“Tatar, Kıbrıs Türk tarihi bilmiyor”

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, tarih kitaplarını değiştireceklerini açıklayan Ersin Tatar’ın müfredattan haberi olmadığını, bu sözleri Türkiye’nin isteğiyle söylediğini belirtti.

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 2004’te çağdaş hale getirilen tarih kitaplarının 2009’da UBP’nin göreve gelmesiyle zaten değiştirildiğini belirtti. Talat, “kendi düşünceleri ile gelen tarih kitaplarına bile tahammül edemiyorlar. Bunları daha da milliyetçi hale getirmek gerektiğini düşünüyorlar” dedi. Talat, Türkiye’nin kurumlarıyla burada yapılan tarih çalıştayında Ersin Tatar’ın müfredatın değişmesi gerektiğini yönündeki ifadelerini hatırlatarak, bunu söylemesini Türkiye’nin istediğini ve aslında Tatar’ın Kıbrıs Türk Tarihi’ni bilmediğini ifade etti.

Talat bu sözleri, dün akşam ara bölgede Dayanışma Evi’nde gerçekleşen “Bölünmüş Ada Kıbrıs’ta Bölücü Tarih Öğretimi Panelinde” sarf etti. Prof. Dr. Niyazi Kızılyürek’in moderatörlüğündeki panelde aynı isimdeki kitabın yazarları Yiannos Socratous ve Güven Uludağ ile akademisyen Doç. Dr. Meltem Onurkan Samani ile Kıbrıs’ın güneyinden eğitim eski bakanı Andreas Dimitriu da konuşmacı olarak yer aldı. Ortak tarih kitabı yazmak gerektiği üzerinde durulan konuşmalarda Kıbrıs’ta çözüm gerçekleşene kadar bunun zor olacağı da ifade edildi.

Kıbrıs’ın kuzeyinde eğitim bakanlığı da yapmış olan CTP eski genel başkanı 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

EĞİTİM YERELİ KAPSAMIYORDU: İLK DEĞİŞİKLİKLER 1994-1995’TE YAPILDI
“İlk değişiklik 95-94’te tarih kitaplarında Rum toplumu aşağılayan, ötekileştiren ifadelerin ortadan kaldırıldığı yeni kitaplardı. O günlerde bir şey dikkatimizi çekiyordu; Kıbrıslı Türklerde sadece tarih ile ilgili çarpıtmalar yoktu, aynı zamanda Kıbrıs’ta trafik dersi gibi şeyler de yoktu. Kıbrıs coğrafyası yerine Türkiye coğrafyası, dünya coğrafyası okutulurdu. Çok ender durumlarda kitapsız şekilde öğretmenler ortaokul, liselerde bazı bilgiler veriyorlardı ama müfredata bağlı, kitaplı bir ders değildi. Yani eğitim yereli kapsamıyordu. Tarih Osmanlı tarihiydi. Kıbrıs tarihi çok az birkaç haftada bir ders olarak okutuluyordu. Okutulan kitaplar da isabetli bir şekilde tamamen kahramanlık menkıbeleri anlatan kitaplardı. O zaman bunları değiştirdik sadece tarihi değil diğer ders kitaplarını da devreye koyduk. Sosyal, hayat bilgisi, coğrafya, tarih kitaplarında yerelleşme sağladık ama çok sürmedi. 1996’da hükümet bitti. UBP-DP Hükümeti kuruldu. İlk işleri bizim müfredata eklediğimiz kitapları devreden çıkarmak oldu. Öyle aceleye getirdiler ki trafik kitabını Türkiye’den getirip tam tersi trafik olduğu halde okutmaya kalktılar. Gülünç duruma düştüler sonra ondan vazgeçtiler.”

2004’TEKİ DEĞİŞİKLİKLER DE KISA SÜRDÜ
“Sonra da 2004’e geldik… O da çok sürmedi. 2009’da UBP iktidara gelince kitapları devreden çıkardı. Demek ki Kıbrıs’ta barış kültürünü geliştirecek tarih eğitimini sağlayabilmemiz için öncelikle Kıbrıs Sorununun çözülmesi gerekir. Diğer yapılanlar geçicidir, kalıcı değildir. Bir de tabii çok ciddi ön yargıların ortadan kalkması uzun bir süreci gerektirir. Bu yüzden sorunun çözümü şarttır. Bu başarılırsa bu panelde tartıştığımız türdeki çalışmaları, Kıbrıs’ın geleceğinde barışın pekişmesini sağlamak için yararlanacağımız çalışmalar olarak kullanacağız. Sonuç olarak; zorlamaya devam etmeliyiz ve insanların barış kültürünü yerleştirmenin önemli olduğunu algılamalarını sağlamaya çalışmak zorundayız.”

UBP KİTAPLARI DEĞİŞTİRDİ, ŞİMDİ DAHA DA MİLLİYETÇİ HALE GETİRECEKLER
“Bugünlerde Türk tarafında bir hezeyan ortaya çıktı. ‘Tarih eğitimi 2004 yılında Kıbrıslı Türkler iyi görünsünler diye değiştirildi’ gibi saçma sağan ifadeler ortaya kondu. Halbuki şuanda okutulan tarih kitapları 2004 sürecinde getirdiğimiz tarih kitapları değil ki, onlar zaten değişti. Şu anda getirdikleri kendi düşünceleri ile gelen tarih kitaplarına bile tahammül edemiyorlar Bunları daha da milliyetçi hale getirmek gerektiğini düşünüyorlar ve bunun için Türkiye tarih kurumu, olmayan Kıbrıs Türk tarih kurumu ile konferans düzenliyor ve orada bizim liderimizin ifadeleri ile tarih müfredatının değiştirilmesi gerektiği ifade ediliyor çünkü kendisine o söylendi, Türkiyeli yetkililer tarafından. Halbuki kendisi hiç Kıbrıslı Türk tarihi okumadı. Kıbrıs’ta okumadı zaten. Önce İngiliz Okulu’nda okudu sonra da Londra’ya gitti. Kıbrıs Türk tarihi okumadı o yüzden eğitim ile ilgili aslında fikir sahibi değil sadece kendisine söylenenleri tekrarlıyor. Hiç Kıbrıs Türk tarihi okumamış birisinin de bu kadar fanatik milliyetçi olması da ayrı bir konudur. Aklıma şu geliyor; 1980’lerde İngiliz Okulu ile ilgili kapılardan geçişlerde sorunlar yaşanıyordu. Kapılardan geçmenin aleyhine bazı girişimler yapılıyormuş o sırada. Denktaş Bey kendine yakın kişileri çağırmış ve “sakın ha gazetelerde bu işin zorlaşması için çaba ortaya koymayın çünkü güneyde okuyan bu çocuklar iyi milliyetçi olurlar” demiş. Kendisi de fanatikti ve İngiliz Okulu’nda okumuştu.”

ORTAK KİTABA DAYALI EĞİTİM OLMALI
“Tarih eğitimini ortaklaşa hale getirmezsek bu işin içinden çıkmak mümkün değil. Alman ve Fransızların denediği gibi ortak bir tarih kitabına dayalı eğitim olmalıdır. Kıbrıslı Türklerin yaşadığı sıkıntıları, saldırıları, katliamları, Rum toplumunun yaşadıklarını, tümünü objektif bir biçimde ortaya koyma ve herkesin bunları bilmesini sağlamak gerekiyor ama tarih sadece bunlar değil, ekonomik, siyasal, sömürge dönemi sonrasında yaşananlar, cumhuriyet dönemini içeren sosyo-ekonomik ve kültürel değişim, bütün unsurlarıyla eğitime katılması gereken hususlardır.”

KTAMS

İmzala