Serbest bölge üzerine…

Serbest bölgeler, genel olarak, bir ülkede coğrafi olarak tanımlanmış sınırlı bir alan içerisinde, belirli ekonomik faaliyetler için ülkenin geri kalanına göre çeşitli teşvik ve ayrıcalıkların sağlandığı alanlardır. Serbest bölgelerde, ülkede geçerli olan gümrük, vergi ve başka yasalar muaf tutulur. Bir başka deyişle, serbest bölgelerde kural dışılık hakim olur. Bu nedenlerle, ülkeler genel olarak “serbest bölge” olmak yerine, kontrol ve denetim altında tutabilecekleri ve sadece belirlenmiş kalkınma stratejilerine hizmet edecek koşullara bağlı sınırlı alanlarda serbest bölgeler kurarlar.

Avrupa Birliğinde serbest bölge uygulamaları incelendiğinde, bölgelerde ağırlıklı olarak ticaret faaliyetlerinin yürütüldüğü, dış ticaret, gümrük ve vergi uygulamaları açısından da formalitelerin kıyaslamalı olarak daha az olduğu görülmektedir. Günümüzde AB üyesi ülkelerde yer alan serbest bölgeler, ilk kuruluş yıllarında olduğu gibi ticari ağırlıklıdır. Bölgelere gümrük vergisi muafiyeti ve basit ithalat prosedürleri gibi avantajlar sağlanır. Serbest bölge içerisinde yer alan firmalara sağlanan kolaylıklar sınırlıdır. Ayrıca, Birlik içerisinde rekabetin bozulmaması amacıyla serbest bölge içerisinde yer alan firmalara gümrük bölgesi içerisinde yer alan endüstriler karşısında ilave ayrıcalıklar tanınmasına da izin verilmektedir.

AB’de serbest bölge alanları içindeki mallar ve faaliyetler gümrük vergisi, KDV ve ithalat vergilerinden muaftır.

AB’de serbest bölge uygulamasında “Birlik Menşeli” ve “Birlik Dışı Menşeli” olmak üzere iki çeşit mal grubu bulunmaktadır.

Birlik Dışı Menşeli Mallar; henüz gümrük alanına ithal edilmemiş, gümrük vergileri ödenmemiş mallardır.

Birlik Menşeli Malları ise AB’ ye ithal edilmiş olup, gümrük vergileri ödenmiştir.

Birlik malları ve Birlik dışı mallar serbest bölgeye konulabilir. Ancak, Birlik dışı malların, kısa süreli depolama ve aktarma haricinde tüm hareketlerinin stok kayıtlarına derhal geçirilmesi zorunlu hale getirilmiştir.

Serbest bölgelerin başarılı olabilmesi için ülkenin aşağıdaki teşvikleri sunabilmesi gerekmektedir:

Finansal teşvikler (vergi indirimleri veya muafiyetleri, gümrükten muaf ithalat ve ihracat, indirimli elektrik faturaları, vs); amacına özel olarak oluşturulmuş altyapı; koşulsuz ve sınırsız sermaye transferi; arsa, bina ve tesislerin sağlanmasında elverişli imkanlar; dış pazarlara erişim kolaylıkları; bankacılık faaliyetlerinin vergi ve merkez bankasının koyduğu munzam karşılık vb. kurallardan muafiyet sağlanması; ülkenin sigorta faaliyetlerine koyduğu kurallara tabi olmadan, bölgelerdeki ticari risklerin karşılanmasına yönelik uluslararası sigortacılık hizmetlerinin sağlanması.

Serbest bölgelerin etkileri analiz edilirken bu bölgelere ilişkin devlet politikalarının, sermaye ve işçi sınıfları üzerine olan farklı etkileri dikkate alınmalıdır. Bunun yanı sıra, yabancı sermayeyi de içeren sermaye fraksiyonları serbest bölgeler üzerinde ortak veya çelişen çıkarlara sahip olabilirler. Dolayısıyla, her ülke özelinde serbest bölgelerin sınıfsal etkilerinin dikkate alınması, bölgelerin ülke ekonomilerini nasıl etkileyeceği, ayrıca ülkeye özgü evrim ve karakteristiklerinin gerçekçi olarak dikkate alınması zaruridir.

Serbest bölgeler kısıtlayıcı devlet müdahalelerinin azaltılması veya tamamen kaldırılmasıyla, sermayenin küresel çapta serbest hareket kabiliyeti kazanmasını kolaylaştırmakta, bu da ülkelerin itibarını tehdit etmektedir.

Serbest bölgeleri kuran ve sübvanse eden devletin bu desteğinden en fazla büyük ölçekli sermayeler yararlanırken, küçük ve orta ölçekli yerel sermayeler bu teşviklere sınırlı bir erişime sahip olabilirler.

Serbest bölgeler, ülkeler tarafından genelde sanayilerinin uluslararası rekabet güçlerini arttırmak için kullanılmaktadır. Bu amaçla, bölgeler ucuz emek temini üzerine kurulmuşlardır ve bu olgu, dünya ölçeğinde serbest bölgelerin çoğunun neden emek-yoğun, montaja-dayalı faaliyetlere odaklandığını da açıklamaktadır. Böylece, tekstil, hazır giyim ve elektronik serbest üretim bölgelerinde içerilen başlıca sektörlerdir.

Uluslararası Emek Örgütü ( ILO ), serbest bölgelerdeki istihdamın kalıcı olmadığını tespit etmiştir. Doğası gereği, serbest bölgelerindeki yatırımlar kalıcı olmayabilir. Bu bölgelerdeki sermayeler, başka bir bölgede veya ülkede daha ucuz işgücü, daha fazla finansal teşvik tespit ettiğinde bulundukları serbest bölgeyi terk edebilirler.

Bir ülkeyi serbest bölgeye dönüştürmenin, altyapısını oluşturmanın maliyeti, bundan sağlanacak faydayı fazlasıyla aşacağı aşikardır. Burada altyapı oluştururken yüksek miktarda kamu harcaması gerekeceği, buna karşılık yeterli derecede istihdam yaratılamayacağı, siyasi sorun ve yaptırımların konu olması halinde döviz kazancı sağlamayacağı gerçekleri ortadadır.

Serbest bölgeler ayrıca teknoloji transferini gerçekleştirecek kanalları oluşturamamakla ve işgücü vasfını yükseltmede olumlu rol oynayamamakla eleştirilmektedir. Bu sebeplerle, insan kaynakları gelişiminin sağlanamadığına vurgu yapılmaktadır.

Serbest bölgelerde üretim süreçlerinin parçalara ayrılmış olduğu ve düşük katma değer yaratıldığı noktalarında, sınırlı iş yaratıldığı ve yerel işgücünün yıpratıldığı da örnek ülkelerde gözlemlenmektedir.

Kıbrıs, bütün olarak Avrupa Birliği üyesi bir ülkedir. Ada’da devam eden siyasi sorun ve bölünmüşlük nedeniyle, AB hukuku yeşil hattın kuzey’inde askıdadır. Kapsamlı çözümü takiben, Ada’nın kuzeyi de AB hukukuna dahil edilecektir. Bu yüzden, çözüm öncesinde yasalarımızı ve siyasi stratejilerimizi AB ile uyumlaştırmak, çözüm sonrasında AB’ne entegre olmaktan ne kadar yararlanabileceğimizin belirleyicisi olacaktır.

Ayrıca, Kıbrıs sorunu devam ettiği müddetçe Ada’nın kuzeyi birçok yaptırımın sınırlayıcı etkileri altında kalmaya devam edecektir. Bunlar arasında mülkiyet sorunu yatırımcıların, ABAD kararları ise dış ticaretin önündeki en büyük engellerin başında gelenlerdir. Bu da uluslararası finansmana ve dış pazarlara erişimi sınırlamakta, rekabet edebilirliği ise baltalamaktadır. Ayrıca, kuzey’in serbest bölgeye dönüşmesi uluslararası suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi yasalarının temel amacı hilafına bir durum oluşturacağı için, ek yaptırımlara yol açma olasılığını beraberinde getirecektir.

KTAMS

İmzala