17 saatte 4 kez çıplak arama I “Soruşturma açıldı” denildi, iki ay geçti: Gardiyanlara ne oldu?

Merkezi Cezaevi’nde 17 saat içinde dört kez tamamen soyularak arandığını belirten Türkan Z., başından geçenleri bu kez Bugün Kıbrıs’a anlattı.

Bugün Kıbrıs

Türkan Z.’nin 13 Mayıs’ta Merkezi Cezaevi’nde geçirdiği 17 saat içinde dört kez tamamen soyularak arandığına ilişkin anlatımı, 17 Mayıs’ta Avrupa gazetesinde yayımlandı. İçişleri Bakanlığının başlattığı bildirilen idari soruşturmanın üzerinden iki ay geçti; ne sonuç açıklandı ne de sorumlular hakkında işlem yapılıp yapılmadığı duyuruldu.

Türkan Z. Bugün Kıbrıs‘a ulaşarak yaşadıklarını bir kez daha anlattı ve yetkililere seslendi…

20 BİN TL’LİK TEMİNAT YATIRILAMAYINCA CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Türkan Z., eski avukatının şikayeti üzerine hakkında “özel hayatın gizliliğini ihlal” iddiasıyla işlem başlatıldığını ve çıkarıldığı nöbetçi mahkemede 20 bin TL nakdi teminata bağlandığını anlattı.

Teminat parasının hazırlanmasına rağmen işlemler tamamlanana kadar mahkeme veznesinin kapandığını belirten Z., ellerine kelepçe takılarak Merkezi Cezaevi’ne götürüldüğünü söyledi.

Henüz hakkında hüküm bulunmayan Z., teminatın ertesi sabah yatırılmasına kadar yaklaşık 17 saat cezaevinde tutuldu.

“17 SAAT İÇİNDE DÖRT KEZ TAMAMEN SOYULDUM”
Türkan Z., Merkezi Cezaevi’nde kaldığı 17 saat içinde dört kez tamamen soyularak arandığını ileri sürdü.

İlk aramada uygulamanın cezaevinin olağan prosedürü olduğunu düşündüğünü belirten Z., yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Tümden anadan üryan ettiler beni. Prosedürün böyle olduğunu düşündüğüm için söylediklerini yaptım. Eğilmemi, kalkmamı, bedenimin farklı yerlerini göstermemi ve zıplamamı istediler.”

Cezaevine girişinde iki kez, çıkış işlemleri sırasında da iki kez aynı uygulamaya maruz bırakıldığını söyleyen Z., her defasında tamamen soyulduğunu ifade etti:

“İki dakika önce aranmıştım, yeniden ‘Soyun’ dediler. Perde açıktı, görevliler girip çıkıyordu. Gazeteci olduğumu söyleyince tavırlarından biri değişti ama arama devam etti.”

İLAÇ, HAKARET VE COPLA GÖZDAĞI İDDİASI
Eşinin ölümünden sonra kalp rahatsızlığı nedeniyle dil altı ilacı kullandığını belirten Z., cezaevine girişinde ilacına el konulduğunu ve ilk aşamada kendisine verilmek istenmediğini söyledi.

Z., görevlilere, “Küçük çocuğumun bir de annesiz kalmasını istemiyorum” diyerek ısrar etmesinin ardından ilacını alabildiğini ifade etti.

Akşam sayımı sırasında çok sayıda gardiyanın koğuşa girdiğini, bir gardiyanın elinde cop bulunduğunu ve öksürdüğü için kendisine “Gerekirse nefes bile almayacaksın” denildiğini ileri süren Z., gece boyunca galeyana getirilmeye çalışıldığını düşündüğünü söyledi:

“Tek isteğim o 17 saati sağ salim geçirip kızıma kavuşmaktı. Tepki verirsem beni hücreye koyacaklarını düşündüm. Kızımı düşünerek sakin kalmaya çalıştım.”

13 YAŞINDAKİ KIZI EVDE YALNIZ KALDI
Türkan Z., nöbetçi mahkemeye çıkarılıp cezaevine gönderildiği sırada, babasını 2016 yılında kaybeden 13 yaşındaki kızının evde tek başına kaldığını anlattı.

Cezaevinden çıktıktan sonra eve döndüğünde kızını başını iki elinin arasına almış halde bulduğunu belirten Z., “Benim tek suçum hakkımı aramak” dedi.

“Ben kan içip kızılcık şerbeti içtim diyen türden bir anneyim. Size anlatırken ağlıyorum ama kızım uyandığında onu güldürmek için maymunluk yapan bir anneye dönüşüyorum.”

SORUŞTURMA AÇILDI, SONUCU AÇIKLANMADI
Türkan Z., Avrupa gazetesinde yayımlanan haberin ardından İçişleri Bakanlığının olayı ihbar kabul ederek idari soruşturma başlattığını söyledi.

Şikayetinde cezaevinin kamera görüntülerinin incelenmesini istediğini belirten Z., bugüne kadar kendisine soruşturmanın seyri veya sonucu hakkında herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti.

YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI VE İMZA ŞARTI
Hakkındaki dava henüz başlamamasına rağmen kimlik belgelerine el konulduğunu, yurt dışına çıkışının yasaklandığını ve haftada bir kez polise giderek imza vermek zorunda bırakıldığını belirten Z., bu sürecin kızını da doğrudan etkilediğini söyledi.

“Adam öldürmedim. İsim ve fotoğraf kullanmadan yaşadığım haksızlığı anlattım. Buna rağmen kimliklerime el konuldu, haftalık imzaya bağlandım ve bir gece cezaevine gönderildim. Hak ararken suçlu durumuna düşürüldüm.”

Türkan Z., hem cezaevindeki kötü muamele iddialarının hem de hakkındaki adli sürecin açıklığa kavuşturulmasını talep etti.

İKİ GARDİYAN SORUŞTURMA SÜRERKEN EMEKLİ Mİ OLDU?
Türkan Z., iddiaların odağındaki gardiyanlardan ikisinin idari soruşturma devam ederken, normal emeklilik tarihlerinden önce görevden ayrıldığını ileri sürdü. Bir diğer görevlinin ise çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.

Bu kişilerin gerçekten erken emekliye ayrılıp ayrılmadığı, emeklilik işlemlerinin soruşturmayla herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığı ve görevden ayrılmalarının disiplin soruşturmasını nasıl etkilediği de açıklanmadı.

Emeklilik, varsa cezai sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. Ancak görevliler hakkında idari işlem başlatılıp başlatılmadığı bilinmiyor.

İDDİA EDİLEN ARAMA MEVZUATLA ÖRTÜŞMÜYOR
Cezaevlerinde üst ve eşya aramasını düzenleyen kurallara göre, kişinin giysilerinin çıkarılması ancak yasaklı bir madde taşıdığına ilişkin makul şüphe bulunması ve aramanın amacına başka türlü ulaşılamaması halinde uygulanabiliyor.

Böyle bir işlemden önce aramanın neden gerekli görüldüğünün ve nasıl yapılacağının kişiye açıklanması gerekiyor. Aramanın aynı cinsiyetten görevliler tarafından, başkalarının görmesi engellenerek ve kişinin utanma duygusu en az ihlal edilecek şekilde yapılması öngörülüyor.

Uluslararası düzenlemeye göre kişi tamamen çıplak bırakılmamalı; önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarılmalı, bunlar yeniden giyildikten sonra alt bölümdeki giysilerin çıkarılmasına geçilmeli. Arama sırasında bedene dokunulmaması ve işlemin mümkün olan en kısa sürede tamamlanması gerekiyor.

Dolayısıyla Türkan Z.’nin “tamamen çıplak bırakıldığı, eğilme, kalkma ve zıplama hareketlerinin yaptırıldığı ve işlemin 17 saat içinde dört kez tekrarlandığı” yönündeki anlatımı doğruysa, uygulama arama usulleriyle örtüşmüyor.

BAKAN OĞUZ ISRARLI ARAMALARIMIZA YANIT VERMEDİ
Bugün Kıbrıs, soruşturmanın hangi aşamada olduğunu, gardiyanlar hakkında işlem yapılıp yapılmadığını ve kamera kayıtlarının incelenip incelenmediğini sormak üzere İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’a ulaşmaya çalıştı.

Bakan Oğuz, ısrarlı aramalarımıza yanıt vermedi. İçişleri Bakanlığından veya ilgili kurumlardan açıklama gelmesi halinde kamuoyuyla paylaşacağız.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi