Menelaou: “Dönüşümlü başkanlık uzlaşıların içinde ama tüm müzakere müktesebatı teyit edilmeli”
Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelaou, dönüşümlü başkanlığın geçmiş müzakere yakınlaşmalarının bir parçası olduğunu belirtirken Crans-Montana’ya kadar sağlanan tüm uzlaşıların bir bütün olarak yeniden teyit edilmesini istedi.
Menelaou: “Dönüşümlü başkanlık uzlaşıların içinde ama tüm müzakere müktesebatı teyit edilmeli”
Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelaou, dönüşümlü başkanlığın geçmiş müzakere yakınlaşmalarının bir parçası olduğunu belirtirken Crans-Montana’ya kadar sağlanan tüm uzlaşıların bir bütün olarak yeniden teyit edilmesini istedi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelaou, Kathimerini gazetesine verdiği söyleşide Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması için üzerinde uzlaşılan konuların tamamının korunması gerektiğini belirtti.
Andreas Kimitris’in gerçekleştirdiği söyleşide Menelaou, 2017’deki Crans-Montana Konferansı’na kadar oluşan müzakere müktesebatının bütün taraflarca ve bütün başlıkları kapsayacak şekilde yeniden teyit edilmesini istedi.
Menelaou, bu yaklaşımın daha önce uzlaşma sağlanan konuların yeniden açılmasını önleyeceğini ve görüşmelerin henüz çözümlenmemiş meseleler üzerinde yoğunlaşmasını sağlayacağını savundu.
DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK UZLAŞILARIN İÇİNDE
Menelaou’nun yaklaşımına göre dönüşümlü başkanlık, müzakere müktesebatından bağımsız biçimde değerlendirilemez. Bu nedenle yalnızca belirli bir yakınlaşmanın yeniden teyit edilmesi yeterli değil.
Kıbrıslı Rum tarafı, yönetim ve güç paylaşımı dahil bütün müzakere başlıklarında geçmişte sağlanan yakınlaşmaların birlikte korunmasını istiyor.
Bu tutum, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın siyasi eşitlik ve dönüşümlü başkanlık konularındaki yaklaşımı açısından da önem taşıyor.
“SORUN İLERLEME OLMAMASI DEĞİL, TÜRKİYE’NİN TUTUMU”
Menelaou, müzakerelerde özlü konular, metodoloji ve güven artırıcı önlemler üzerinde hiçbir ilerleme sağlanmadığı değerlendirmesine katılmıyor.
Kathimerini’nin aktardığına göre Kıbrıslı Rum müzakereci, asıl engelin Türkiye’nin tutumu konusunda aşılması gereken mesafe olduğunu savunuyor.
Menelaou, daha önceki açıklamalarında da Ankara’nın iki devletli çözüm talebini sürdürdüğünü ve bunun geçmişte federal çözüm temelinde sağlanan yakınlaşmalarla bağdaşmadığını ileri sürmüştü.
BM’NİN HAZIRLADIĞI YAKINLAŞMALAR BELGESİ TARTIŞILIYOR
Birleşmiş Milletler, 2017’ye kadar sağlanan yakınlaşmaların kayıt altına alınmasına yönelik çalışma yürütüyor.
Menelaou, 14 Ekim’de RİK’e yaptığı açıklamada BM’nin bu çalışmayı tamamladığını, ancak belgenin bütün taraflara sunulmasına Türkiye’nin onay vermediğini iddia etmişti.
Kıbrıslı Türk tarafının ise belgenin bütün taraflarla paylaşılması için koşulların henüz olgunlaşmadığı yönünde tutum sergilediğini belirtmişti.
Yakınlaşmalar belgesinin hangi koşullarda taraflara sunulacağı ve bunun müzakerelerin yeniden başlamasında nasıl kullanılacağı henüz netleşmiş değil.
ERHÜRMAN’IN DÖRT MADDELİ METODOLOJİSİ
Erhürman, müzakerelere ilişkin yaklaşımında geçmiş yakınlaşmaların korunması, siyasi eşitliğin teyidi, sürecin takvime bağlanması ve sonuç alınamaması hâlinde önceden belirlenmiş sonuçların uygulanması üzerinde duruyor.
Menelaou ise önceki açıklamalarında bu dört başlıktan üçünün ele alındığını savunmuş, yakınlaşmaların kayıt altına alınması ve siyasi eşitlik konularında ilerleme sağlandığını öne sürmüştü.
Bununla birlikte iki taraf arasında müzakerelerin metodolojisi ve başarısızlık durumunda ne olacağına ilişkin görüş ayrılıkları devam ediyor.
















