Holguin’den kritik tespit: “Geçiş noktalarında da metodolojide de ilerleme yok”
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Kıbrıs’taki iki tarafın kendi çıkarlarını bildiğini ve bu çıkarların nasıl uzlaştırılabileceğini de anladığını söyledi. Ancak Holguín’e göre şu anda zor meseleleri ciddi biçimde ele almak için yeterli siyasi irade görünmüyor.
Holguin’den kritik tespit: “Geçiş noktalarında da metodolojide de ilerleme yok”
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, Kıbrıs’taki iki tarafın kendi çıkarlarını bildiğini ve bu çıkarların nasıl uzlaştırılabileceğini de anladığını söyledi. Ancak Holguín’e göre şu anda zor meseleleri ciddi biçimde ele almak için yeterli siyasi irade görünmüyor.
Bugün Kıbrıs
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, Kıbrıs sorununda tarafların bir anlaşmadan aynı anda hem “çok uzak” hem de “çok yakın” olduğunu söyledi.
Alithia gazetesine konuşan Holguín’e göre iki taraf kendi çıkarlarının ne olduğunu biliyor ve bu çıkarların hangi noktalarda uzlaştırılabileceğini de anlıyor.
Sorun ise bunun siyasi karara dönüştürülmesinde.
Holguín, mevcut aşamada zor ve özlü meselelerin ciddi biçimde ele alınmasını sağlayacak yeterli siyasi iradenin henüz görünmediğini ifade etti.
“GEÇİŞ NOKTALARINDA İLERLEME YOK”
Holguín, iki lider arasında son dönemde yapılan görüşmelerin sonuçlarına ilişkin de açık konuştu.
Kendisinin bildiği kadarıyla yeni geçiş noktalarının açılması konusunda herhangi bir ilerleme sağlanmadığını belirten Holguín, diğer güven artırıcı önlemlerde de kayda değer bir gelişme bulunmadığını söyledi.
METODOLOJİDE DE ANLAŞMA YOK
Holguín’in açıklamalarındaki en önemli başlıklardan biri müzakerelerin hangi yöntemle başlayacağı konusu oldu.
BM temsilcisi, herhangi bir kapsamlı müzakere sürecine geçilmeden önce üzerinde anlaşılması gereken metodoloji konusunda da henüz ilerleme kaydedilmediğini söyledi.
Bu açıklama, son günlerde Erhürman ile Hristodulidis arasında geçmiş yakınlaşmaların nasıl ele alınacağı, siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık gibi başlıkların önceden teyit edilip edilmeyeceği konusunda yaşanan tartışmayla doğrudan örtüşüyor.
“7 YA DA 19 OLMASI ÖNEMLİ DEĞİL”
Holguín’e Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’ın 7 önerisi ile Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in 19 önerisi de soruldu.
Holguín, önerilerin sayısının önemli olmadığını vurguladı.
Asıl belirleyici olanın liderlerin uzlaşma kapasitesi ve siyasi iradesi olduğunu belirten Holguín, daha da önemlisinin varılan anlaşmaların uygulanması olduğunu söyledi.
Holguín’in bu yaklaşımı, son dönemde tarafların karşılıklı olarak açıkladığı öneri listelerinden çok, uygulanabilir ortak kararlar üzerinde durduğunu gösteriyor.
“LİDERLER BAŞ BAŞA KONUŞABİLMELİ”
Röportajda Holguín’in Kıbrıs’ta daha uzun süre kalması ve liderlerin görüşmelerine doğrudan katılması gerektiği yönündeki Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görüşü de gündeme geldi.
Holguín bu yaklaşımı benimsemedi.
İkili görüşmelerin amacının, iki lidere baş başa ve serbest biçimde konuşabilecekleri bir alan sağlamak olduğunu belirtti.
Kendisinin görevinin bu görüşmelerin tarafı olmak değil, taraflar arasında anlayış ve uzlaşmayı kolaylaştırmak olduğunu söyledi.
“BEN MÜZAKERENİN TARAFI DEĞİLİM”
Holguín, Kıbrıs’ta sürekli bulunmasının gerekli olduğu görüşünü de reddetti.
Kendisinin müzakere diyaloğunun bir tarafı olmadığını vurgulayan Holguín, bu nedenle Kıbrıs’a yerleşmesine gerek bulunmadığını söyledi.
Bu açıklamayla BM temsilcisi, rolünü liderler adına müzakere eden bir aktör değil; temasları kolaylaştıran ve ortak zemini güçlendirmeye çalışan bir arabulucu olarak tanımladı.
















