Soru: Korkut Eken, Halil Mulla’yı tanıyor mu?

1974’te harekata katılan Korkut Eken ile 1990’da faili meçhul cinayete kurban giden TMT’nin önemli isimlerinden Halil Mulla’nın ilişkisi, St. Barnabas baskınında kazılan yerden ne alındığını, dolayısıyla Kutlu Adalı’nın neden öldürüldüğünü ortaya çıkarabilir.

TVPLUS

1974’te harekata katılan Korkut Eken ile 1990’da faili meçhul cinayete kurban giden TMT’nin önemli isimlerinden Halil Mulla’nın ilişkisi, St. Barnabas baskınında kazılan yerden ne alındığını, dolayısıyla Kutlu Adalı’nın neden öldürüldüğünü ortaya çıkarabilir. Kutlu Adalı’nın peşinde olduğu St. Barnabas baskınında kazılan o yerden ne alındığı, Adalı’nın neden öldürüldüğünü ve Halil Mulla ile Kutlu Adalı cinayeti arasında bir bağ olup olmadığını yetkili makamların araştırması gerekiyor. Olaylarda adı geçen isimler aynı. Yöntemler de öyle.
İddiaya göre, 1974’deki savaşa katılan Korkut Eken’in Maraş’a girerken yanında mihmandarlık yapan kişi TMT’nin önde gelen isimlerinden Halil Mulla idi. Öldürüldüğü yıllarda CTP’ye yakın olan Mulla, 18 Ocak 1990’da faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Asker tarafından izlendiğini ailesine söyleyen Mulla bir gece kaldığı mandırasında av tüfeği ile katledildi. Mulla’nın her zaman yanında taşıdığı söylenen TMT’den kalma tabancası da polis tarafından yapılan aramada bulunamadı. Cinayeti işleyenler silahı da alarak kayıplara karıştı.

HÜSEYİN DEMİRCİ KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜ
Polisin inceleme yaptığı sabah olayı duyan köylüler Mulla’nın evine koştu. Gelenler arasında yakın arkadaşı olan Sinde köyü sakinlerinden, Kutlu Adalı cinayetinde de adı geçen Hüseyin Demirci gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü. Demirci ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Polis görgü tanığından ulaştığı, cinayet saatlerinde mandıranın yakınında görülen aracın plakasının izini sürdü. Araç, Paşaköy Askeri Birliği’nde bir askeri doktorun kullanımında çıktı. Soruşturmayı ilerleten polis ifade almak için oraya gitti ancak “polis askerimizi sorgulayamaz” cevabı verilerek ifade alması engellendi. Mulla çok şey biliyordu ve ortadaki sır her neyse idi öldürülmesini gerektiriyordu. Siyasi bir cinayetten daha çok karanlık bir olayın tanığı olduğu için derin devlet içindeki “milliyetçi” çıkar gruplarının hedefi oldu.

KORKUT EKEN VE GANİMET ALTINLAR
Mehmet Ağar ile birlikte Kutlu Adalı cinayetinin azmettiricisi olduğu ileri sürülen Korkut Eken, 1974’ten itibaren adaya defalarca geldi. Kayıtlara göre Abdullah Çatlı da 1990’dan sonra adaya birçok sahte kimlikle girip çıktı. Sivil Savunma teşkilatı ile yakın ilişkide olan bu isimler orada yapılan planlarla hem topluma hem de çıkar çatışması içinde oldukları insanlara “milliyetçilik” adı altında korku saldı. Eken’in, “Kutlu Adalı’yı tanıyorsam şerefsizim” demesinin kamuoyunun gözünde hiçbir değeri olmasa da Halil Mulla ile ilişkisinin de ortaya çıkarılması çok önemli. İddiaya göre Mulla, Türkiyeli askerleri Mora’dan alıp Mağusa’ya götürürdü. Mulla, Korkut Eken’i de, Galip Mendi’yi de, Abdullah Çatlı’yı da tanıyordu. Polisin, Korkut Eken’e, Halil Mulla’yı tanıyıp tanımadığını, Maraş’a girerken yanında olup olmadığını sorması ve ganimet altınlarla olan ilişkisini de sorgulaması gerekiyor.

CİNAYETLE İLGİLİ DETAYLAR
Cinayetin ardından mesele ile ilgili olduğu düşünülen toplam 10 kişi gözaltına alındı ancak ifadelerinin alınmasının ardından hepsi serbest bırakıldı. Olayın üstü mesele askere dayanınca kapatıldı. Böylelikle bu olay da “faili meçhuller” listesine yazıldı. Mulla mukavemetçiydi ancak son yıllarında CTP’ye yaklaşmış, ideolojisini benimsemişti. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Başbakan Derviş Eroğlu da Mulla’nun çok şey bildiğini düşünerek bu ilişkiden rahatsızdı. Mulla son zamanlarda köy kahvesinde bazı şeyleri konuşmaya başlamış, kimilerine göre “yaşı ilerlediği” için “boş boğazlık” ediyordu. Bu konuda birkaç kez uyarı da almıştı. Azgın olduğu söylenen kurt köpeklerinden biri zehirlenmiş, diğeri ise ölümünden dört beş gün önce ayakları kırılarak mandıraya atılmış, kötürüm hale getirilmişti. Ayakları kırılan köpek cinayet sırasında da Mulla’nın yanındaydı. Olay sabahı polis incelemesi sırasında olay yerine gelen Hüseyin Demirci’yi gören köpeğin şiddetli havlaması ise ifadesinin alınması için karakola götürülmesine neden oldu.

Girne Belediyesi