Tarihçiler diziyi yorumluyor–3: TC hakim görüşünün Kıbrıs’a ve Kıbrıslı Türklere bakış açısını yansıtıyor

Kıbrıs’ta 1950’lerde yaşananların anlatıldığı dün ilk bölümü gösterilen TRT’nin “Bir Zamanlar Kıbrıs” isimli dizisini Kıbrıslı Türk tarihçilere sorduk.

TVPLUS

Tarihçi akademisyen Meltem Onurkan Samani, Bugün Kıbrıs’a yaptığı değerlendirmede tepki veren Kıbrıslı Türkler için en büyük sıkıntının zamanlamasıyla, galaya katılım düzeyiyle, dizinin siyasi mesaj empoze etme ve algı yaratma amacı taşıması olduğunu belirtti. Onurkan-Samani, dizinin Kıbrıslı Türklerin iradesine müdahalenin yeni bir yöntemi olarak algılandığını, siyasi mesaj vermenin bile asgari ölçekte standartları olduğunu ifade etti. Onurkan-Samani, “klasik iyiler, kötüler ve kahramanlar çerçevesinde işlendi konu. Kötüler bütün unsurlarıyla bütün Kıbrıslı Rumlar, iyiler bütün saflığıyla, acizliğiyle Kıbrıslı Türkler ve kahramanlar da iyiyi kurtarmaya gelen Türkiye olarak resmedildi” dedi.

Onurkan-Samani’nin değerlendirmesi şöyle:

“Daha dizi gösterime girmeden siyasiler bu dizi ile geçmişinizi öğreneceksiniz yolunda demeçler verdiler. Bunlar çok talihsiz açıklamalar. Dizi, film ya da roman geçmişi bire bir yansıtma iddiasında ya da tarih yazma iddiasında olamaz. Geçmişi tarihleştirmek veya geçmiş hakkında tarih yazmak ancak bilimsel tarih yazıcılığı yöntemleri kullanılarak yapılabilir. Filmler, diziler, romanlar diğer sanat alanları tarihin ancak kaynağı veya konusu olabilirler. Şöyle ki; “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi Türkiye’deki hakim bakış açısının, hakim düşüncenin Kıbrıs’a ve Kıbrıslı Türklere bakışının kaynağını oluşturabilir. Türkiye basınına ve filmlerine bakarak belli bir dönemde Kıbrıs’a nasıl bakıldığı konusunda tez yazılabilir. Dolayısıyla bu dizi film de TC hakim görüşünün Kıbrıs’a ve Kıbrıslı Türklere bakış açısını yansıtması bakımından anlamlıdır. Hatta sadece bakış açısını yansıtmaktan öte nasıl bir Kıbrıs görmek istediklerini de yansıtmaktadır. Makbul Kıbrıslı Türkü göstermektedirler: Kurtarılmaya istekli ve muhtaç. Kıbrıslı Türkler kurtarılmaya ne kadar muhtaç ve müdahaleye ne kadar açıksa o kadar sempati duyulmaya layık olacaklardır.”

DİZİLER RESMİ TARİH GİBİ ALGI YARATMAK İÇİN KULLANILIYOR
“Bu nedenle zaten tarihi gerçekliği yansıtmasını beklemiyordum. Senaryoyu yazanlar kendi bakış açısını yansıtıyor. Geçmiş bir tanedir ama tarih çoklu bir şeydir. Tarih geçmişi anlamaya, anlamlandırmaya çalışmaktır; bu da ancak bilimsel tarih yazıcılığı yöntemleriyle yapılabilir. Dizileri, filmleri resmi tarih adına algı yaratmak için kullanabilmektedirler. Bu nedenle tepkileri yerinde buluyorum. Başka seslerin de tarihe geçmesi, duyulabilmesi için ifade edilmesi önemlidir. Tepki şuandaki Türkiye’deki hakim görüşün Kıbrıs’a ve Kıbrıslı Türklere ilişkin algısının empoze edici, dikte edici niteliğinedir. Tepki gösterenlerin hoşuna gitmeyen budur. Dizide en büyük sıkıntı siyasi mesaj verilirken bile asgari ölçekte standartlar olur. Bunlara uyulmadı. Klasik iyiler, kötüler ve kahramanlar çerçevesinde işlendi konu. Kötüler bütün unsurlarıyla bütün Kıbrıslı Rumlar, iyiler bütün saflığıyla, acizliğiyle Kıbrıslı Türkler ve kahramanlar da iyiyi kurtarmaya gelen Türkiye olarak resmedildi.”

Girne Belediyesi