Akansoy Politis’e konuştu: Toplumun beklentisini yönetmekten geri durmayacağız!

"Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Atacağımız adımları en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz. Amacımız ‘çatışmacı’ bir siyasi pozisyon almak değil. Kıbrıslı toplumların beklentisini iyice yönetmektir ve bu bağlamda gerekli siyasi tavrı sergilemektir. Bunu da yapmaktan geri durmayacağız."

HABER MERKEZİ

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekili Asım Akansoy, Kıbrıslı Türk toplumunun iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federal çözüme bağlı olduğunu, son yaşanan macera dolu adımların çözüme götürmeyeceğinin çok iyi bilindiğini vurguladı. Politis gazetesine konuşan Akansoy, CTP olarak kararlılıklarını sürdüreceklerini belirterek “burada Kıbrıslı Rum toplumunun ve siyasetçisinin, sadece kendi pozisyonunu gözeten ve savunan bir tavır içerisinde olması da çözüme dair umut vermiyor” dedi. Akansoy, Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitlik konusunda hassas olduğunu, bu konudan geri adım atmayacağını ancak federal kapsamda Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu (BMGK) kararları çerçevesinde bir çözüm istediğini belirtti.

Politis’in soruları ve Akansoy’un cevapları şöyle:

Öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kıbrıslı Türklere getirdiği iyi haber nedir? İyi haber var mı?

Erdoğan’ın Kıbrıslı Türklere herhangi bir müjde vermediği ortadadır. Bizim için herhangi bir bina yapımı değil, adanın tamamında istikrar ve güven ile, sürdürülebilir bir yeni düzen kurgusu önemlidir. Bunun adı da Federasyondur.

Uluslararası toplum, Mağusa’nın kısmen açılmasına tepki gösteriyor. Bu eylem Kıbrıs sorununun sonu olabilir mi?

Maraş, 550 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararları bağlamında açılmalıdır. Bizim için Maraş, BMGK kararları çerçevesinde bir çözüme ulaşma yolunda bir adımdır. 74 öncesi orada yaşayan insanların hakkı korunmak kaydıyla, Federal çözüme katkı yapmasını sağlayacak bir bağlam/kapsam önemlidir. Dolayısıyla ne bir pazarlığın unsuru olması anlamlıdır, ne de tek yanlı açılmasının. Federal çözüme eklemlenenecek bir adım olmalıdır.

Sn. Erdoğan’ın adımından geri döneceğini düşünmüyorum. Türkiye’deki siyasi gelişmelerin bir enstrümanı haline getirilmiştir. Yine sanki kararı Sn. Tatar vermiş gibi bir hava yaratılmaktadır. Oysa Sn.Tatar tamamen Erdoğan’ın talimatları ile hareket eden bir kişi olduğunu kendisi söylüyor.

Kıbrıslı Türkler için ertesi gün nedir? Toplumunuz ve insanlar hayatta kalabilir mi?

Kıbrıslı Türk toplumu, iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı Federal çözüme bağlıdır. Son yaşanan macera dolu adımların bizi çözüme götürmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz. Burada Kıbrıslı Rum toplumunun ve siyasetçisinin, sadece kendi pozisyonunu gözeten ve savunan bir tavır içerisinde olması da çözüme dair umut vermiyor.

Bu noktada Kıbrıslı Türkler siyasi eşitlik konusunda hassastır. Bu konudan geri adım atmayacaktır. Ancak federal model kapsamında. BM GK kararları çerçevesinde. Bu konunun iyice anlaşılması, benimsenmesi gerekir.

Partinizin tepkisini gördük. Ama tepki yeterli mi?

Partimiz, ilkeleri doğrultusunda hareket etmektedir, etmeye devam edecektir. Kıbrıslı Türk toplumunun çözüm istencinin somut ifadesidir CTP. Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Atacağımız adımları en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz. Amacımız ‘çatışmacı’ bir siyasi pozisyon almak değildir. Kıbrıslı toplumların beklentisini iyice yönetmektir ve bu bağlamda gerekli siyasi tavrı sergilemektir. Bunu da yapmaktan geri durmayacağız.

Son raporlar, Tatar “hükümeti”nin binlerce vatandaşlık verdiğini ve daha fazlasının da verileceğini gösteriyor. Endişeli misiniz? Önce sizi nasıl etkileyecek, aynı zamanda genel olarak Kıbrıs’ı nasıl etkileyecek?

Anladığım adanın her iki yanında vatandaşlık verme sorunu var. Bizde Tatar sizde Anastasiadis bu yönde gelişigüzel, keyfi davranmaktadır. Kıbrıs adası bu noktada sınıfta kalmış durumda.

Doğrudur, bizde son dönemde vatandaşlık sayısında artış vardır, daha fazla verilmektedir. Bu da çok yönlü sorunlar yaratmaktadır. Bu konuda yeni yasa çalışmalarımız vardır. Çünkü vatandaşlıklar yasa bağlamında verilmektedir. Ancak düzeltilmesi gerekir.

CTP olarak bundan sonraki adımlarınız nelerdir?

Kararlılıkla gerek Kıbrıs’ta gerekse yurt dışında tezlerimizi ileriye taşıyacağız. Bu noktada Türkiye halkları ile de ilişkilerimizi daha da geliştireceğiz. Görüşlerimizi anlatacağız.

Kıbrıslı Türkler umudunu yitirdi mi? Onlar yorgun mu?

Kıbrıslı Türkler, kendi kendilerini yönetme kavgası veriyorlar. Bu mücadelenin önemli bir bağlamı da elbette çözümdür. Dolayısıyla gerek çözüm gerekse çözümsüzlük çerçevesinde bu varlık ve yönetim mücadelesi bitmeden sürecek. Karşımızda kim olursa olsun.
Bize Federasyon modeli ile Kıbrıslı Rumların azınlığı olacağımızı söylüyorlar, biz ise cevaben, ne azınlık oluruz, ne de alt yönetim, her ikisini de reddediyoruz, diyoruz. Bu yurtsever tavrın Kıbrıslı Rum toplumu ve siyasi elitleri tarafından da iyice anlaşılması gerekir. Siyasi eşitlik olmazsa olmazımızdır. Bir federalist olarak bunu ifade ediyorum. Bunun kapsamı da BMGK kararlarımda çizilmiştir.

Seçimler yapılacak mı? Partinizle başka partilerin olası işbirliğini görebilir miyiz?

Henüz kesin bir şey söylemek mümkün değil. UBP’nin Ekim ayında yapılacak Kurultayından sonra önümüzü göreceğiz. Başarı sağlamak kaydıyla elbette, tüm çözüm güçleri ile işbirliği içinde olmaktan çekinmeyiz.

Eylül ayında gelişmeler bekliyor musunuz? Genel Sekreterin Sayın Anastasiadis ve Tatar ile yapması beklenen görüşmeden ne bekliyorsunuz?

Türkiye, kendisine dair bir kazanım elde etmeden, ortak zemin konusunda pozisyonunu yani iki ayrı devlet yaklaşımını koruyacaktır. Bu kazanım da kısa vadede olamayacağına göre, uzun süreli bir bekleyişe bizi tabii kılacaktır.
Eylül ayında olası bir Anastasiadis Tatar görüşmesinden bir şey çıkacağını düşünmek aşırı iyimserlik olur.

MAGUSA FEST

DAUSEN

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi