Mağusa’da durumlar iyi değil…

Hep bölünmüş kentlerden bahsedilirken, vurgu son bölünmüş başkent Lefkoşa’ya yapılır.

Doğrudur, geldiğimiz çağda bir başkentin dikenli tellerle bölünmesi kabul edilecek bir olgu değildir. Fakat en azından insanlarında, bölünmüş kentin iki yakasında bir yaşam belirtisi vardır.

Mağusa günümüzde başkent olmasa da bir dönem adaya başkentlik yapmış en zengin kültüre sahip büyük bir liman kentiydi.
Şimdilerde ise Mağusa, Lefkoşa’dan daha da acı veren bölünmüşlüğü ve yaratılan bir ölü kentle beraber yaşamaya mahkum edilmiştir. Dikenli teller içinde hapsedilmiş Maraş’ın son sakinleri yarım asırdır evlerinden, kentlerinden uzak tutulmaktadır. Onlara anlamsız bir ceza, bizlere de bir ölü kentle birlikte yaşama garebeti layık görülmektedir.

Tüm bu olumsuzluklarla birlikte son yıllarda bunların adım adım aşılmaya başladığı sinyalleri gelmeye başlamıştı.
Ta ki pandeminin başladığı günlere kadar.

Adanın birleşmesi mümkün olmasa da kenti dünyaya ve güneye bağlayan geçiş noktalarından Mağusalılar nefes alabiliyorlardı.

Üsler bölgesindeki geçişlerin yanında özellikle Derinya-Paralim-Ay Napa bölgelerine bağlanan son açılan Derinya Yolu turistlerin ve kentin iki yakasındaki insanların, tüm Mağusa bölgesindeki hareketini artırmıştı.

Günübirlik geçen insanların yanında konukevlerinde ve otellerimizde kalanlar, günlük işlerini ve tatillerini dikenli tellerde aralanan bu noktalardan hareket ederek artırmıştı.

Perşembe pazarı ve kapalı alış veriş merkezleri, restoranlar, marketler, petrol istasyonları, change-excahnge ofisleri, kuaförler başta olmak üzere birçok noktada ortak ekonomik noktalar oluşmuştu.
İnsanlar adanın bölünmüşlüğünü günlük ekonomik ilişkileri sayesinde öncelikle düşüncelerinde aşmaya başlamışlardı.

İşyerlerinde her lisanı konuşan çalışanlar, alış veriş yapanların geliştirdiği güven duygusu ve sosyal ilişkiler gün geçtikçe Mağusa kentinde sosyoekonomik alanda belirleyici olmaya başlamıştı.

İnsanların adayla ilgili yılların içinde çeşitli sebeplerle oluşmuş geçmişe ait yargı ve önyargıların yerini hızla geleceğe dönük düşünceler almaya başlamıştı.

Maalesef bu gelişme ve ekonomik dinamizm kentte kesintiye uğradı.

Pandemi bahanesiyle iki tarafın ayrılıkçı ve fanatik yönetimlerinin kapattığı geçiş noktları hala daha insanlarımızın küçücük bir adada hareketini kısıtlamaya devam ediyor.

Mağusa çaresizce gözünü geçiş noktalarının tekrar açılacağı güne dikti bekliyor.

Esnafımızın büyük kısmı dayanma gücünü kaybetti. Birkaç kez verilen küçük sadaka nitelikli katkıların hiçbir anlamı olmadı.

Esnaf kepenk açamadığı gibi, kalıcı olarak kapanmaya gidiyor.

İnsanlar gelecekten, siyasetten ve her şeyden ümidini kesmek üzere.

Liman ve üniversitenin de devre dışında olduğunu düşünürsek, kenti insanlarıyla beraber büyük bir depresyon beklemekte.
Geçiş noktalarının hala daha gündeme alınmaması durumunda koskoca bir kenti, insanlarıyla beraber kendi kaderine terk etmiş olacağız.

Girne Belediyesi