Kanber: Geri dönmemek üzere sokakta olacağız!

"Hükümetin duyarsızlığını, toplumun tüm kesimlerine kulaklarını kapatarak sadece kasasına girecek paranın hesabını yapmasını bu topluma yapılmış bir ihanet olarak değerlendiriyoruz. Önerimiz emekçinin haklarına helal gelmemesi için ödenmeyen primlerin çalışanların haklarını korumak adına açılacak bir hesapta tutulmasıdır."

Hükümetin özel sektör çalışanlarına prim destek ödeneğini sonlandırması kararına tepkiler büyüyor. Birçok kuruluş kamuya olan ödemelerin durdurulması yönünde çağrı yaptı. Eylemliliği başlatan Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası Genel Başkanı Mahmut Kanber yaptığı son açıklama ile geri dönmemek üzere sokakta olacaklarını belirtti.

Kanber’in açıklaması şöyle:

“On yıllardır süren ekonomik, sosyal, siyasal ve sosyolojik sorunların tartışılıp çözüm bulunmaması sonucu geldiğimiz nokta şaşırtıcı değildir. Pandemi süreci de elbette ki bu durumdan bağımsız olarak değerlendirilemez. Belki birkaç sene içinde gelebileceğimiz bu kötü noktaya çok daha erken gelmiş durumdayız.

Hükümetin pandemi ile mücadeledeki 17 ayının sonunda esnaf, üretici ve iş insanları üzerinde yarattığı olumlu etki sıfır denecek kadar azdır. Bugün geldiğimiz noktada hükümetin, 5 binin üzerinde kapanan işletmelerin tekrar ekonomiye kazandırılması, 50 bini aşkın işsizin tekrar sisteme dahil edilmesi adına ekonomik önlemler, teşvikler ve destekler açıklamasını beklerken, bugüne kadar sürdürülebilir tek destek olan sigorta prim desteğinin sonlandırması bardağı taşıran son damla olmuştur. Hükümetin duyarsızlığını, toplumun tüm kesimlerine kulaklarını kapatarak sadece kasasına girecek paranın hesabını yapmasını bu topluma yapılmış bir ihanet olarak değerlendiriyoruz. Bu nedenle tüm sektörleri, kendi namına çalışanların ve çalışanlarının sosyal sigorta primlerini ödemeyi durdurmaya çağırıyoruz. Amaç emekçinin haklarını koruyarak çalışma yaşamının ve istihdamın devamı için hükümetin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlamaktır. Önerimiz emekçinin haklarına helal gelmemesi için ödenmeyen primlerin çalışanların haklarını korumak adına açılacak bir hesapta tutulmasıdır.

Ülkemizde enflasyonist ekonomi etkinliği TL’nin değer kaybının yarattığı devalüasyon ve enflasyon tüm kazanımlarımızı eritip yok etmektedir. Bizlerin yaşam boyu borçlu kalmasına, tüm varlıklarımızın ipotek altına alınmasına sebep olmaktadır. Bu gerekçenin ortadan kalkabilmesi ve bu durumdan kurtulabilmek adına ülkemizde etkin para biriminin de ne olacağına bir an önce tartışılarak karara bağlanmalıdır.

Üretim ekonomisinin geliştirilmesine, etkin kalkınma politikalarına, küçük ve orta boy işletmelerin ayakta kalabilmesi adına ülkedeki yabancı sermayenin tanımı yapılarak, hangi alanlarda yabancı sermayeye ihtiyacımızın olduğu da en kısa sürede belirlenmelidir. Bu, yerel iş gücü ve istihdamın ayakta kalmasıyla doğru orantılı bir durumdur. Dünyanın birçok yerinde, ada ekonomilerinde delegasyonlar uygulanarak yerel ekonominin ayakta kalması için önlemler alınıp uygulanmaktadır. Bizim ülkemizde ise adına liberal ekonomi diyerek herkesin birbirini ezerek rekabet ettiği bir düzenin yaratıldığı gerçektir. Bu düzenin ne ülke ekonomisine ne de tüketiciye sağlıklı yansıması mümkündür.

Son olarak,

Hayat pahalılığının arttığı, zamların ardı ardına kesilmeden yapıldığı şu günlerde her bölgede elektriğin kesilmesi sonucu esnafın ve üreticinin uğradığı binlerce liralık zararın bedelini kim ödeyecek sormak isteriz!

Zaman samimiyet zamanıdır!

Tüm paydaşlarımız ve toplumumuz bilsin ki toplumsal varlığımızı sürdürmek adına geri dönmemek üzere sokakta olacağız. Sorumluluk sahiplerinin yalan beyanlarına ihtiyacımız yoktur. Yolun sonuna gelinmiştir. Kolektif bir çalışma ile kurtuluş reçetelerini yazıp, uygulamaktan başka çaremiz kalmamıştır.

HER MÜCADELE YENİ BİR BAŞALANGIÇ”

MAGUSA FEST

DAUSEN

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi