şöven ve ayrılıkçı partilerinin iş başında olduğu bu dönemde, tüm adayı ve insanlığı ilgilendiren noktalarda toplumlararası işbirliği ve ilişki maalesef yerlerde süründü.

Adayı birleştirmek için federal Kıbrıs mücadelesi verdiklerini söyleyen partiler ise de şöven ve ayrılıkçı iktidarlar üzerinde baskı oluşturamadı.

Virüsün tüm dünyada dolaşmaya başladığı dönemden, koruyucu sağlığın ve aşılanma sürecinin devam ettiği bugünlere kadar bu işbirliğini ve baskıyı göremedik.

Ne sağlık alanında ne de Kıbrıs sorunun çözümünde…

Bırakın Kıbrıs’ta çözümü ve birleşmeyi, adalıların ortak çıkarları doğrultusunda en insani ve sağlık konularında bile ortak hareketini sağlamayı, birleşmeden yana olan partiler ortaya koyamadı.

Ama ayrılıkçı unsurlar sanki de işbirliği yapmış gibi adada ayrılığın pekişmesi için ellerinden geleni beraberce yaptılar.
Adaya kuzeyden bakıp, yarısını kollayıp geliştireceğini sananlar kuzeyin de bize kalmayacağını herhalde her şeyimizi kaybettiğimizde fark edecekler.

Ya da adaya güneyden bakıp, hoş ve klişeleşmiş söz ve eylemlerle adaya ve günlük yaşama çözüm getireceklerini sananlar da yanılacaklar.
Kıbrıs’ı bir bütün olarak düşünüp, katılımcı karar süreçlerini hayata geçirmek gerekmektedir.

Ada hepimizinse, çıkarlarımız ortaksa, bu adada doğup geleceğimizi bu adada görüyorsak ortak hareket etmek şarttır.

Ada dışındaki unsurlar elbette adalıları değil, adayı ve kendi çıkarlarını düşünür. Orada yaşayanları küçümser.

Adayı kendi çıkarlarına hizmet edecek bir kara parçası, kıta sahanlığı ya da hava sahası olarak görür. Ve kendi çıkarları için hizmet edecekleri el üstünde tutar, çıkarlarına hizmet ettirmek için iktidara getirir.

Kıbrıs’a çare olacak Kıbrıslılardır. Buraya kök salmış, geleceğini bu adada görenlerdir. Dini, dili ve milleti ne olursa olsun Kıbrıslılar adanın hangi yarısında yaşayıp, mücadele ederse etsin, bunu bir potada ortak harekete dönüştüremezse adada hepimizi zor günlerin beklediği aşikardır.

KTAMS

İmzala