Bugün Kıbrıs
Bağımsızlık Yolu, Kantara’da 2022 yılında yanan orman arazilerinde başlatılan madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yaşananların doğa talanının açık bir örneği olduğu vurgulandı.
“DOĞA KATLİAMI GÖZLER ÖNÜNDE”
Açıklamada, “Özgür Gazete tarafından gündeme getirilen, Kantara’da 2022 yılında yanan orman arazilerinde başlatılan madencilik faaliyetinin yol açtığı doğa katliamı, doğayı korumanın sınıfsal bir mücadele gerektirdiğini bir kez daha göz önüne sermektedir” denildi.
Yanan ormanların kendini yenileme kapasitesine dikkat çekilen açıklamada, “Yanan Akdeniz ormanlarının küllerinden yeniden doğma potansiyeli bilimsel bir gerçekliktir. Yapılması gereken ormanlara kendini yenileyebilmesi için gerekli süreyi tanımak ve bilimin gösterdiği yolda ekosistem dostu müdahalelerde bulunmaktır” ifadelerine yer verildi.
Ancak mevcut sistemin buna izin vermediği belirtilerek, “Kıbrıs’ın kuzeyinde egemen olan kapkaç sermayesi, kısa sürede en çok kârı nasıl yaparım derdindedir” denildi.
“BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZ YERDE ONLAR RANT GÖRÜYOR”
Bağımsızlık Yolu, “Dolayısıyla, bizim halkın nefes alanı olarak gördüğümüz yerde, onların rant görmesi, kâr görmesi kendi hareket yasasına son derece uygundur. Bugün yaşanan talan yaşadığımız yapının kaçınılmaz sonucudur” ifadelerini kullandı.
“YASA ÖNERİMİZ GÖRMEZDEN GELİNDİ”
Açıklamada, 2022 yılında hazırlanan yasa önerisine de dikkat çekildi.
“Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu olarak 2022 yılında, yangının külleri soğumadan hazırlayıp Meclis gündemine taşıdığımız ‘Yanan Ormanların İmara Açılmasının Önlenmesi’ yasa önerisi, tam da bu talanın önüne geçmek amacıyla hazırlanmıştır” denildi.
Bu öneriyle yanan orman alanlarında tüm faaliyetlerin yasaklanmasının hedeflendiği belirtilerek, “Bu yasa önerisi ile yanan orman alanlarında inşaat, turizm, tarım ve madencilik faaliyetlerinin tümü yasaklanmakta, bu alanların hiçbir şekilde kiralanmasına veya sermayeye devredilmesine izin verilmemektedir” ifadelerine yer verildi.
Ancak önerinin Meclis’te sahiplenilmediği vurgulandı:
“Bu sınıfsal karakteri son derece açık düzenleme, hükümete veya muhalefete mensup olsun rejim partilerinin hiçbiri tarafından sahiplenilmemiş, Meclis’te gündem yapılmamış ve görmezden gelinmiştir.”
“HÜKÜMET DE MUHALEFET DE SORUMLU”
Bağımsızlık Yolu, hükümeti “doğa ve halk düşmanı uygulamalar” içerisinde olmakla suçladı. Muhalefetin ise çözüm üretmediğini savunarak, “yapısal sorunlarımızın çözümüne dair hiçbir somut öneri getirmemekte, yapılan somut önerileri de ısrarla görmezlikten gelmektedir” dedi.
Açıklamada, “Hem doğayı koruyup hem de maden şirketlerini mutlu edemezsiniz. Hem halkın barınma hakkını esas alıp hem inşaat sermayesinin kârını koruyamazsınız” ifadeleri kullanıldı.
“EKOLOJİK YIKIM DERİNLEŞİYOR”
Uzun yıllardır inşaat ve madencilik faaliyetlerinin doğayı geri dönülmez bir yıkıma sürüklediği belirtilen açıklamada, “doğal kaynakların sınırsızca tüketimi beraber yürümekte ve ekolojik yıkımın en vahşi halinin yaşanmasına sebep olmaktadır” denildi.
“MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ”
Bağımsızlık Yolu, çözümün emekçilerin örgütlü mücadelesi olduğunu vurgulayarak, “doğa ve yaşam alanlarımızın sermayenin kâr alanı olmaktan çıkarıldığı bir düzen ancak emekçiler eliyle, sınıfsal bir kopuşla inşa edilebilir” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın sonunda ise, “Bu nedenle Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu olarak talancı sermayeyi dizginlemek için halkın öz gücünü örgütlemeye ve mücadeleyi büyütmeye kararlı olduğumuzu bir kez daha vurgularız” denildi.
