ABD’de Demokrat dalga: Kongre el değiştirdi, İsrail politikası tartışmanın merkezine oturdu
ABD’de 3 Kasım ara seçimlerinin ardından Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da kontrolü ele geçirdi. Seçimin ana belirleyicileri hayat pahalılığı, enflasyon, İran savaşı ve yolsuzluk tartışmaları olurken; İsrail’e koşulsuz destek, Gazze savaşı ve AIPAC’ın etkisi özellikle Demokrat Parti içinde yeni bir güç mücadelesinin merkezine yerleşti.
ABD’de Demokrat dalga: Kongre el değiştirdi, İsrail politikası tartışmanın merkezine oturdu
ABD’de 3 Kasım ara seçimlerinin ardından Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da kontrolü ele geçirdi. Seçimin ana belirleyicileri hayat pahalılığı, enflasyon, İran savaşı ve yolsuzluk tartışmaları olurken; İsrail’e koşulsuz destek, Gazze savaşı ve AIPAC’ın etkisi özellikle Demokrat Parti içinde yeni bir güç mücadelesinin merkezine yerleşti.
Bugün Kıbrıs
ABD’de ara seçimlerin ardından siyasi denge köklü biçimde değişti. Associated Press’e göre Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde 218 sandalye barajını aşarak çoğunluğu aldı; Senato’da ise en az 54 sandalyeye ulaşarak kontrolü Cumhuriyetçilerden devraldı. Bazı yarışlarda sayım sürse de Kongre’nin iki kanadının da Demokratların kontrolüne geçeceği kesinleşmiş durumda.
Demokratlar, Cumhuriyetçilerin uzun süredir güçlü olduğu Teksas, Kansas, Güney Carolina, Iowa ve Ohio gibi eyaletlerde de önemli zaferler kazandı. AP seçmen araştırmasına göre seçimin en güçlü belirleyicileri arasında hayat pahalılığı, enflasyon, Trump yönetiminin ekonomi politikaları ve İran savaşı yer aldı. Yaklaşık her 10 seçmenden 9’u yaşam maliyetini önemli veya çok önemli bir mesele olarak gördüğünü söyledi.
İSRAİL POLİTİKASI DEMOKRATLAR İÇİNDE YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Seçim sonucunun dış politika açısından en önemli sonuçlarından biri İsrail konusunda ortaya çıktı. Demokrat çoğunluk içinde hem geleneksel ABD-İsrail ittifakını savunan merkez kanat hem de Gazze savaşı sonrasında İsrail’e silah satışlarının sınırlandırılmasını veya durdurulmasını isteyen ilerici kanat güç kazandı. Michigan’da İsrail’e silah satışlarının tamamen yasaklanmasını savunan Abdul El-Sayed’in Senato’ya seçilmesi, bu değişimin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
Buna karşılık Hakeem Jeffries ve Chuck Schumer gibi Demokrat liderler, Netanyahu hükümetine yönelik eleştirilerini artırmış olsalar da şimdiye kadar İsrail’e askeri yardımın tamamen kesilmesine yönelik girişimlere destek vermedi. Yeni Kongre’de İsrail’e silah satışları ve askeri yardım konusunda parti içi baskının belirgin biçimde artması bekleniyor.
AIPAC’IN ETKİSİ TARTIŞMA KONUSU
Seçim kampanyasında İsrail yanlısı lobi AIPAC (güneyde de faaliyet gösteriyor) ve bağlantılı siyasi eylem komiteleri çok sayıda yarışa milyonlarca dolar aktardı. Ancak bazı önemli yarışlarda AIPAC karşıtı veya İsrail hükümetine sert eleştiriler yönelten adayların kazanması, örgütün siyasi ağırlığının sınırları konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Axios’a göre Michigan’daki Cumhuriyetçi aday Mike Rogers’ın ekibi, seçimden önce AIPAC’tan kendisi lehine reklam yayımlamamasını istedi. Bunun gerekçesi, Gazze savaşı sonrasında özellikle Arap nüfusun yoğun olduğu Michigan’da AIPAC desteğinin seçmen nezdinde siyasi bir yük haline gelebileceği endişesiydi.
AIPAC’a alternatif olarak kendisini daha eleştirel bir İsrail yanlısı kuruluş olarak konumlandıran J Street ise seçim döneminde AIPAC destekli bazı Cumhuriyetçi adaylara karşı 3 milyon dolarlık kampanya yürüttü.

YAHUDİ SEÇMENLER YİNE DEMOKRATLARI TERCİH ETTİ
J Street tarafından yaptırılan seçim sonrası araştırmaya göre ABD’deki Yahudi seçmenlerin yüzde 72’si Demokrat adaylara, yüzde 24’ü Cumhuriyetçilere oy verdi. Bu oran 2024 seçimlerinden neredeyse hiç değişmedi.
Araştırmanın dikkat çekici sonucu ise İsrail’in Yahudi seçmenler açısından sandığın başlıca belirleyicisi olmaması. Katılımcıların yüzde 44’ü demokrasinin geleceğini, yüzde 34’ü hayat pahalılığını önemli mesele olarak gösterirken, İsrail’i öncelikli mesele olarak gösterenlerin oranı yüzde 14’te kaldı.
Aynı araştırmaya göre Yahudi seçmenlerin yüzde 31’i İsrail’e bütün Amerikan askeri yardımının kesilmesini destekliyor. 35 yaş altındaki Yahudi seçmenlerde bu oran yüzde 60’a çıkıyor. Yüzde 39 ise yardımın koşullara bağlanmasını, yüzde 30 ise koşulsuz sürmesini istiyor.
VANCE: “İSRAİL İLE İLİŞKİMİZİ DEĞİŞTİRMELİYİZ”
Seçim yenilgisinin ardından Başkan Yardımcısı JD Vance da İsrail meselesini doğrudan gündeme getirdi. Vance, Cumhuriyetçilerin ağır kaybında İran savaşının önemli rol oynadığını savunurken partisinin yeniden seçmen kazanması için “İsrail ile ilişkimizi değiştirmeliyiz” ifadesini kullandı.
Vance’in çıkışı, Cumhuriyetçi Parti içindeki koşulsuz İsrail desteğinin de artık tartışılmaz olmadığını gösteren önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.
TRUMP’IN ELİ ZAYIFLADI, NETANYAHU ÜZERİNDEKİ BASKI ARTABİLİR
Demokratların Kongre’nin iki kanadını da kazanması, Donald Trump’ın son iki yılındaki hareket alanını daraltacak. Demokratlar bütçe, silah satışları ve dış yardım paketleri üzerinde daha fazla denetim gücüne sahip olacak; ayrıca yönetim hakkında kapsamlı soruşturmalar başlatabilecek.
Bu değişimin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu açısından da sonuçları olabilir. Demokrat Parti içinde Gazze savaşı, Batı Şeria’daki yerleşim politikası ve Amerikan silahlarının kullanımı konusunda daha sert denetim talep eden milletvekillerinin sayısı arttı. Ancak yeni Demokrat çoğunluğun içinde İsrail’e güçlü desteği sürdüren geniş bir merkez kanat da bulunuyor. Bu nedenle yeni Kongre’nin İsrail politikasında ani bir kopuştan çok, daha sert koşullar, daha fazla denetim ve silah satışlarında daha yoğun siyasi mücadele getirmesi bekleniyor.
















