Tarihçiler diziyi yorumluyor-1: Kıbrıs gerçekleriyle uyumsuz!

Kıbrıs’ta 1950’lerde yaşananların anlatıldığı dün ilk bölümü gösterilen TRT’nin “Bir Zamanlar Kıbrıs” isimli dizisini Kıbrıslı Türk tarihçilere sorduk.

TVPLUS

Kıbrıs’ta 1950’lerde yaşananların anlatıldığı dün ilk bölümü gösterilen TRT’nin “Bir Zamanlar Kıbrıs” isimli dizisini Kıbrıslı Türk tarihçilere sorduk. Tarih öğretmeni Ahmet Billuroğlu, Bugün Kıbrıs’a yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

“Tarihi bir dizide zaman, mekan ve insan üçgeninde mutlaka dönemin koşullarına dikkat edilir. Oysa bu dizide tüm bunlar göz ardı edilmiş. Kullanılan dil, kıyafetler ve mekanlar Kıbrıs gerçekleri ile uyumsuz . Nasıl ki Türkiye’de Ege veya Karadeniz bölgesinde geçen bir dizide o bölgenin şivesi, kelime vurgusu vs kullanılıyorsa bu dizide de Kıbrıslıların konuşma diline saygı gösterilmeliydi. Öte yandan bilgi yanlışları görülüyor. Örneğin Türkiye’den gizli görevle gelen kişi banka müfettişi diye bilinirken, dizide “bakanlık müfettişi” olarak karşımıza çıkıyor.”

TAMAMEN MİLLİYETÇİ BAKIŞ AÇISI
“Ayrıca bu tespitlerden ayrı olarak özellikle dizinin içeriğine ve ön plana çıkanlara baktığımızda, tamamen propaganda amaçlı yapıldığı anlaşılıyor. Dizide 20. yüzyılın soğuk savaş döneminden kalma abartılı bir anlayış var. Senaryodaki kurgu resmi tarihin öne çıkarttıklarının ve tamamen milliyetçi bir bakış açısının yansıması. Bugünü istedikleri gibi şekillendirmek için dünün üzerinden propaganda yapılıyor. Dizinin devamında, tarihi gelişmelerin aynı anlayışla ele alınacağını tahmin edebiliriz.”

KAMUOYUNU MANİPÜLE ETME POLİTİKASI
“Öyle anlaşılıyor ki bu dizi, Türkiye’deki iktidarın geçmişte yaptığı gibi, diziler üzerinden kamuoyunu manipüle etme politikalarına hizmet edecektir.
Kıbrıslılar tarihlerini çok iyi biliyorlar. İktidarlarının devamı için hiç kimse insanların acıları üzerinden beslenemez. Kıbrıslı Türkler tarihi yaşanmışlıklardan ve geçmişte yaşanması gerekip yaşanamayanlardan dersler çıkardı. Bu adanın insanlarının ihtiyacı artık kurutulmaya çalışılan kin ve nefret tohumlarının yeniden yeşertilmesi değildir. Huzur ve barış içinde yaşayacağı bir geleceği kurgulamaktır.”

Devam edecek…

Girne Belediyesi