AB’ye çarpıcı kuzey raporu: “Seçmen arttı, nüfus belirsiz, siyasi irade zayıfladı”
Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Brüksel’de Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto’ya sunduğu mektupta, Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki nüfus politikalarının demografik yapıyı değiştirdiğini ve Kıbrıslı Türk toplumunun siyasi iradesini zayıflattığını savundu. Hareket, AB’den iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm için daha aktif rol üstlenmesini istedi.
AB’ye çarpıcı kuzey raporu: “Seçmen arttı, nüfus belirsiz, siyasi irade zayıfladı”
Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Brüksel’de Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto’ya sunduğu mektupta, Türkiye’nin Kıbrıs’ın kuzeyindeki nüfus politikalarının demografik yapıyı değiştirdiğini ve Kıbrıslı Türk toplumunun siyasi iradesini zayıflattığını savundu. Hareket, AB’den iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm için daha aktif rol üstlenmesini istedi.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, 6 Ekim’de Brüksel’de Avrupa Komisyonu ile yapılan temaslarda Kıbrıs’ın kuzeyindeki demografik, ekonomik ve sosyal yapıya ilişkin kapsamlı bir dosya sunduğunu açıkladı.
Şener Elcil, İzzet İzcan ve Murat Kanatlı imzasını taşıyan mektup, Avrupa Komisyonu’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto’ya iletildi. Fitto, Avrupa Komisyonu tarafından temmuz ayında Kıbrıs sorunu için özel temsilci olarak görevlendirilmişti.
Hareketin mektubunda, Türkiye’nin 1974’ten bu yana kuzeye nüfus taşıdığı ve vatandaşlık politikaları yoluyla bölgenin demografik yapısını değiştirdiği öne sürüldü.
“KIBRISLI TÜRKLER AZINLIK DURUMUNA DÜŞÜRÜLDÜ”
Mektupta en dikkat çekici iddia, nüfus politikalarının Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesi üzerindeki etkisine ilişkin oldu.
Hareket, düzenli ve güvenilir nüfus sayımları yapılmadığını, açıklanan nüfus verilerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak şu görüşü dile getirdi:
“Taşınan nüfusa vatandaşlık verilmesi nedeniyle Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesi ortadan kaldırılmış olup, seçim sonuçlarını Türkiye belirlemektedir.”
Hareket ayrıca Türkiye’nin uyguladığını savunduğu “kolonicilik politikaları” nedeniyle Kıbrıslı Türklerin kuzeyde azınlık konumuna düştüğünü ileri sürdü.
Bunlar, Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi’nin mektubunda yer alan siyasi değerlendirme ve iddialar.
NÜFUS TARTIŞMASINA 19 MADDELİK VERİ DOSYASI
Mektuba, Kıbrıs’ın kuzeyindeki nüfusun açıklanan resmi rakamlardan daha yüksek olduğu tezini desteklemek amacıyla 19 maddelik bir veri dosyası da eklendi.
Hareketin aktardığı verilere göre;
– Ağustos 2026 itibarıyla trafikte 368 bin 792 sigortalı araç bulunuyor.
– Konutlarda kayıtlı elektrik sayacı sayısının Ağustos 2024’te 228 bin 938 olduğu belirtiliyor.
– İki cep telefonu operatörünün toplam abone sayısının 1 milyon 193 bin 119, aktif kullanıcı sayısının ise 951 bin 356 olduğu ileri sürülüyor.
– Üniversitelerde 2025-26 döneminde 100 bin 422 öğrenci bulunduğu belirtiliyor.
– 2023 Türkiye seçimlerinde Kıbrıs’ta oy kullanma hakkı bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı seçmen sayısının 140 bin 111 olduğu aktarılıyor.
– 2023’te yapılan ara seçimde kuzeydeki seçmen sayısının 210 bin 121 olduğu hatırlatılıyor.
– Son resmi nüfus sayımında, 2011’de nüfusun 286 bin 257 olarak açıklandığı belirtiliyor.
Hareket bu rakamları yan yana getirerek, mevcut nüfus projeksiyonlarının bölgedeki fiili nüfusu açıklamakta yetersiz kaldığı görüşünü savunuyor.
EKONOMİYE DE SERT ELEŞTİRİ
Mektupta yalnızca demografik yapı değil, kuzeydeki ekonomik ve sosyal düzen de hedef alındı.
Hareket, ekonominin kara para aklama, kumar, uyuşturucu, arazi yağması, kontrolsüz yapılaşma ve insan ticareti gibi alanlarla iç içe geçtiğini iddia etti.
Ek dosyada kuzeyde 33 kumarhane bulunduğu, yasal düzenlemelerle bu sayının 65’e kadar çıkarılmasının önünün açıldığı; 27 gece kulübünde 98 kadının çalıştığı gibi veriler de sıralandı.
Mektupta ayrıca 700 kayıtlı ve 700’den fazla kayıtsız oto galerinin faaliyet gösterdiği iddiasına yer verildi.
AB’YE FEDERAL ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Kıbrıslılar Barış ve Dayanışma Hareketi, Avrupa Birliği’nden Kıbrıs sorununda daha aktif rol üstlenmesini istedi.
Mektupta çözümün;
iki bölgeli, iki toplumlu federasyon, siyasi eşitlik, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası temsiliyet temelinde olması gerektiği belirtildi.
Hareket, böyle bir çözümün yalnızca Kıbrıs açısından değil, Türkiye-Yunanistan ilişkileri, Doğu Akdeniz’de istikrar ve enerji güvenliği bakımından da sonuç doğuracağını savundu.
Avrupa Komisyonu da Fitto’yu Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak görevlendirirken görev tanımını, BM çerçevesindeki çözüm sürecini desteklemek ve müzakerelerin yeniden başlamasına katkı sağlamak olarak açıklamıştı.
















