Cenevre’de iki devlet karşılığında toprak mı önerilecek?

Cenevre’de gayrı resmi görüşmeler başlıyor. Tarafların ajandalarında ne var, ne yok belli gibi.

Türk tarafı masada uzun yıllar sonra “ayrılıkçı” görüşleriyle bir bütün olarak yer alacak. Ankara her zamankinden farklı olarak Türk tarafı adına tek söz sahibi olacak. Kıbrıs’ta federal çözüm iradesinin “müdahale” ile devre dışında bırakıldığı bir süreçten sonra “iki devletçiler” duruma hakim olarak Cenevre’de görüşme masasında olacaklar.

Rum tarafı resmi politikaları “BM parametrelerine bağlılık ve federal çözüm” ile Cenevre’de yerini alacak. Fakat son yapılan Ulusal Konsey toplantılarında partiler ve görüşmeciler “farklı senaryolar” üzerinde çalışmışlar. Belli ki Türk tarafının masaya neleri getirebileceğini düşünerek her duruma göre verilecek cevaplar üzerinden pozisyonlarını belirlemişler.

Garantör ülkelerden İngiltere “kendine münhasır” görüşlerini süreç öncesinde dillendirdiyse de BM parametrelerine ters düşecek bir pozisyona girmeyecek.

Geriye kalan BM ise gayet net bir tutumla orada olacak. BM Güvenlik Konseyi bugüne kadar aldığı kararları değiştirmediği sürece -ki öyle bir durum yok- “Kıbrıs’ta tek egemenliğe dayalı, iki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliği içeren federal bir Kıbrıs” tezi ile Cenevre’de tarafları selamlayacak.

***

Bu durum tespitini yaptıktan sonra yılların müzakere süreçlerinden süzülüp gelen BM tezine karşı Türk tarafı bir süredir yeni pozisyonlar belirlemeye çalıştı. Buna karşı duruş sergileyen Kıbrıslı Türk siyasetçiler “itibarsızlaştırılmaya” “Rumcu ilan edilmeye” çalışıldı. Seçimlere müdahale yapıldı. Ve siyasi arenadan uzaklaştırılmak istendiler. Bunu yapan merkez yani Ankara “açık” oynayarak, parmağının arkasına saklanmadı. Crans Montana’dan sonra yani yaklaşık 4 yıldır mevcut federal çözümü savunanları devre dışı bırakıp, ayrılıkçı politikalarını gündeme taşıyacak her şeyi aleni yapanlar Cenevre’de “yekvücut” olarak neyi masaya koyacaklar?

İki senaryo konuşuluyor.

İlki ve en önemlisi “eşit egemenlik” yani “iki ayrı devlet” tezi ileriye taşınıp “toprak karşılığı iki devletli çözüm” önerilecek. 1974 sonrası toprağın %36 küsurunu elinde bulunduran ve her çözüm sürecinde %29+’yı masaya koyan Türk tarafı bu kez ezber bozup %21+’ya karşılı iki devletli çözümü önereceği konuşulmaktadır. Bu kktc’nin elinde tuttuğu toprakların %40’nın “iki devleti çözüm” için iadesi demektir.

Bir başka senaryo ise Ankara’nın yıllardır kuzeydeki sözcülerine söylettiği “iki devletli çözümü” Cenevre’ye “iki federe devletten oluşan gevşek bir federal devlet” şeklinde gündeme getireceği ve BM ile karşı karşıya gelmeden “kendinin bölgede istediklerini alacağı güne kadar” süreci uzun süre buzdolabına kaldırmak isteyeceğidir.

Dün ise başkent Lefkoşa’nın her iki yakasında “Barış ve Federal Kıbrıs” için yapılan mitingler hala daha sokaktaki iradenin ne olduğunu herkese bir kez daha göstermiştir.

Evet, Cenevre’nin eli kulağında. Bu konuştuğumuz konuların hafta ortasından sonra nasıl şekilleneceğini hep beraber göreceğiz.

Girne Belediyesi