Filo Jet faciasında yeni bulgular: Su geçirmez kapılar açıktı, tamirat yetersizdi

Filo Jet faciasının altıncı duruşmasında, geminin su geçirmez kapılarının açık olduğu ve önceki tamiratın uzmanlar tarafından yetersiz bulunduğu mahkemeye aktarıldı. Geminin son iki aylık kayıtlarını içeren kara kutudan elde edilen veriler polise teslim edildi. Polis, kapılar kapalı olsaydı geminin daha geç yan yatabileceğini ve yolcuların kurtarılması için daha fazla zaman kazanılabileceğini belirtti. Dokuz zanlının yedi gün daha tutuklu kalmasına karar verildi.

Bugün Kıbrıs

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet faciasıyla ilgili soruşturmada tutuklu bulunan dokuz zanlı, bugün altıncı kez Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Faciada 18 kişinin yaşamını yitirdiği, 10 kişinin ise halen kayıp olduğu açıklandı. Mahkemede geminin önceki hasarı ve yapılan tamirat, su geçirmez kapıların açık olması ve kara kutudan elde edilen kayıtlar ele alındı.

Şirket direktörü Ali Özdülger, kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve Nur Seraslan, makinistler Zeki Öz ve Metin Gül ile dört mürettebatın hazır bulunduğu duruşmada, Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin bilgi verdi. Dokuz zanlı hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla yürütülen soruşturma devam etti.

KARA KUTUNUN SON İKİ AYLIK KAYITLARI POLİSİN ELİNDE
Mannaş, 25 Eylül’de ulaşılan seyir veri kayıt cihazının (VDR) Türkiye’deki uzmanlar tarafından incelendiğini, cihazdaki kayıtların USB belleğe aktarılarak polise teslim edildiğini açıkladı. Kaptan köşkü, salonlar ve makine dairesindeki seslerin yanı sıra geminin seyir verilerini de kaydeden cihazın son iki aya ait kayıtları içerdiği belirtildi.

Polis, kayıtlardaki konuşmaların kimlere ait olduğunun belirlenmesi amacıyla zanlılardan ses örnekleri alındığını açıkladı. Bu örnekler VDR kayıtlarıyla karşılaştırılacak. Böylece batış öncesinde gemide neler konuşulduğu, kimlerin hangi uyarıları yaptığı ve mürettebatın nasıl hareket ettiği araştırılacak.

Cihazın son iki aylık kayıtları içermesi nedeniyle yalnızca facia anının değil, önceki haftalarda gemide yapılan konuşmaların da inceleme konusu olabileceği belirtildi.

UZMAN RAPORU: TAMİRAT YETERSİZ VE KABUL EDİLEMEZ
Makine Mühendisleri Odasından uzmanların, kıyıya vuran gemi parçalarını ve ikinci kaptanın telefonunda bulunan hasar fotoğraflarını inceleyerek hazırladığı rapor da mahkemeye aktarıldı. Raporda, gemide daha önce yapılan tamiratın yetersiz ve kabul edilemez nitelikte olduğu değerlendirildi.

Mannaş, fiber malzemeden oluşan hasarlı bölümdeki çatlağın zaman içerisinde büyümüş olabileceğini belirtti. Daha önce meydana gelen hasarın gerektiği gibi onarılmamasının faciadaki olası rolü araştırıldı. Polis, hasarın geminin batışına neden olduğunun teknik incelemelerle kesinleşmesi halinde soruşturmanın seyrinin değişebileceğini kaydetti.

Savunma avukatı ise raporu hazırlayan uzmanların gemi mühendisi olmadığını belirterek değerlendirmelerinin yeterliliğini sorguladı. Mannaş, raporu hazırlayan kişilerin makine mühendisliği ve akışkanlar mekaniği alanlarında uzman olduklarını, suyun yapısal unsurlar üzerindeki etkilerine ilişkin teknik değerlendirme yapabileceklerini açıkladı.

Savunma ayrıca hasarlı olduğu belirtilen bölümün geminin ana yapısal unsurlarından biri olmadığını öne sürerek hasarın batışa etkisinin kesin teknik raporlarla belirlenmesi gerektiğini savundu.

SU GEÇİRMEZ KAPILARIN AÇIK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ
Duruşmanın bir diğer önemli başlığı geminin su geçirmez kapıları oldu. Mannaş, katamaran tipi gemilerde bölmeler arasındaki su geçirmez kapıların seyir sırasında kapalı tutulması gerektiğini, ancak soruşturma kapsamında Filo Jet’teki bu kapıların kapalı olmadığının belirlendiğini açıkladı.

Polis, kapıların kapalı olması halinde suyun diğer bölmelere yayılmasının sınırlandırılabileceğini, geminin bu kadar erken yan yatmayabileceğini ve yolcuların tahliyesi için daha fazla zaman kazanılabileceğini belirtti. Bu durumun geminin batmasını ve can kayıplarını ne ölçüde etkilediği ise teknik incelemelerin konusu olmaya devam etti.

Savcının su geçirmez kapıların kapalı tutulmasından kimlerin sorumlu olduğunu sorması üzerine Mannaş, kaptan Mustafa Öz ile baş makinist Zeki Öz ve ikinci makinist Metin Gül’ü işaret etti. Beşinci ve sekizinci zanlıların da konuya ilişkin gönüllü ifade verdiği açıklandı.

İKİNCİ KAPTANIN ŞİRKETE YAPTIĞI BİLDİRİM
Polis, ikinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın gemideki hasardan şirket yetkililerini haberdar ettiğine ilişkin bulgular bulunduğunu da mahkemeye aktardı.

Seraslan’ın avukatı, müvekkilinin yalnızca zanlı olarak değil, soruşturma açısından önemli bilgiler veren bir tanık olarak da değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Avukat, ikinci kaptanın facia öncesindeki uyarılarının kara kutu kayıtlarında ortaya çıkacağını ileri sürdü.

ÖNCEKİ HASARIN NASIL OLUŞTUĞU ARAŞTIRILACAK
Savunma, Erhan Arıklı’nın geminin daha önce hasar gördüğü ve bu durumun yetkililerden gizlendiği yönündeki açıklamasını da gündeme getirdi. Avukat, polisin söz konusu hasarı bir kaza olarak mı yoksa sonradan tamirat yapılan bir hasar olarak mı değerlendirdiğini sordu.

Mannaş, geminin daha önce bir kaza geçirip geçirmediğinin ve hasarın tam olarak nasıl meydana geldiğinin henüz kesinleşmediğini, araştırmaların sürdüğünü belirtti.

Türkiye’deki ilgili makamlarla teknik raporlar ve soruşturma işlemleri konusunda yazışmaların devam ettiği de mahkemeye aktarıldı.

SAVUNMA AVUKATINA MAHKEMEDEN UYARI
Duruşmada savunma ile savcılık arasında, soruların kapsamı konusunda tartışmalar yaşandı. Savcılık, avukatın yönelttiği bazı soruların mevcut tutukluluk ve soruşturma aşamasının sınırlarını aştığını belirterek itiraz etti.

Mahkeme, savunma avukatını üç kez uyararak soruların tahkikatın geldiği aşamayla ilgili olması gerektiğini bildirdi. Davanın esasına ilişkin iddiaların bu aşamada ileri sürülebileceği, ancak soruşturmanın kapsamını aşan sorgulamaya izin verilmeyeceği belirtildi.

AİLELERDEN KAPTANA: “ÖZGÜR’ÜN ADINI UNUTMA!”
Mahkeme önünde bekleyen ailelerin tepkisi, dokuz zanlının duruşma salonundan çıkarılmasıyla büyüdü. Polis bariyerlerinin arkasında toplanan ve yakınlarının fotoğraflarını taşıyan aileler, özellikle geminin kaptanı Mustafa Öz’e tepki gösterdi.

Özgür Gönül’ün adını haykıran bir aile yakını, “Özgür’ün adını unutma Mustafa Öz!” diye seslendi. Bir başka aile yakını ise üç yaşındaki kızının bulunmasını isteyerek “Kızımı getirin bana! Kızımı getirin bana!” diye ağladı. Kalabalığın içinden “Ben oğlumu istiyorum, oğlumu!” sözleri yükseldi.

Zanlıların polis aracına bindirilerek mahkemeden götürülmesi sırasında da kısa süreli arbede yaşandı.

DOKUZ ZANLI YEDİ GÜN DAHA TUTUKLU KALACAK
Polis, teknik raporların ve VDR kayıtlarının incelenmesinin devam ettiğini, Türkiye makamlarından beklenen bilgiler bulunduğunu ve soruşturma kapsamında yapılması gereken işlemlerin henüz tamamlanmadığını belirterek yedi gün ek tutukluluk talep etti.

Mahkeme, soruşturmanın selametini dikkate alarak dokuz zanlının yedi gün daha poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

DAUSEN

DAUSEN

Girne Belediyesi

Girne Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Gönyeli Alayköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi

Çatalköy Belediyesi