AİHM’den Kıbrıs Cumhuriyeti’ne mahkumiyet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kıbrıs'ın kuzeyinden güneye geçerek sığınma başvurusunda bulunan Faslı bir kişinin yaklaşık 13,5 ay boyunca Menoya Geri Gönderme Merkezi'nde tutulmasının özgürlük hakkını ihlal ettiğine karar verdi. Ulusal güvenlik gerekçesiyle gerçekleştirilen uzun süreli tutukluluğun yeterli hukuki temele dayanmadığını belirleyen mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin başvurucuya toplam 8 bin 750 euro ödemesine hükmetti.
AİHM’den Kıbrıs Cumhuriyeti’ne mahkumiyet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kıbrıs'ın kuzeyinden güneye geçerek sığınma başvurusunda bulunan Faslı bir kişinin yaklaşık 13,5 ay boyunca Menoya Geri Gönderme Merkezi'nde tutulmasının özgürlük hakkını ihlal ettiğine karar verdi. Ulusal güvenlik gerekçesiyle gerçekleştirilen uzun süreli tutukluluğun yeterli hukuki temele dayanmadığını belirleyen mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin başvurucuya toplam 8 bin 750 euro ödemesine hükmetti.
Bugün Kıbrıs
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Fas vatandaşı bir sığınmacıyı ulusal güvenlik gerekçesiyle 13,5 ay boyunca idari gözetim altında tutmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı buldu.
K.A./Kıbrıs Cumhuriyeti davasında mahkeme, başvurucunun özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
Mahkeme dosyasına göre Fas vatandaşı K.A., 2019 yılında Kıbrıs’ın kuzeyinden güneye izinsiz geçiş yaptı.
Kıbrıs Cumhuriyeti makamları, başvurucuyu ulusal güvenlik açısından risk oluşturduğu gerekçesiyle gözaltına aldı.
K.A., 10 Ocak 2019 ile 24 Şubat 2020 tarihleri arasında Menoya Geri Gönderme Merkezi’nde tutuldu.
Yaklaşık 13,5 ay süren idari gözetim sırasında başvurucunun sığınma başvurusuna ilişkin işlemler tamamlanmadı.
AİHM: TUTUKLULUĞUN HUKUKİ GEREKÇESİ TUTARSIZDI
AİHM, Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının kişinin tutulmasına ilişkin farklı hukuki gerekçeler ileri sürdüğünü belirledi.
Bazı makamlar ulusal güvenlik riskini başlı başına bir tutukluluk gerekçesi olarak sunarken, diğerleri idari gözetimi devam eden sığınma başvurusuyla ilişkilendirdi.
Mahkemeye göre kişinin tutulması ile ülkeye izinsiz girişin önlenmesi amacı arasında yeterince güçlü bir hukuki bağlantı bulunmuyordu.
AİHM ayrıca, başvurucunun Uluslararası Koruma İdare Mahkemesi’ne başvurmasının ardından sığınma dosyasının incelenmesinde kayda değer ilerleme sağlanmadığını tespit etti.
Mahkeme, 13,5 aylık idari gözetim süresinin makul ölçüde gerekli olan süreyi aştığına karar verdi.
ULUSAL GÜVENLİK İDDİASI SINIRSIZ TUTUKLULUĞU HAKLI KILMIYOR
Kararda, devletin ulusal güvenlik endişesi taşımasının sığınma başvurusunu makul sürede sonuçlandırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı ortaya konuldu.
AİHM, başvurunun süratle değerlendirilmesinin hem sığınmacının hem de ulusal güvenlik riski bulunduğunu ileri süren devletin yararına olacağını vurguladı.
Mahkeme bu gerekçelerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5. maddesinin birinci fıkrasının ihlal edildiğine hükmetti.
GİZLİ BELGELERE ERİŞİM ŞİKÂYETİ REDDEDİLDİ
Başvurucu, kendisi hakkındaki gizli güvenlik bilgilerine erişemediği için tutukluluğuna etkili biçimde itiraz edemediğini de ileri sürdü.
Ancak AİHM, bu şikâyeti kabul etmedi.
Mahkeme, K.A.’nın tutulmasının temel gerekçelerinden haberdar olduğunu, dosyasının önemli bir bölümüne erişebildiğini ve avukat tarafından temsil edildiğini belirtti.
Ayrıca Kıbrıs Cumhuriyeti İdare Mahkemesi’nin gizli belgelerin tamamını inceleyebilmesi ve bu belgelerin açıklanmamasının haklı olup olmadığını denetleyebilmesi yeterli güvence olarak değerlendirildi.
Bu nedenle AİHM, Sözleşme’nin 5. maddesinin dördüncü fıkrasının ihlal edilmediğine karar verdi.
TOPLAM 8 BİN 750 EURO TAZMİNAT
AİHM, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başvurucuya 5 bin euro manevi tazminat ve 3 bin 750 euro yargılama gideri ödemesine hükmetti.
Karar, sığınmacıların ulusal güvenlik gerekçesiyle idari gözetim altında tutulmasında devletin hukuki gerekçe sunma ve işlemleri makul sürede sonuçlandırma yükümlülüğünü yeniden gündeme getirdi.
















